Euro’nun yükselişi: Talih mi lanet mi?

Ayça Karaca 20 Ağustos 2020, 07:50

 

Euro, Mayıs ayından bu yana ABD dolarına karşı yaklaşık %10 değer kazanarak son iki yılın en yüksek değerine ulaştı. Ticari ağırlıklı para endeksi ve rekabet göstergesi olan nominal efektif döviz kuru da %5 değer kazanarak son 6 yılın en yüksek seviyesine geldi. Atlantik’in her iki yakasında salgınla mücadele için izlenen farklı stratejilerde  Euro Bölgesi şu ana kadar daha başarılı görünerek öne çıktı. Avrupa Kurtarma Fonu için sağlanan anlaşma da euro’nun arkasında itici bir rüzgar oluşturdu. 

Euro Bölgesi politikacıları ve ECB üzülmeli mi?

Avrupa Parlamentosu (EP) Ekonomik ve Bilimsel Politikalar Genel Müdürlüğü ekonomistleri tarafından hazırlanan 18 Ağustos tarihli gizli raporda euro’nun güçlenmesinin büyüme ve enflasyon üzerine etkileri ile mali ve parasal politikalar için ne anlama geldiği analiz ediliyor. Rapora göre para birimlerinin her sert hareketinde olduğu gibi euro’nun son yükselişi de  ekonomik etkileri ve olası izlenecek politikaları gündeme getirdi. Euro Bölgesi’nde toparlanmanın genellikle net ihracat durumuna geçilmesiyle başladığı hatırlanacak olursa güçlü euro yılın 2. yarısında yaşanacak herhangi bir toparlanmayı baltalayabilir. Bu güçlenme, küresel ticaretin gerilediği ve Euro Bölgesi ihracatçılarının zarara uğradığı bir dönemde gerçekleşiyor. Halen süren ticaret savaşları, Brexit belirsizliği ve tedarik zincirinde büyük kopmalara neden olan Covid-19 salgınından dolayı dış talepte meydana gelen büyük düşüş de gözönüne alındığında dış pazarlarda  Avrupalı ihracatçıların rekabet güçlerinde gerileme olması süpriz sayılmayacak. 

Büyüme ve enflasyon nasıl etkilenecek? 

Avrupa Merkez Bankası (ECB) önümüzdeki günlerde  gelecek dönem makro projeksiyonları oluştururken euro’nun yükselişini de hesaba katması   gerekecek.  Tahminleri oluşturan teknik şu şekilde işliyor: Döviz kurları  tahminlerin güncelleneceği tarihten iki hafta öncesine kadar bütün bir dönem boyunca ortalama değerde değiştirmeden tutuluyor. Kur tahminlerinin güncelleneceği tarih Ağustos’un son haftası olarak öngörülüyor. Eğer euro Ağustos’un ilk üç haftasında mevcut gücünü korursa ayın son haftasında teknik tahminlerin önemli ölçüde değişmesi bekleniyor. Raporda, daha önce 18 Mayıs’ı son tarih olarak alıp güncellenen  Haziran 2020 tahminleriyle karşılaştırıldığında euro dolar paritesinin 2021 ve 2022 için %8 daha yüksek olacağı tahmin ediliyor. Nominal efektif döviz kurunun da Haziran tahminlerinden %4 daha yüksek olması bekleniyor.

Bu doğrultuda EP ekonomistleri geleneksel olarak döviz kurlarındaki bu değişimin önümüzdeki 2 yıl için enflasyon ve büyüme tahminlerini %0,4’e varan  oranda düşürebileceğini vurguluyor. Ancak ECB tarafından yapılan son araştırmalar  bu etkinin daha az olacağını ve %0,2’yi aşmayacağını ileri sürüyor. Döviz kurları hareketlerinin enflasyon ve büyüme üzerindeki etkisinin yaşanan şokun mahiyetine ve yapısal faktörlere bağlı olduğu belirtiliyor. ECB araştırması ayrıca güvenilir ve etkili bir parasal politikanın dışsal enflasyonist baskıları  ve döviz kurlarının geçiş (passthrough) etkisini de azalttığını öngörüyor. Bu doğrultuda, daha güçlü euro ve enflasyon tahminlerinin aşağı yönlü güncellenmesi ECB’ye önümüzdeki aylarda Pandemi Acil Satın Alma Programı’nın (PEPP) büyüklüğünü arttırarak 2021 ortasından daha da uzun süreye uzatmak için ek bir gerekçe oluşturabilir. 

Bu durum gelecekteki politikaları nasıl etkiler?

Genellikle euro’nun zayıflaması parasal birliğe güvenin kaybolması ya da zayıf büyüme tahminlerinin bir yansıması olarak görülürdü. Euro güçlendiği zaman rekabet gücüne ve de büyüme tahminlerine bir risk oluşturduğu ileri sürülürdü. Halen  toparlanmanın iç faktörler tarafından desteklendiği gözönüne alındığında euro’nun güçlenmesinin Euro Bölgesi’nin büyüme tahminlerini çok  olumsuz etkilemesi beklenmiyor.  İhracata yönelik şirketlerin ise güçlü para biriminden çok salgının iş modellerine ve genel talebe yönelik etkisi için endişe duyabilecekleri belirtiliyor. Sonuç olarak, güçlü euro karar alıcılar  için mali teşvikler ve destekleyici parasal politikalarla  halen desteklenen ulusal ekonomileri daha fazla desteklemek için ek bir gerekçe sunuyor. 

*Bu yazı yazarın kişisel görüşlerini yansıtmakta olup çalıştığı kurum yazıda yer alan görüş ve düşüncelerden sorumlu değildir.

Yorumlar

  • Hakan Sertbaş20 Ağustos 2020 18:13Gerçekten güzel ve kararlarımızda yönlendirici olacak bir yazı...Kutlarım

    (%0,00) (%100,00)
  • Atilla20 Ağustos 2020 10:49Güzel.

    (%0,00) (%100,00)

Diğer Yazıları