Cennetlik dersler

Volkan Karsan 05 Aralık 2019, 16:24

 

Bir ülkenin kalkınması, iyi bir ekonomiye sahip olması, halkının refah içinde yaşaması için bilginin, öz kültürüne sahip çıkmanın ve çalışma azminin ne denli önemli olduğunu düşündüren bir etkinlik yaşadık… Daha doğrusu bir ülke böyle anıt insanlarla kalkınabilir dedirten bir anma günü…

İstanbul Üniversitesi’ndeki Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu’nu anma günü bir hayat dersi gibiydi… Hatta konuşmacı akademisyenlerden biri “Kuşkusuz Hocamız cennettedir. Bugün oradan ders veriyor” gibi sözler söyledi…

Bir büyük çınar Kafesoğlu Hoca… Bir anıt bilim adamı… Bir çalışma abidesi… Disiplin ve çalışkanlık öğretisi…

Türk tarihine dünyanın ürettiği önyargılara karşı cevap ararken altı yabancı dille araştırıp eserleriyle tarihe geçen bir Hoca… Ve anma gününden alıntılar:

Kafesoğlu’ndan bir söz:

Okuyan insandan korkmayın…

Kafesoğlu için birkaç söz:

Tanıdıkça sevdiğiniz ve saygı duyduğunuz insan büyük insandır. Biz Hoca’mızı tanıdıkça daha çok sevdik.

Hocalık model olmak gerektirir. O tam bir rol modeldi.

Hoca’mız bugün medya ortamında konuşulanları görse çok üzülürdü.

Kafesoğlu ile ilgili bir kaç anekdot:

Hoca’nın eserlerinden izinsiz iktibas yapıldığı bilgisini verirler. “Peki, bunlar öğrenciler tarafından okunuyor mu?” diye sorar. Okunuyor cevabını alınca, “Ellemeyin alsınlar, bassınlar, ben onlar okunsun diye yazdım” der…

Umumi Türk Tarihi dersleri Kafesoğlu Hoca’ya duyulan büyük hayranlık nedeniyle farklı fakültelerden hatta okul dışından bile öğrenciler tarafından izlenirdi. Hocanın dersini alanların sayısı rekor düzeyde olduğundan derse devamı gösteren imza için oluşan kuyruklar koridorlarca uzar, en alt kata ulaşırdı. Kafesoğlu Hoca imza atmaya yetişemediğinden imzasının mührü asistanı tarafından öğrencilerin karnesine vurulurdu.

Ve Hoca’nın Umumi Türk Tarihi Hakkında Tespitler Görüşler Mülahazalar eserinden bir alıntı:

Türk medeniyet tarihinin kuşbakışı görünüşü bile şu gerçeği açıklamaya kafi gelecektir: İki bin yıl önce milliyet şuuruna eren, kadın hukukunu tanıyan, sanat şaheserleri vücuda getiren, dinini ve dilini korumasını bilen, 900 yıl evvel laiklik prensibini tatbik eden, idare ve teşkilat alanında güzel örnekler veren Türk milleti, bütün dünya milletleri arasında müstesna bir mevki tutar ve Türklerin cihanda ilk ve belki en medeni milletlerden biri olduğu şüphe götürmez.

Eserleri binlerce sayfa olan, anmak için insanların beş saate yakın kıpırdamadan pür dikkat hayatını, düşüncelerini dinledikleri Prof. Kafesoğlu’nu bu satırlara sığdırmak mümkün değil tabii…

Ancak günümüzdeki bilgisiz fikir üretenleri, tembel köşe dönmecileri işgal kuvveti gibi memlekette görünce böyle büyük değerlere daha çok özlem duymamız gerektiğini hatırladık.

Nur içinde yatsın Kafesoğlu Hoca…

Yorumlar

  • Serdar arıkdal 05 Aralık 2019 17:49Güzel bir anma yazısı. Ben de çok severdim Rahmetliyi...

    (%0) (%0)

Diğer Yazıları