Bosna Hersek Türk yatırımcıları bekliyor

Ayça Karaca 24 Eylül 2019, 16:47

 

Siz bir ülkenin yüzünde hiç ölümü gördünüz mü? Ben eşsiz güzelliğinin bedelini soykırımla ve katliamlarla ödeyen Bosna Hersek’te gördüm.. Dinar Alplerinin ormanlarının eteklerinde, ülkeyi boydan boya dolaşan zümrüt Neretva nehrinin kıyılarında ince uzun taşlarıyla sayısız toplu mezarın yanından geçtim.. Toplu tecavüzler sonrası doğan çocuklarını kendi elleriyle boğan, evlatlarının bir mezar taşı olması için sahipsiz kemik parçalarından medet uman kadınların yürek yakan hikayelerini duydum. Sırpların silahlarıyla ve toplarıyla delik deşik olmuş yüzlerce ev gördüm.

Sırp soykırımından kaçanların sığındığı dağların kuytusuna gizlenmiş Blagaj tekkesini dolaştım. İnsanların aylarca abluka altında açlıkla ve susuzlukla mücadele ettiği Saraybosna’da Sırp keskin nişancılarının pazar yerinde su depolarında yaptığı toplu katliam yerlerini gezdim. Boşnak rehberimiz Nihat’ın “Bizi burda niye yalnız bıraktınız” diye sitem eden yürek yakan sorusunu duydum. Bosna eskiden “iyi huylu insanların  ülkesi” anlamına gelirken artık tedirgin içe kapalı ve hırçın bir tabiata bürünmüş insanlarıyla tanıştım. “Coğrafya kaderdir” diyen İbn-i Haldun’a hak verdim. Avrupa’nın belki de en güzel coğrafyalarından birine sahip olmanın bir ülkenin paylaşılamamasına ve bu kadar kadersiz olmasına sebep olduğunu anladım.

Balkan topraklarında dolaştığınızda sıklıkla yüzünü güneşe dönmüş ayçiçeği tarlaları görürsünüz. Acı dolu geçmiş yılların ardından ayağa kalkmaya ve ekonomik olarak daha güçlü bir konuma gelmeye çalışan Bosna Hersek de  tıpkı  ay çiçekleri gibi yüzünü Türkiye’ye dönmüş yaşama tutunmaya çalışıyor. Türkiye ile imzalanmış olan Serbest Ticaret Anlaşması sonrası iki ülke arasındaki ticaret hacmi yaklaşık 660 milyon dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaştı. Bununla birlikte Türk ihracatçıları halen  bu pazarda güçlü olan Sırp, Hırvat, Alman, İtalyan, Avusturya, Yunan ve İspanyol firmaları ile de rekabet ediyorlar.

Bununla birlikte, Türkiye Bosna Hersek’in  doğal hamisi olarak görülse de 250 milyon dolarlık doğrudan yatırımı Türkiye’yi ülkeye  yapılan  dış yatırımlarda ancak 11. sıraya taşıyor. Özellikle S. Arabistan’ın son yıllarda ülkede doğrudan  yatırımları arttırması ve gelen Arap turistler ile işadamlarının fazlalığı dikkat çekiyor. Bosna Hersek’in iş yapma kolaylığı endeksinde  80. sıraya yükselmesi de yabancı yatırımcılar için cazibesini arttıryor.  S. Arabistan’ın yanısıra  Almanya, Hırvatistan Avusturya, İtalya ve İspanya gibi Avrupalı diğer ülkelerin de büyük yatırım ve ticaret potansiyelini değerlendirmek için rekabet halinde olduğu vurgulanıyor. Yoğun işsizliğin ve dışarıya beyin göçünün yaşandığı ülkede Türkiye’nin  ve Türk işadamlarının  kalkınma ve istihdamı teşvik edecek daha fazla projeyi hayata geçirmesi ise en büyük beklentilerden biri olarak dile getiriliyor.

“Biz Balkanlarda sadece toprak kaybetmedik bir vatan kaybettik” der Prof. İlber Ortaylı hocam… Balkanlar bu toprakların en büyük ah’larından biridir. Telgrafın tellerinin ucunda haber bekleyen göçmen kızıdır. Martinisini atınca dağları inleten Debreli Hasan’dır..Mayadağ’ın yıldızı annesinin bir kızı yarinin yüreğini sızlatan sevgilidir. Osmanlı yönetiminden sonra çok hırpalanmış çok savrulmuş dağılmış kana ve gözyaşına boğulmuş acı topraklardır. Balkanlar Vardar Ovası türküsünü duyduğunda her Türk evladının yüreğini sızlatan kayıp bir vatan parçasıdır. Kayıp vatanın toprakları en fazla kan  ve  gözyaşı  ile sulanan  cennet köşesi Bosna Hersek  ise yüzünü   Türkiye’ye  dönmüş yaralarını sarmaya çalışıyor.

Yorumlar

Diğer Yazıları