Doğal yoldan korunuyoruz!

Gökhan Ugan 13 Nisan 2015, 09:48

 

 

Şirket yöneticilerine döviz riski yönetiminin önemini anlatırken en sık karşılaştığımız yanıtlardan birisidir “risk yönetimine ihtiyacımız yok, çünkü biz işimiz gereği doğal hedge yapıyoruz” cümlesi. Doğal hedge ne demek? Kastedilen anlamıyla hem gelirimiz, hem de giderimiz döviz cinsinden olduğundan bizim için risk yok demek. Gerçekten öyle mi?

Doğal riskten korunma (natural hedge) yapılabilmesi için aynı döviz cinsine ait gelir ve giderlerin birbirine yakın dönemlerde gerçekleşmesi gerekir. Eğer döviz cinsinden gelir ve giderler farklı dönemlerde gerçekleşiyorsa kur riskine maruz kalınır. Doğal yoldan korunduklarını zanneden şirketler, aslında kur riskine gebe kaldıklarını işte o zaman anlar.

Bir yıllık faaliyet dönemi içinde aylık 1000 USD geliri ve 1000 USD gideri olan bir şirketin 2014 yılından bu yana ne kadarlık bir kur riskine maruz kaldığını hesaplayalım. Firmanın toplamda hem geliri hem de gideri 12000 USD olduğu için ilk bakışta kur riski yokmuş gibi görünebilir. Ancak bu gelir ve giderler farklı zamanlarda gerçekleşiyorsa, firma dönem sonunda öngörülmesi mümkün olmayan bir kar/zarar kalemiyle karşılaşabilir. Aşağıdaki tabloda gelir ve giderlerin farklı zamanlarda gerçekleşmesi durumunda firmanın Ocak 2014 – Nisan 2015 döneminde ne kadar kar/zarar edeceği gösterilmektedir. Simülasyonda TCMB döviz alış ve döviz satış kurları kullanılmıştır ve paranın finansman maliyeti dikkate alınmamıştır.

Gelir ve giderin her aybaşında gerçekleştiği durumlarda [0-0, 1-1, 2-2, 3-3, 4-4] firma 47 TL ile 49 TL arasında zarar etmektedir. Bu zarar doların alış ve satış fiyatları arasındaki farktan kaynaklanmaktadır.

Firma gelirin giderden 1 ay sonra gerçekleştiği durumlarda [1-0, 2-1, 3-2, 4-3] 100,70 TL ile 409 TL arasında, gelirin giderden 2 ay sonra gerçekleştiği durumlarda [2-0, 3-1, 4-2] 297,50 TL ile 705 TL arasında, gelirin giderden 3 ay sonra gerçekleştiği durumlarda ise [3-0, 4-1] 592,30 TL ile 853,20 TL arasında kâr etmektedir. Firma en fazla kârı 1050 TL ile gelirin giderden 4 ay sonra gerçekleştiği durumda [4-0] elde etmektedir.

Firma giderin gelirden 1 ay sonra gerçekleştiği durumlarda [0-1, 1-2, 2-3, 3-4] 195,50 TL ile 506,70 TL arasında, giderin gelirden 2 ay sonra gerçekleştiği durumlarda [0-2, 1-3, 2-4] 392 TL ile 801,50 TL arasında, giderin gelirden 3 ay sonra gerçekleştiği durumlarda ise [0-3, 1-4] 687,50 TL ile 949,50 TL arasında zarar etmektedir. Firma en fazla zarara 1146 TL ile giderin gelirden 4 ay sonra gerçekleştiği durumda [0-4] uğramaktadır.

Görüldüğü üzere doların değer kazandığı bir dönemde döviz cinsinden gelirini, döviz cinsinden giderinden sonra gerçekleştiren firmalar bu doğal korunmadan kâr elde etmiştir; çünkü, giderler ucuz kurdan, gelirler pahalı kurdan muhasebeleştirilmiştir. Ancak, döviz cinsinden giderini, döviz cinsinden gelirinden sonra gerçekleştiren firmalar aynı dönemde zarara uğramıştır.

Örnek aldığımız dönemde dolar TL karşısında yükseliş trendindedir. Ancak dövizin her zaman bu şekilde hareket edeceğinin bir garantisi yoktur. Dövizin hem yükselip hem düştüğü, volatilitenin yüksek olduğu dönemlerde döviz cinsinden gelir ve giderlerin ne zaman gerçekleşeceği çok daha fazla önem kazanmaktadır.

Modele finansman maliyeti dâhil edildiğinde tablo tersine dönmektedir. TL faiz oranının yıllık %16 olduğu ve aynı faiz oranından borçlanma/borç verme yapılabildiği varsayılırsa, firma döviz gelirinin döviz giderinden 4 ay sonra gerçekleştiği durumda 1050 TL kâr yerine 481,52 TL zarar, döviz giderinin döviz gelirinden 4 ay sonra gerçekleştiği durumda ise 1146 TL zarar yerine 375,55 TL kâr etmektedir. Bu değişikliğin nedeni gelirin olmadığı zamanlarda gider için kredi kullanılması ve giderin olmadığı zamanlarda gelirin faize yatırılmasıdır. Kâr ve zarar tutarı faiz oranı arttıkça artmakta, düştükçe azalmaktadır.

Döviz riskinizi hesaplarken takvime bakmayı unutmamanızı dilerim.

Saygılarımla,

Yorumlar

Diğer Yazıları