Vergi ödemek için kredi çekiyoruz

Gökhan Ugan 13 Temmuz 2015, 09:28

 

Ücretlilerden alınan gelir vergisi, para daha çalışanın cebine girmeden işveren tarafından kaynakta kesilmektedir. Diğer bir deyişle ücretliyseniz daha kiranızı ödemeden, evinize erzak almadan önce devlete olan yükümlülüğünüzü zorunlu olarak yerine getiriyorsunuz. Peki, devletin alacaklılarımız arasında en ön sıraya geçip “önce bana olan borcunu ödeyeceksin” demesi ne kadar doğru?

Devlet vatandaşlarından birçok isim altında vergi alır. Bu vergilerden kimisi dolaysız, kimisi dolaylı yoldan tahsil edilir. Dolaysız vergiler arasında yer alan gelir vergisi uygulamaları, ülkeden ülkeye farklılık göstermekle birlikte esas itibarıyla gelir vergisi, “vergilenebilir gelir” diye tabir edilen bir matrah üzerinden alınmaktadır.

İnsanlar yeme, içme ve barınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için para kazanmak zorundadır. Eğer elde edilen gelir üzerinden bir vergi alınacaksa, temel ihtiyaçların karşılanmasından sonra elde kalan para miktarı üzerinden alınmalıdır. Elde edilen gelir temel ihtiyaçları karşılamaya yetmiyorsa, devlet “yetersiz gelir” üzerinden vergi tahsil etmemelidir.

Basit bir örnek verelim. Bir çalışanın sosyal güvenlik ödemeleri kesildikten sonra eline geçen aylık brüt gelirinin 1000 TL olduğunu varsayalım. Bu çalışanın aylık temel ihtiyaçlarının maddi karşılığının da 1000 TL’ye eşit olduğunu kabul edelim. Gelir vergisi oranı %15 ise çalışanın net maaşı 850 TL olacaktır. Elde edilen gelir, gideri karşılamadığı için aradaki 150 TL borçlanma suretiyle kapatılacaktır. Alınan borç faiziyle birlikte ödeneceği için, çalışan her ay giderek artan bir borç yükünü sırtlamak zorunda kalacaktır. Oysa gelir vergisi temel harcamalar yapıldıktan sonra kalan gelir üzerinden alınsaydı, vergilenebilir gelir sıfır olacağından herhangi bir vergi doğmayacak, çalışanımız borçlanmak zorunda kalmayacaktı. Gelir vergisinin brüt gelir üzerinden alınması nedeniyle örneğimizde bir anlamda devlete ödenen vergi, bankadan kredi kullanılarak finanse edilmiştir.

Eğer bir insanın geçindirmekle yükümlü olduğu ailesinin, ilden ile değişiklik gösteren aylık minimum temel ihtiyaçlarının parasal tutarı tespit edilirse, brüt gelir bu tutarın üzerinde olmadıkça devlet gelir vergisi almamalıdır. Bu uygulama kabul görürse her seçim döneminde gündeme gelen “asgari ücretliden vergi alınsın mı, alınmasın mı?” tartışmaları da son bulacaktır.

Kölelik döneminde insanların emeği karşılığında yatacak yer ve yiyecek yemek verilirmiş. Köleliğin artık olmadığı günümüzde, insanların en azından asgari standartta barınabilmelerine ve karınlarını doyurabilmelerine yetecek kadar gelir elde etmeleri gerekmektedir. Devlet sıcak bir evde oturabilen karnı tok insanlardan vergi almalıdır. Bayramınız şimdiden kutlu olsun.

Saygılarımla,

Yorumlar

Diğer Yazıları