Spirituel zeka

Süheyl Aygül 25 Haziran 2020, 08:15

 

Ruhu istifa etmiş ama patronuna söylememiş, işle ev arasında sarkaç gibi gidip gelen, her sabah kalbinde tarif edemediği bir boşlukla uyanan ve aynaya her baktığında derinleşen bir anlamsızlık duygusu hisseden, yaptıkları ile hissettikleri arasında iki yüzlü bir tutum  gözlemleyen, ruhsal bir çölde  sadece düşünen beyni ile yol almaya çalışan kaç kişi varız acaba?

Hayatın direksiyonun da düşünen beynimiz değil de hisseden beynimizin oturması onun yönü belirlerken yanında oturan düşünen beynin ise yolu ve yöntemi belirlemesi gerekiyor.  Oysa ki ya düşünen beynimiz  direksiyonda hisseden beynimiz bagajda veya tam tersi de söz konusu olabiliyor.

Çoğu beyaz yakalı hayatı kendi çapında film gibi yaşadığını sanıyor ama başrolde değil boş roldeler. Parçaları kaybolmuş  ''yap-boz'' misali, kimisi sağlığını, kimsi aklını, kimisi hislerini, kimisi de ruhunu arıyor.

Varoluşsal kariyer yaşayamadığımız, güçlü yön, tutku ve değerlerinizi işinize yansıtamadığımız sürece,  içinde yer almadığınız halde ulaşılan hiç bir başarı öyküsü gerçek başarı değildir. En büyük başarı; akıl ve kalbin aynı dili konuşmasıdır. Diğer  tüm başarılar tatminsiz başarıdır.

Bu tür sanal başarılar, kurumlardan ayrıldığınızda sizlerle beraber buharlaşır giderler.  Geriye dönüp baktığınızda çok para ve başarı kazanmış olmanın da, unvan ve şöhretinde nihai tahlilde siz içinde olmadığınız sürece hiç bir anlamı yoktur. Hayatın trajedisi ölüm değildir, yaşarken ölmesine izin verdiğimiz şeylerdir. Başarı güzeldir ama oyunun asıl amacı ''anlam'' dır. Hayatta kalmak değil, hayatın sizle kalmasıdır önemli olan.

Diğer bir trajedi de;  bizi gerçek dünyaya getirecek tek pasaport olan ''hayal gücü kapasitemizin'' minumuma indirgenmiş  olmasıdır.

Kariyerizm-Konformizm-Hedonizm üçgeninde boğulmamak için debelenip duran, sağır ve anlam körü bir kapitalist kültür içerisinde egomuzun geçirgen olmayan alanları içinde yalıtılmış yaşamlar sürmekteyiz.

Evet bu karanlık manzara içerisinde aydınlık bir çıkış yolu olarak Spirituel Zeka (SQ) dan yani ''ruhsal zeka'' dan  bahsedelim istedik bugün.

Bilişsel zeka (IQ ) ve Duygusal zeka (EQ) yu biliyorduk. İş dünyasında IQ'nun etkin uygulanabilmesi için temel gereksinimin EQ olduğunu hep söyledik.  Peki her ikisini de senkronik kullanabilmek için onları birleştiren ve sevgi ile derinleştiren zeka olan SQ hakkında neler biliyoruz?

SQ aslında hepimizin içinde var olan ve keşfedilmeyi bekleyen bir zeka türü. Tıpkı EQ gibi, SQ' da geliştirilebiliniyor. IQ'dan farklı olarak  EQ ve SQ yaşla doğru orantılı olarak yükseliyor. SQ, EQ gibi öznel olup, duygu, düşünce, gözlemleme, sezgiler gibi soyut konuları ele alıyor. EQ duygusal çalkantılarınızla isabetli bir şekilde baş ederken SQ ise daha derine inebiliyor. SQ'yu EQ'dan ayıran şey onun dönüştürücü gücünde yatıyor. SQ bütün zekaları entegre eden nihai bir zeka türü.

Bu işin köküne, zekaların en derinine uzandığımızda; karşımıza Freud çıkıyor. Bütün batı psikoloji bilimi Freudyen bakış açısıyla ve  iki süreç üzerinde yükselir. Birincil süreç; ''id'' ile ilişkilendirir. Yani iç güdüyle, bedenle, duygularla ve bilinç dışıyla. İkincil süreç ise;  ''ego'' ile yani bilinçle, rasyonel düşünceyle ilişkilendirilir. Freud'a göre; ''İkincil süreç daha  yüksek ve üstündür. İd'in olduğu yerde ego da olacaktır.'' Freud'dan sonra gelen ardılları da bazen birincil sürecin daha da önemli olduğuna dikkat çektiler. Ama Freud sonrasındaki bütün psikoloji, bilişsel bilimi de dahil olmak üzere bu iki süreç yapısını kullanmaya devam etti. Bu bağlamda, birincil süreç EQ, ikincil süreç  IQ olarak adlandırılabilir. Bu iki süreç üzerine inşa edilen batı psikoloji bilimi böylece benliğin tam merkezine bir delik açıyor diyebiliriz. Bir anlamda birincil ve ikinci süreçler kontrol ve ifade bakımından birbirleriyle rekabet içindedirler. Ne akıl ne de duygular kendilerinin ötesindeki bir şeye başvurabilirler. Sayesinde entegre olabilecekleri ya da dönüştürebilecekleri daha ileri ve ortaklaşa bir kaynağa sahip değildirler. Ruhsal zeka bu bağlamda bizlere üçüncü bir süreç sunar.

Bu süreç, diğer iki süreçten doğan malzemeyi birleştirir, entegre eder ve bunları dönüştürme potansiyeli taşır. Bu süreç akıl ile duygu,zihin ile beden arasındaki diyalogu kolaylaştırır. SQ, beynin sağ ve sol lobuyla temas halindedir. Benliğe aktif, birleştirici, anlam kazandıran bir merkez sağlar. Bir kanadı egosal (akılcı) diğer kanadı ilişkilendirici (duygusal) orta kısmı birleştiren (ruhsal) bir merkez. Kişi doğrudan bir birey olarak kendi başına merkeze ulaşmak zorunda da olmayabilir. Geleneksel toplumlarda birey ruhsal merkeze kendi gelenekleri ve aracılığıyla da ulaşabilir.

Rekabet hepimiz sadece tek bir ödülü hedeflediğimizde gereklidir. Fakat, her insan hazinenin ''dışarıda'' değil kendi kabiliyetleri ve ilgi alanında yani özünde olduğunu anlamalıdır. Otomatik, dürtüsel tepkiden, ''aynı'' olmamız yönündeki kültürel koşullanmalardan kaçan kişi tam insandır.

Zihnimiz bir arabanın benzin deposu gibi ön yargılarla ve faydasız bilgilerle tıka basa doludur. Düşüncelerin muazzam hacmi ve olumsuzluğun derinliği tüm zihni doldurmaktadır. Bir şeyi öğrenebilmek için de önce bunu kabul etmek ve depoyu boşaltmak gerekir. Asıl kişisel gelişim kendimize ait belli bir imajı, zihinsel alışkanlıklarımızı ve kalıplarımızı unutmaktan geçer. Şair William Blake'in dediği gibi ''Algının kapıları temizlenmiş olsaydı, bize her şey sonsuz görünürdü'' Algının olduğu yerde aldanma vardır. Bu anlamda gerekli olan ''farkındalık'' bir şeyi hem akılla hem de kalple kavramakla ve ikisi ile birlikte doğru kanat çırpmayla olabilir.

Nörologlar beyni incelediklerinde ''ne'' ve ''nasıl''soruları sorulduğunda beynin nerelerinin aktif hale geldiğini ve hangi lobların birbirleriyle bağlantıda olduklarını gözlemlediklerini söylüyorlar.  Ancak ''niçin'' sorusu sorulduğunda beyni şu ana kadar ölçümleyemediklerini görüyorlar. SQ ile özümüzü kavrıyoruz ve gerçek benliğimize ulaşıyoruz.  Aynı zamanda her birimizin biricik ve eşsiz olduğu gerçeğine de. İnsanın anlam arayışının, onun hayatının birincil motivasyonu olduğunu, içgüdüsel dürtülerin ''ikincil gerçekleştirilişi'' olmadığı gerçeğine de ulaşıyoruz.

Spirituel zeka, ne ve nasıl değil ''Niçin?''  sorusunu sorma, en başından itibaren olaylar arasındaki bağlantıları arama, uygulamayanların öğrettiği kuralları, inanmadığımız sebepleri, sorgulanmamış kabulleri, olayların içindeki ve ötesindeki anlamlarla ilgili tahminleri yüzeye çıkarma, kendimizin biraz ötesine geçme, daha aşkın ve daha yansıtıcı olma, daha fazla farkında olma, kendimize karşı daha dürüst ve cesur olma eğilimimizi ancak ruhsal zekamızı arttırarak yükseltebiliriz.

Spirituel zekaya sahip olabilmek için; kendine dair farkındalığın yüksek derecede olması, psikologların deyimiyle ''alandan bağımsız'' olma, geleneklere karşı çalışma yeteneğine sahip olmak, ''Niçin?'' ve ''Ya şöyleyse?'' sorularını sorma ve ''temel'' cevapları arama eğilimi, esnek olma, farklı şeyler arasındaki bağlantıları görebilme (holistik olma) eğilimi, acıyla yüzleşme ve acıyı aşma kapasitesi,  gereksiz yere incinmeye sebep olmaktan çekinme, vizyonlardan ve değerlerden ilham alma gibi bir dizi yetkinlik setini geliştirmek gerekir. 

Bu arada ruhsal zekanın dinle bağlantısı olmaz gerekmez. Gordon Allport tarafından yapılan çalışmalar göstermiştir ki; Bazı insanlar için ruhsal zeka resmi din aracılığıyla bir ifade biçimi olabilir ama dindar olmak yüksek ruhsal zekayı garanti etmez. Pek çok hümanist ve ateist çok yüksek ruhsal zekaya sahip iken, dindarlığını yüksek sesle ilan eden pek çok aktif inananın ruhsal zekası çok düşük olabilmektedir.

Yirmi birinci yüzyıl biliminin yeni iç görülerinin en büyüklerinden biri; bütünlerin, onları oluşturan parçaların toplamından daha büyük olduklarının keşfidir. Ruhsal olanı yani spirituel olanı deneyimlemek,  mevcut sınırlı durumumuzu yeni bir görüş açısında yerleştiren daha büyük, daha derin, daha zengin bir bütünle sevgiyle temasa geçmek demektir.

Değişim hızı gittikçe artan bir iş dünyasında IQ'nun etkin kullanımı için EQ kişilerde aranan tartışmasız bir zeka türü ise, SQ 'a kendimizin lideri olmamız için, kendimize ulaşmak ve anlamı detaylarda değil geniş bir bağlamda aramak ve  hiç tartışmasız iletişim ve ilişkilerin kaliteli olması için en çok aranan zeka türü olacaktır.

Spiritualizm; duygular, hayal gücü ve ruhla alakalıdır. Ego'nun davranışlarımız ve bilincimiz üzerindeki etkisini azaltır.

Ruhumuz, zihnimiz ve egomuzdan daha iyi çeken bir antendir.

Hırslı olan güç arar. Oysa sevgi en büyük güçtür. Büyük sevgi ise büyük zekadır.

Güç, insanları baskı altına alır. Kaygılar yaratır. Liderliğin asıl kıstası, spirituel olmaktır. İnsanları cezbeden şey ruhtur. Sevgiyi ruh doğurur.

Bilgelik ve şefkat SQ'nun merkezine yerleşen iki taşıyıcı sütundur.

SQ ile durumdan bağımsız olarak iç ve dış huzur korunurken sağduyu ve şefkatle davranma becerisi kazanılır. Zihninizi özgür bıraktıktan sonra şefkatle doldurabilirsiniz. Şefkat sizin zihninizi özgürleştirmez. Şefkat başkalarının kör olduğu şeyleri görmenizi sağlar.

SQ yaşamla akarak, sezgilerinizden yararlanmayı, bedenlerinize duyarlı olmayı, yol almanızda yardımcı bir ''yaşam farkındalığı'' sağlar.

SQ, Ego'yu olgunlaştırır. Onu usulca sürücü koltuğundan yandaki yolcu koltuğuna geçirerek yaşamımızın aracını sürmeyi yüksek benliğe bırakabilir.

Belki de bu aşamada sorulması gereken soru evrene kulak vererek ''Zaman mı geçen yoksa sen mi geçiyorsun zamandan?'' dır.

Ancak bu şekilde sonsuz bir şimdide kıvanç dolu bir yaşam sürülebilir.

Yorumlar

  • Murat AFA04 Temmuz 2020 17:20üstadım harıka bir yazı hislerimize tercüman oluyorsunuz.. yöneticimden her konuda haz almıyorum ..  dilerimki bizleri bu hayattan sizin gibi akil insanlar kurtarır.

    (%6,67) (%93,33)
  • Oktay Görgül28 Haziran 2020 18:38Çok çok etkileyici, çok iyi rafine edilmiş, doğrudan konunun özünü irdeleyen ve her insanın her alanda hissettiği boşluğu nokta atışı ile tanımlayan müthiş bir yazı olmuş. Dengenin muhakkak üç ayağı olması gerekliliği tanımından yola çıkarak dengesiz hayatların dengeyi bulmaları için üzerinde düşünebilecekleri bir zemin yaratmışsınız, elinize ve kaleminize sağlık.

    (%7,02) (%92,98)
  • Turan 06 Temmuz 2020 08:20oktayım kayıplardasın  üstat olmasa adını unutacağız  sende güzel yazmışsın :)

    (%88,89) (%11,11)
  • turan bulut29 Haziran 2020 22:59oktaycığım seni bir önceki kurumunda eq yüzünden bitiren kimdi  bu ne bohem çelişki :)

    (%89,47) (%10,53)
  • Fulya Mutafçıoğlu 28 Haziran 2020 11:44Bu yazıyı her gün okuyun. Her defasında daha fazla cümleyi içselleştirin. Daha anlamlı inşaa edilmiş bir hayat ve daha özgün bir insanı dizayn edebilmek için ruhsal zeka şart. Kurtlun zincirlerinizden hayat kısa. Ben her gün birkaç cümle okuyup üzerinde düşüneceğim. Yüreğinize sağlık üstad🙏

    (%5,00) (%95,00)
  • Ayhan Atli27 Haziran 2020 21:09Herkes gerçek dışı bulduğu spirituel zeka konusunda bu kadar sentez güzel bir yazı.... Gerçek olmayan bizlerim plazadaki sanal yasamlari:(

    (%0,00) (%100,00)
  • Emin Teb27 Haziran 2020 11:53Harika bir yazi

    (%0,00) (%100,00)
  • Ovgu Guvenn26 Haziran 2020 21:33Çalıştığım kurumda bir çok insana haksızlık yaptım, kötü referanslar vererek bankacılıkta kötülükler yaptım. Bunu sadece egoyla açıklayamam, yaptıklarım tamamen aklımı ve kalbimi kötülüklere kullanmamdan kaynaklanıyor. Bunu sadece spirütüel zekayla açıklamam mümkün değil diye düşünüyorum.

    (%29,79) (%70,21)
  • Zekeriya Turfanda26 Haziran 2020 21:30👏👏çok güzel bir yazı Ruhsal zekanızdan göbüllere aşk sızıntısı gibi çok teşekkür ederiz ilham bey 🙏

    (%0,00) (%100,00)
  • Selçuk öksoy26 Haziran 2020 13:02Üstat yazı güzel harika. Bir maruzatım var size ulaşamıyorum. Mevzu önemli

    (%0,00) (%100,00)
  • Barış Tartar26 Haziran 2020 08:46Harika bir yazı..Kaleminize ,elinize sağlık. An itibarı ile planlarımı öne çekmeyi düşündürdü,teşekkürler.

    (%3,70) (%96,30)
  • Gulnur Çicek25 Haziran 2020 23:45Cok etkileyici bir yazi, cok begendim. Bizim yaşadığımız ortam sanal ve akvaryum baliklari gibiyiz. Uyandırıcı, oyun bozan bir yazi. Akliniza kalbinize saglik. Saygi ve sevgimle

    (%5,13) (%94,87)
  • Rıfat YILMAZ25 Haziran 2020 18:42Sühely bey harikalar diyarında, Her zamaki gibi güzel bir masal yazmış biz büyüklere...

    (%7,14) (%92,86)
  • alper rodoplu25 Haziran 2020 13:18üstadım yine süper hep süper .  Elinize , dilinize , kaleminize sağlık. Size tamamen katılıyorum . Her zaman katıldım. Ailecek hayranlıkla yazılarınızı ezberliyoruz. Müsait bir gününüzde size uğramak isterim.

    (%4,88) (%95,12)
  • Burhan Bekdemir25 Haziran 2020 13:05Sevgi sağduyu şevkat bilgelik hayal gücü iç ve dış huzur derinlik gibi kavramların tamanımı bünyesinde barındıran çok ender yönetici tanıdım iş hayatında. Spirituel Zeka gibi yeni bir olguyu detaylandırıp ele alan yazıyı çok beğendim.Çevremizde bu zekaya sahip insaların çoğalmasını diliyorum.

    (%2,78) (%97,22)
  • Şeyda Sonmezci25 Haziran 2020 12:24Suheyl bey ''Zihninizi özgür bıraktıktan sonra şefkatle doldurabilirsiniz. Şefkat sizin zihninizi özgürleştirmez. Şefkat başkalarının kör olduğu şeyleri görmenizi sağlar.'' LOVE IT👏👏👏

    (%2,56) (%97,44)
  • Mecit Ulusoy25 Haziran 2020 11:12Spirituel zekama dayanarak söylüyorum. Kalemine sağlık güzel bir yazı olmuş.

    (%0,00) (%100,00)
  • Aysun Aksu25 Haziran 2020 10:43Muhteşem...Nasılda dilimize gönlümüze tercüman oluyorsunuz....Emeğinize,kaleminize sağlık...Saygı ve Sevgilerimle...

    (%0,00) (%100,00)
  • Cağrı Kütükçü25 Haziran 2020 10:43Tek kelimeyle ; sahabe bir yazı  Egoyu yan koltuğa geçirme fikri ve bizim zamandan geçisişimiz, hayatın bizde kalması nefis mesajlar..

    (%2,08) (%97,92)
  • Ayşe Turkoglu25 Haziran 2020 10:28Dönüştüren zeka ile yazılan harika bir yazı👏👏👏

    (%0,00) (%100,00)
  • Hülya Ünal25 Haziran 2020 09:47Üstad ellerinize sağlık, arayı soğutmayın lütfen.

    (%0,00) (%100,00)
  • Turan Bozok25 Haziran 2020 09:35Dolu dolu, değinilmeyene değinen, gerçekliğe ulaşmaya cesaret edebilecek ruhlara dokunan cümleler.

    (%3,17) (%96,83)
  • Aytuğ Erkan25 Haziran 2020 09:34Kendimize koyduğumuz sınırları kaldırmak ve düşünsel bazda bir sonsuzluğa ulaşmak için gerekli adımlar. Ellerinize sağlık.

    (%3,23) (%96,77)
  • Aydin Kutlu25 Haziran 2020 09:27Cok etkileyici bir yazı.... Arkama yaslanip dusundilurdu. Buyuk ihtimalle zaman degil gecen, biz geciyoruz zamanin icinden...Sefkat ile ilgili sozler muhtesem gercekten... Her yazı birbirinden anlamlı... ilham bey tesekkurler... .

    (%1,59) (%98,41)

Diğer Yazıları