“Gireni öpmeden bırakmayız”

Volkan Karsan 29 Haziran 2020, 08:54

 

Son yazımıza bazı itirazlar geldi:

Tek suçlu insan mı?

Tabii ki değil… O gözle bakarak bin küsur kilometre yaptık…

İşte bazı saptamalar:

Evet, ‘park yeri üreteceğiz’ diye yolları daraltan belediyeler de var mesela suçlular arasında…

Karayolları yöneticileri, özellikle otoban harici şehirler arası yollarda kavşakları güzelleştiriyorum diye görüş mesafesini zorlaştıran bitkiler dikiyor… Belki de o kavşaklarda bu hatayı belediyeler yapıyor… Öyle dev zakkumlar var ki görüşü kapatan, biraz dikkatsizlikte hayatı zehir zıkkım eder…

Bir de, daha sonra genişletilen yollarda ve başlangıç planında olmayan çıkışlarda ortaya çıkan geometri katili kavisli virajlar... Gerçekten kazalara davetiye…

Tabii yanlış eksik trafik işaretleri de cabası…

* * *

Belediyelerden bahsedince bir sözümüz de Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras’a… Bir çok çalışması yürekten alkışı hakeden Aras, geri dönüşüm konusunda neler planlıyor merak ediyoruz…

Son yıllarda geri dönüşüm konusunun adımlarından biri saydığımız eski giysi kumbaraları Gündoğan’a girişte toplu halde park etmiş duruyor. Her sezon açılışında evlerden çıkan tonlarca tekstil eskisi şu anda normal çöpleri boyluyor. Bu da ciddi bir çöp hacmi artışına neden oluyor…

Acilen Bodrum çöpüne tedbir alınmalı.

Son zamanlarda edindiğim alışkanlıkla Yalıkavak’ta da cam, ambalaj, kağıt diye ayrıştırmaya çalıştım çöpleri… Sonra atma zamanı geldi… Önce Gündoğan istikametine sonra Yalıkavak Pazar istikametine epey yol yaptım… Ama bir tane bunlara uygun atık kumbarası bulamadım. Sonunda bir büyük süper marketin içindeki (o da birbirine karışmış) ayrışık atık kutuları tek çare oldu…

Son bir öneri: Bodrum gibi yazlık evlerin yoğun olduğu yerleşim yerlerinde her yeni sezon onlarca ev aleti, beyaz eşya, tesisat değişiyor. Bunları değiştirenlere soruyorsunuz; çıkanları nereye atalım, nereye atarsınız diye… Çöpe cevabını alıyorsunuz… Ciddi metal hurdalar çöpü dolduruyor. Yok mu buna bir çare?..

* * *

Sözü tatil yörelerine getirmişken, yine fahiş fiyatlı yemek hesapları dolaşmaya başladı sosyal medyada… 370 liraya bir buçuk porsiyon döner gibi… Toplamda dört kişilik hesap 2 bin 200 küsur liralık… Euro değerlere bakınca lüks bir Almanya hesabı… Ama Türkiye için de Bodrum için de dudak uçuklatıcı…

Ama ben yeni deneyimledim. Yalıkavak’ta gayet güzel bir döneri iki kişi 80 liraya yemek de mümkün… Yani bu yüksek fiyatlar artık kabak tadı verdi… Zaten bu hizmeti satanların kapısında görünmez bir şekilde “gireni öpmeden bırakmayız” yazıyor… Bunu görmeyenler ya da görmek istemeyenler hatta oralarda mutlaka görünmek isteyenlere söylenecek fazla bir şey yok…

Geçmiş olsun…

Yorumlar

  • Bahriyelim29 Haziran 2020 11:25Haramzadeler hariç, giren bulurlarsa öpsünler. Ama nafile çaba. Birkaç sezon sinek avlayıp akıllanacaklar...

    (%0,00) (%100,00)
  • Serdar ARIKDAL 29 Haziran 2020 11:05Serbest piyasa ekonomisi. Fiyat kapıda yazıyor. Beğenmeyen girmez.

    (%0,00) (%100,00)

Diğer Yazıları