Yurt dışından yapılan borçlanmalarda vergisel maliyetler

Mehmet Bingöl 18 Temmuz 2019, 10:44

 

Türkiye’deki şirketlerin finansman ihtiyacını yurt dışından temin etmeleri halinde çıkacak vergisel maliyetler yazımızın konusunu oluşturmaktadır. Bu maliyetler kredi sağlanan kurumların banka ve finans kurumu olup olmamalarına göre farklılık arz edebilmektedir.

Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF):

Türkiye’de yerleşik kurumların yurt dışından sağladıkları krediler aşağıdaki oranlarda KKDF’na tabidir.

Türkiye’de Yerleşik Kişilerin (Bankalar ve Finansman Şirketleri Hariç) Yurt Dışından Sağladıkları;

-TL Krediler[1]

a)Ortalama vadesi 1 yıla kadar olan krediler : %1

b)Ortalama vadesi 1 yıl (1 yıl dahil) ve üzerinde olan krediler: %0

-Döviz Kredileri (Fiduciary işlemler hariç)

a)Ortalama vadesi 1 yıla kadar olan krediler : %3

b)Ortalama vadesi 1 yıl (1 yıl dahil) ile 2 yıl arasında olan krediler : %1

c)Ortalama vadesi 2 yıl (2 yıl dahil) ile 3 yıl arasında olan krediler : %0,5 [2]

d)Ortalama vadesi 3 yıl (3 yıl dahil) ve üzerinde olan krediler : %0

 

Bankalar, bu kredilerle ilgili KKDF kesintilerini kredinin kullandırıldığı tarihler itibarıyla mevzuatta belirtilen oranlara ve matrah tespit şekillerine uygun olarak hesaplamak ve ödemekle sorumludur. Bu tutarlar o safhada kredi kullanan müşteri hesabından tahsil edilir.

KKDF kesintisi;

-TL kredilerde; krediye tahakkuk ettirilen faiz tutarları,

-Döviz kredilerinde; kredi anapara tutarının kredi kullanım tarihindeki TCMB döviz alış kurundan bulunacak TL karşılığı

üzerinden hesaplanır.

Örneğin; 10.07.2019 tarihi itibariyle, yurt dışından kullanılan 1.000.000 USD tutarlı ve ortalama vadesi 18 ay olan bir döviz kredisi için ödenecek KKDF kesintisi şöyle olacaktır:

-Uygulanacak KKDF Oranı ; %1,

-Kredi Kullanım Tarihindeki TCMB Döviz Alış Kuru: 1 USD=5,7122 TL,

-Kredinin TL Karşılığı: 5.722.200 TL,

-Ödenecek KKDF: 5.722.200*0.01=5.712,20 TL

Öte yandan yurt içindeki kurumlardan kredi kullanılması ise Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu’na tabi değildir.

Kurumlar Vergisi Tevkifatı (Stopaj):

Yurt dışı bankalar, yabancı devletler, uluslararası kurumlar ile kredi vermeye yetkili finansal kurumlardan alınan kredilerde vergi kesintisi yoktur. Bu kurumlardan alınan her türlü kredi için ödenecek faizlerden yapılacak vergi stopajı % 0 (sıfır) olarak belirlenmiştir.

Ancak sayılan bu banka ve kredi kuruluşları dışındaki şirketlerden yapılan borçlanmalar prensip olarak Kurumlar Vergisi kesintisine tabidir.

Buna göre; yurt dışı firmalara (Örneğin yurt dışındaki ana şirket veya bir grup şirketi) ödenecek kredi faizleri üzerinden %10 Kurumlar Vergisi stopajı hesaplanır ve bu tutarın faiz ödemesi safhasında Türkiye’deki firma tarafından vergi dairesine muhtasar beyanname verilmek suretiyle ödenmesi gerekmektedir. Bu yükümlülük, kredi kullanan firmanın kendi sorumluluğundadır. Türkiye’deki aracı bankayı ilgilendiren bir konu değildir.

Ayrıca, ilişkili şirketlerden sağlanacak kredi üzerinden hesaplanan faiz “emsal faiz” oranlarına uygun olmalıdır. Aksi halde “transfer fiyatlandırması” kuralları devreye girer ve ödenen faizin emsalleri aşan kısmı firma tarafından vergi matrahından düşülemez.

Bunun yanı sıra, ilişkili şirketlerden sağlanacak kredi tutarının Türkiye’deki şirketin öz sermayesinin üç katını aşmaması da gerekir, zira bu kısım ilgili hesap dönemi için “örtülü sermaye” sayılır ve ödenen faizler Kurumlar Vergisi matrahının tespitinde gider kabul edilmez.

Damga Vergisi:

Türkiye’deki firma, yurt dışındaki bir bankadan veya bir finans kurumundan kredi aldığında, düzenşenen sözleşmeler Damga Vergisi’nden istisnadır.

Bankalar, uluslararası kredi kurumları ve finans kuruluşları dışındaki kuruluşlardan kredi kullanımları ile ilgili sözleşmeler ise (Binde 9,48) oranında Damga Vergisi’ne tabidir. Damga Vergisi tek bir nüsha için hesaplanır. Nüsha sayısı artsa da vergi artmaz. Ödenecek vergi üst sınırdan fazla olamaz. 2019 yılındaki işlemler için üst tavan 2.642.810,00 Türk Lirası’dır. Söz konusu azami tutar, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, yeniden değerleme oranında arttırılmaktadır. Üst sınıra rağmen yine de oldukça yüksek bir meblağdır.

Bankalar, Damga Vergisi ödenmemiş belgeleri işleme aldıkları takdirde ödenmeyen vergi ve cezadan sorumludur. Bu nedenle; firmadan, sözleşmeye ait Damga Vergisi’nin makbuz mukabili yatırıldığına dair bir beyan çerçevesinde, Damga Vergisi kaşeli sözleşmenin görülüp kontrolu gereklidir.

Katma Değer Vergisi (KDV):

Yurt dışındaki bankalar ile kendi ülkesinin mevzuatına göre ana faaliyet konusu finansman sağlamak olan ve bu doğrultuda kredi vermeye yetkili olan finans kurumlarından yapılan borçlanmalarda herhangi bir KDV ödenmesi söz konusu değildir.

Ancak, yurt dışındaki banka ve kredi kuruluşları dışındaki kurumlara (Örneğin yurt dışındaki ana/parent/holding şirket veya bir grup şirketi) ödenecek kredi faizi ile kur farkları üzerinden, Türkiye’deki firma tarafından sorumlu sıfatıyla KDV hesaplanarak (2) No’lu KDV beyannamesi ile beyan edilmesi ve tahakkuk eden verginin ödenmesi gerekmektedir. Bu şekilde beyan ve ödenen KDV tutarı, firmanın (1) No’lu KDV beyannamesinde indirim konusu yapılarak mahsup edilir. Böylece kredi kullanan kurum açısından bir maliyet oluşmaz, sadece ödeme ve mahsup tarihleri arasında farklılık olursa zamansal açıdan finansal etki yapar. (2) No’lu KDV beyannamesi yükümlülüğü, kredi kullanan firmanın kendi sorumluluğunda olup, Türkiye’deki aracı bankayı ilgilendiren bir konu değildir.

Ayrıca belirtmek gerekir ki; yukarıda bahsettiğimiz “örtülü sermaye” söz konusu olduğunda(grup şirketlerinden sağlanacak kredi tutarının Türkiye’deki şirketin öz sermayesinin üç katını aşması), örtülü sermaye üzerinden hesaplanan faizlere ilişkin KDV’nin, vergiye tabi diğer işlemler üzerinden hesaplanan KDV’den indirilmesi mümkün olmayacaktır. Zira bu faiz tutarı “kanunen kabul edilmeyen gider” olarak değerlendirilir.

v)Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV):

Yurt dışındaki bankalar ve finans kurumlarından yapılan borçlanmalara ilişkin faiz ödemeleri üzerinden BSMV ödenmesi söz konusu değildir.

Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi, Türkiye’de uygulanan bir vergi olduğundan, yurt içi bankalardan kullanılan kredilerde, faizin yanı sıra %5 nispetinde ek bir maliyet ortaya çıkmaktadır.

Bu açıdan mukayeseli bakar isek; yurt dışı borçlanmalarda BSMV söz konusu değil iken, buna karşılık değişik vade yapılarına göre farklı oranda KKDF maliyeti söz konusu olmaktadır.

Dipnot:

[1] 15/03/2017 tarihinden önceki işlemlerde: %3 (RG: 15/03/2017-30008)

[2] Örneğin yurt dışından kulanılan kredinin vadesi 730 gün ise “binde 5” oranında KKDF söz konusu olacaktır. Tabii burada ara dönem anapara ödemesi olmaksızın 730 günlük süre kastedilmektedir. Aksi halde ortalama vade hesabı yapılır.

Yorumlar

  • Ck18 Temmuz 2019 22:28Iyi yazi. Tskler.

    (%0,00) (%100,00)

Diğer Yazıları