Hayırlı cumalar

Volkan Karsan 22 Şubat 2019, 09:12

 

Yazılı basın döneminden kalma yazarın güne dayalı bazı tercihleri vardır:

- Bugün bir Pazar yazısı yazayım biraz yumuşak keyifli olsun.

- Hafta başı, bizi nasıl bir gündem bekliyor bu hafta ona bir bakayım.

- Yarın dünya zırt günü ona göre bir yazı yazayım…

Böyle onlarca, okurun bile fark etmediği duyarlılıklar üretir kalem erbabı…

Eh biz de hafiften eskimiş hissediyoruz madem takılalım peşine. Oysa internet medyasında sen Pazar için yazarsın, okur Salı okur nasıl anlatacaksın. Olsun ben Perşembe yazıyorum Cuma yayında olur o zaman dini motifler olsun yazıda. Okuyan da “ne duyarlı bu adam” desin.

*

Cuma mesajlarının havada uçuştuğu memleketimizde “Hayirli cumalar haci abi” videolarına alışmışken (görseli bizde saklı) bir “Hayırlı cumalar” da bizden…

*

Bir ülke ekonomisini başarılı kılacak, kılamasa da adil refah oluşturabilecek en önemli unsur “kul hakkı”na saygı duymak olmalı…

Neler var bu konuda bize ışık tutacak?

Ayet ve hadisler…

Birkaç örnek:

Bakara Suresi 188. Ayet : Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hâkimlere (rüşvet olarak) vermeyin.

“Ümmetimden müflis odur ki, kıyamet günü namaz ve zekatla gelir. Ama, bu arada sövdüğü şu kimse, dövdüğü bir başka kimse dahi gelir. Bunun üzerine kendisinin hasenatından şuna verilir, buna verilir. Üzerinde haklar bitmeden kendi hasenatı tükenirse, o zaman onların hatalarından alınır kendisine yüklenir. Daha sonra cehenneme atılır.”
(Müslim)

Hz. Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyuruyor:
"Üzerinde kul hakkı olan, ölmeden önce ödeyip helallaşsın! Çünkü ahirette altının, malın değeri olmaz. O gün, hak ödeninceye kadar, kendi sevablarından alınır, sevabları olmazsa, hak sahibinin günahları buna yüklenir." (Buhari)

*

Bunları yazdım diye kimse beni yanlış anlamasın. İşkembei kübradan atmıyoruz. Hepsi kaynaklarından alıntı. Ama hepsi de din ile sınırlı olmayan evrensel değerlere referans olabilecek nitelikte. Alman da kendi meşrebine göre bunu uygulamaya gayret ediyor, budist de şamanist de. Daha deist bakışla ise insan haklarına saygı deniyor buna.

Daha da önemlisi müslüman olma önceliğiyle hayata bakanların herkesten fazla dikkat etmesi gereken bir konu bu.

*

Osmanlı devleti, imparatorluk yolunda ilerlerken kılıcıyla büyümedi sadece… Aklıyla adaletiyle disipliniyle zanaatkarıyla esnafıyla da önemli yollar aldı. Bunda en büyük katkısı olan Ahilik teşkilatı “eline diline beline sahip” inançlı insanlardan oluşuyordu. Yüzyıllarca onlarca kuralı, ilkeleri özenle korundu. Bu öğretiler içinde doğrudan “kul hakkı” yeme denmese de, çoğu bir yerinden bu önemli noktaya çıktı.

Örneğin:

Emanete hiyanet etmemek

Gözünü kötü şeylerden sakınmak,

Íki yüzlü ve yiyicilerden uzak durmak…

*

İş hayatına atılan inançlı ya da inançsız ama meraklı herkese Ahilik ile ilgili küçük bir araştırma yapması tavsiye olunur…

Ez cümle çalışan da işveren de üreten de tasarlayan da fiyatlayan da satan da kul hakkını gözeterek davranırsa ekonomi başarılı olur, en azından sağlıklı olur.

Yorumlar

  • Gülbin Erduran22 Şubat 2019 23:22ne güzel olmuş yeniden yazmaya başlamanız  Volkan Bey,keyifle okuyoruz.

    (%0) (%0)
  • Müjdat yıldız22 Şubat 2019 12:37Kalemine sağlık

    (%0) (%0)

Diğer Yazıları