Kongre küresel krizi nasıl değerlendiriyor?

Ayça Karaca 21 Nisan 2020, 12:05

 

Korona virüs salgını Çin’in Wuhan kentinde Ocak 2020’de ortaya çıkışından bu yana 190 ülkeye ve ABD’nin tüm eyaletlerine  yayıldı. Küresel bazda 2,5 milyondan fazla kişi enfekte olurken 170 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Seksenden fazla ülke sınırlarını vakaların olduğu ülkelere kapatırken işyerlerinin bir çoğuna faaliyetlerini durdurma, yaklaşık 3 milyar insana da karantina zorunluluğu getirdi. Salgının en sert etkilediği ülke ABD’de ise Mart ortasından başlayan bir aylık dönemde 22 milyondan fazla Amerikalı işsizlik maaşı başvurusunda bulunarak makro ekonomik resesyon görünümünü yükseltirken işsizlik oranında da ciddi artışın göstergesi oldu.

Bu kapsamda pandeminin neden olduğu 1929 Ekonomik Bunalımı’ndan bu yana görülmüş en büyük ekonomik krizin küresel ekonomiye yıkıcı maliyeti ve bu krize karşı hükümetler ve uluslararası kuruluşların karşı karşıya olduğu sorunlar ABD Kongresi uzmanları tarafından hazırlanan “Kovid-19’un Küresel Ekonomik Etkileri” başlıklı 17 Nisan 2020 tarihli raporda ele alınıyor. Rapora göre krizde Merkez Bankaları gecikmeli olarak finansal piyasalara düzenli olarak müdahalelerde bulunmaya başlarken hükümetler de ekonomiklerini canlandırmak için harcamayı teşvik edici mali paketler ilan etti. Benzer şekilde uluslararası kuruluşlar da ihtiyaç duyan ülkelere kredi ve mali yardım sağlamak üzere gerekli girişimlerde bulundu.

Krizin tırmanmasıyla birlikte Fransa, Almanya, İtalya, Japonya ve İngiltere kendi GSYİH’larının %10’unu aşan büyüklükte kamu mali destek paketleri açıkladı. ABD Merkez Bankası (FED) korona salgınının büyüyen ekonomik etkileri sonucu gelişen küresel finansal krize karşı olağanüstü önlemler aldı ve ABD Kongresi de tarihi mali teşvik paketini onayladı. Diğer gelişmiş ülke Merkez Bankaları faiz oranlarını ve zorunlu rezerv karşılıkları düşürürken yeni finansal araçlar da açıkladı. Ayrıca 2008-2009 krizi sonrası bankaların finansal çalkantı zamanlarında kayıplarını telafi etmesi için uygulamaya konulan sermaye tamponu uygulaması da gevşetilerek yaklaşık 5 trilyon dolar tutarında fon serbest bırakıldı.

Bu çerçevede,  ekonomik aktiviteyi sürdürmek için Nisan ortasına kadar hükümetler tarafından alınan toplam gelir ve harcama önlemlerinin maliyetinin yaklaşık 3,3 trilyona ulaştığını ve krediler, sermaye katkıları ile garantilerin de ek olarak 4,5 trilyon doları bulduğunu Uluslararası Para Fonu (IMF)’nin öngördüğü raporda belirtiliyor. IMF bunun sonucu olarak hükümetlerin borçlanmalarının artmasıyla global bazda 2019’da %3,7 olan kamu borcunun GSYİH’ya oranının 2020’de %9,9’a çıkaracağını öngörüyor. Gelişmiş ekonomiler için kamu mali dengesinin GSYİH’ya oranının 2020’de %3’ten %10,7 ‘ye yükselmesi ABD için ise %5,8’den %15,7’ye çıkması bekleniyor. Gelişen ülkeler açısından ise kamu mali dengesinin GSYİH’ya oranının bu yıl %4,8’den %9,1’e yükseleceği tahmin ediliyor.

Küresel ekonomik daralmaya doğru

Uluslararası düzeyde ekonomik otoriteler tarafından alınan tüm ekonomik önlemlere karşın giderek artan sayıda ekonomik gösterge salgının küresel büyüme üzerinde ciddi negatif etkide bulunacağını ortaya koydu. Salgın çok geniş bir yelpazede uluslararası ekonomik ve ticari aktiviteleri, hizmet, turizm, konaklama, enerji, ulaştırma, gıda ve eğlence sektörlerini,  medikal malzeme üretimi ile diğer küresel tedarik zincirlerini, elektronik alet tüketimini ve finansal piyasaları eşi görülmemiş bir sertlikte etkiledi. Küresel ticaret ve büyümenin 2020’nin ilk yarısında sert bir şekilde küçüleceği tüm finansal kuruluşların tahminlerinde vurgulanıyor. Eş zamanlı olarak gerçekleşen sağlık ve ekonomi krizi gelişen ülkeleri finansal kaynakların sınırlılığının devasa mali ve parasal teşvik paketleri açıklanmasını engellemesi ve sağlık sisteminin kapasitesinin çok hızlı çökmesi nedeniyle daha fazla negatif etkiledi.

Bu gelişmeler doğrultusunda IMF’in küresel ekonomik aktivitedeki öngörülen düşüşü “Büyük Karantina” diye adlandırdığı Nisan raporunda, küresel ekonominin “Büyük Buhran’dan bu yana en kötü resesyonu yaşadığı ve boyutlarının on yıl önce yaşanan finansal krizi aştığı” görüşü dile getirildi. Dünya ekonomisinin 2020’de %3 küçüleceği ve 2021’de %5,8 büyüyeceği; küresel ticaretin bu yıl %20 daralacağı petrol fiyatlarının ise %42 düşeceği tahmininde bulunuldu. Bu tahminlerin pandeminin 2020’nin ikinci yarısında gerileyeceği ve sınırlayıcı önlemlerin gevşeyeceği varsayımıyla alındığı da vurgulandı  

IMF ayrıca ülkelerin çoğunun sağlık krizi, yerel ekonomik kriz, düşen dış talep ve sermaye hareketleri ve emtia fiyatlarındaki çöküşü de içeren çok katmanlı bir krizle karşı karşıya olduğunu ve bu farklı etkilerin birbiriyle etkileşim halinde olarak öngörüde bulunmayı çok güçleştirdiğini de açıkladı.

Küresel ticaret

Raporda krizin küresel ticarete etkisine ilişkin olarak Dünya Ticaret Örgütü’nün (WTO)  8 Nisan tarihli projeksiyonuna yer veriliyor. WTO küresel ticaret hacminin bu yıl salgının ekonomik etkilerinin sonucu olarak %13 ile %32 arasında düşeceğini öngörüyor. Ancak WTO projeksiyonun büyük kısmının pandeminin süresi ve ekonomik etkisi açısından mevcut büyük belirsizliği içerdiğini de vurguladı. Raporda WTO’nun iyimser senaryosuna göre ticaret hacminin 2020’nin 2. yarısında hızla pandemi öncesi hacmine ulaşacağı ve küresel ekonominin de V şeklinde bir toparlanma sergileyeceği tahmin ediliyor. Kötümser senaryoda ise kısmi toparlanmanın 2021’e kalacağı ve küresel ekonomik faaliyetlerin U şeklinde toparlanacağı öngörülüyor. WTO küresel ticaret hacmindeki daralmanın 2008 krizindeki yaşanan düşmeyi aşacağını da belirtiyor.

Kongre raporunda küresel sağlık ve ekonomik krizinin ne zaman tepe noktasına ulaşacağı ve ülkeler üzerindeki net etkisi bilinmeden bütün bu tahminlerin ön hazırlık olarak görülmesi gerektiğinin altı çiziliyor. Benzer şekilde toparlanmanın ne zaman başlayacağı ve hızı tahminlerinin de şimdilik spekülatif olduğu vurgulanıyor. Virüsün yayılmasını engellemek için ABD’de alınan önlemlerin Amerikalıların çoğunun günlük yaşamlarını kesintiye uğrattığı ve ekonomik maliyeti arttırdığına da dikkat çekiliyor.   

Sonuç olarak Kongresi uzmanları pandeminin global ekonomiye ciddi bir darbe vuracağını ve mevcut koşullar devam ederse küresel ekonomik büyümenin her ay yaklaşık %2 azalacağını öngörüyor. Küresel ticaretin de ekonomik darboğazın süresi ve derinliğine göre %13 ile %32 arasında düşmesi bekleniyor. Global ekonomik zararın ise pandemi zirveye ulaştıktan sonra kesin olarak belirlenebileceğinin altı çiziliyor.

Yorumlar

Diğer Yazıları