Karantina günlerinde küresel ekonomi

Ayça Karaca 31 Mart 2020, 11:50

 

Çin’de yılın başında ortaya çıkan Korona virüsünün kısa zamanda önce Avrupa’yı sonra da ABD’yi etkisine alması küresel ekonomide 2008 yılında yaşanan krizi aşan ölçekte benzeri görülmemiş bir şok yarattı. Virüsün dünya genelinde hızlı yayılması ekonomik faaliyetlerde ciddi bir daralmaya yol açtı. Salgının yayılmasını önlemek amacıyla dünya üzerinde yaklaşık 3 milyar insan karantina ya da kısmi hareket kısıtları  altına girdi  IMF başta olmak üzere uluslararası kuruluşlar dünya ekonomisinin resesyona girdiğini ilan etti. Virüsün kitlelere yayıldığı ve büyük can kayıplarına yol açtığı  ABD ve AB ülkeleri  ardı ardına mali teşvik paketleri açıklarken Merkez Bankaları da görülmemiş ölçekte parasal genişleme dalgası başlattı.  

Bu kapsamda Avrupa Parlamentosu ekonomistleri tarafından hazırlanan 30 Mart tarihli  “Karantina sonrası ekonomik faaliyetler: Çin’den neler öğrenebiliriz?” başlıklı gizli raporda salgını kontrol altına almaya başlayan Çin’de  ekonomik aktivitelerde son durum ve AB ülkeleri ile ABD ekonomisinde krizin seyrine ilişkin öngörüler yer alıyor. Rapora göre Çin’de ekonomik aktiviteler korona virüs salgını sonrası dikkate değer ölçüde yavaşladı. Hızlı bir toparlanmaya ihtimal verilmezken bir çok ekonomist  geçtiğimiz yıl %6 büyüyen Çin’in yılın ilk çeyreğinde yaklaşık %1 daralmasını              -1976’dan beri ilk kez- bekliyor.  Çin’e ait ilk iki aydaki ekonomik göstergeler  ise olumsuz görünümü ortaya koyuyor:

Çin Ekonomik Göstergeler Yıllık Değişim  (Ocak-Şubat 2020)

Sabit Kıymet Yatırımı %-24.5

Perakende Satışlar %-20.5

İhracat %-15.9

Sanayi Üretimi %-13.5

Hizmetler %-13.0

Raporda Çin’in karantina nedeniyle ilk başta arz şokuyla darbe aldığı ancak şimdi iki taraflı olarak hem arz hem de talep şokuyla karşı karşıya olduğu vurgulanıyor. Ülkede iç talep ise istihdam kaybı, iflaslar ve  işsizlik nedeniyle yavaş bir artış gösteriyor. Pekin’deki bir finans şirketi tarafından yürütülen ankete göre katılımcıların %65’i virüs sonrası harcama alışkanlıklarını kısıtlamayı planlıyor.  Yurtdışı talep ise birçok ülkede salgının yayılması ve hayatın kesintiye uğraması nedeniyle nerdeyse durmuş bulunuyor. Bir çok firmanın dükkanlarını kapatması ve siparişlerini iptal etmesi de Çin’de arz fazlasına neden oluyor.

Avrupa ve ABD’de aynı kaderi paylaşacak mı?

Rapora göre öncü ekonomik göstergeler AB ve ABD’nin de Çin’e benzer deneyimler yaşayacağını gösteriyor. Avrupa PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) tüm zamanların en düşük seviyesine gerilerken tüketici güven endeksi de hemen arkasından geliyor. Fransa da  Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün (INSEE) tahminlerine göre normal bir haftaya göre karantinada ekonomik faaliyetler yaklaşık %35 azalıyor. Bu çerçevede  bir ay sürecek bir karantinanın yıllık GSYİH’nın %3’ünü azaltacağı öngörülüyor.

Almanya’da ise hükümet kısa zamanlı çalışanların (kamu tarafından desteklenen) sayısının 2,35 milyona ulaşmasını bekliyor. Firmaların kapatması ya da maliyet azaltmak için çalışanları işten çıkartması nedeniyle istihdam oranı son yıllarda görülmemiş düzeye gerilemiş bulunuyor. Seyahat, turizm ve yeme içme (restoranlar, kafeler) gibi müşterilerle yüz yüze gelen sektörler ise en sert etkilenen sektörlerin başında geliyor. İmalat sanayi üretiminde ise hizmet sektörü kadar olmasa da aşağı yönlü sert bir düşme gözleniyor.

Bu kapsamda Euro Bölgesi, ABD ve İngiltere’de 2020’de GSYİH’da %10 ile %20 arasında bir azalma yaşanacağı konusunda ekonomistler arasında uzlaşma sağlanmış bulunuyor. Bu varsayım dünyanın içinde bulunduğu bu sorunun ikinci çeyrekte (daha geç değil) atlatılacağı  ve yılın ikinci yarısında oldukça  hızlı bir toparlanmanın olacağı varsayımına dayanıyor.

Ayrıca, Euro Bölgesi GSYİH’sının %20’sini oluşturan kamu sektörü (diğer ülkelerde de benzer ölçekte olan) bu dönemde  üretimde çok büyük bir azalma kaydetmedi. Tam tersine hükümetlerin Avrupa’da ve dünyanın diğer bölgelerinde açıkladığı mali destek paketleri de  çeşitli hizmetlere harcanan  GSYİH’nın %50’sine yakın olan miktarı daha da arttırdı. 

Bu doğrultuda ekonomik çöküşün derinliğinin 2008 finansal krizinde yaşanandan nerdeyse üç kat daha fazla olması ancak toparlanmanın da alınan ekonomik önlemler ve özellikle Avrupa’da şirket bilançolarının çok daha iyi durumda olması nedeniyle iki misli hızlı olması bekleniyor.  Hükümetler ve Merkez Bankaları tarafından alınan önlemlerin ekonomik göstergelere olumlu yansıması ancak salgının yavaşlaması ve kontrol altına alınması halinde olası görünüyor.    

Yorumlar

  • Hakan01 Nisan 2020 13:03Ufkumuzu açan ve şu belirsizlikte önümüzü görmemizi sağlayan yazılarınız için teşekkürler...Mantıklı ve sağduyulu bir üslubunuz var

    (%9,09) (%90,91)
  • Burhan31 Mart 2020 23:032008 krizinde dip 20000 di.,,,3 katı fazla olduğuna göre,şimdi dip neresi acaba?

    (%81,82) (%18,18)
  • Büyük Adalı 31 Mart 2020 14:3720 sennwdir borsadayim aklı selım yorum yapan siz siniz yürekten teşekürler

    (%7,14) (%92,86)
  • mm31 Mart 2020 14:36bunlar hep hikaye yok ekonomi kotu yok cokuyo ama borsa ucuyor yalan insanlari kandirip dolandiriyorsunuz. korkutup elindekini kapiyorsunuz

    (%77,27) (%22,73)

Diğer Yazıları