Borsada riskten korunmanın formulü

Gökhan Ugan 11 Mayıs 2015, 09:26

 

Beynimiz herhangi bir konuda değerlendirme yaparken sıklıkla kıyaslama ihtiyacı duyar. Borsa yatırımcısı da hisse senetlerinin performanslarını alfa ve beta adı verilen iki katsayıya bakarak ölçmeye çalışır. Alfa ve beta, modern portföy teorisinde her bir hisse senedinin ortalama bir hisse senedine göre göstermiş olduğu göreceli performans ölçütleridir. Modele göre bu iki katsayı aşağıdaki gibi hesaplanır:

Daha düz bir ifadeyle bir hisse senedinin reel getirisi, ortalama bir hisse senedinin sistematik riske göre düzeltilmiş reel getirisiyle, o hisse senedinin sistematik riskten bağımsız getirisinin toplamına eşittir. Karşılaştırma yapılırken ortalama bir hisse senedini, genel kabul görmüş bir endeks temsil eder. Hisse senedinin performansı, bu endeksin performansıyla kıyaslanarak ölçülür.

Portföy riski bir seviyeye kadar çeşitlendirme yöntemi ile azaltılabilir. Ancak belirli bir noktadan sonra portföye ne kadar farklı hisse senedi alırsanız alın, riskiniz belirli bir seviyenin altına inmez. İşte, çeşitlendirme yolu ile giderilemeyen bu risk, beta katsayısı ile ifade edilir. Bir hisse senedinin betası 1’e eşitse piyasa hareketlerinden ortalama bir hisse senedi kadar etkilenmektedir; endeks %10 artarken veya azalırken, o hisse senedi de %10 artmakta veya azalmaktadır. Endeks ile karşılaştırıldıklarında betası 1’den küçük olan hisse senetleri piyasa hareketlerinden daha az, betası 1’den yüksek olan hisse senetleri ise piyasa hareketlerinden daha fazla etkilenir. Bu nedenle betası 1’den büyük olan hisse senetleri “riskli” olarak değerlendirilir.

Alfa ise sistematik riskten bağımsız olarak o hisse senedine özgü ekstra getiriyi temsil eder. Alfa değeri sıfırdan büyük olan hisse senetlerinin fiyatı, endeks aynı seviyede kalsa bile alfa kadar artar. Alfası pozitif hisse senetleri endeksin üzerinde, alfası negatif hisse senetleri ise endeksin altında performans göstermeye adaydır.

Profesyonel yatırımcılar kuş yakalamak için pusuya yatan kedi gibi pozitif alfanın peşinden koşar. Ancak, sistematik riskin belirsizliği yüzünden pozitif alfayı yakalamak göründüğü kadar kolay olmamaktadır. Örneğin, alfası %1, betası 1,2 olan bir hisse senedi, endeks %5 arttığında %7 artacak, endeks %5 düştüğünde %5 düşecektir. Endeks artarken iyi de, düşerken yine zarar ediyorsak nerde kaldı pozitif alfanın kıymet-i harbiyesi?

İşte bu noktada vadeli işlem sözleşmeleri imdadımıza yetişiyor. BIST30 endeksi üzerine düzenlenmiş vadeli işlem sözleşme fiyatlarındaki değişimin, BIST30 endeksi ile aynı olduğunu ve BIST30 endeksi üzerine düzenlenmiş bir adet vadeli işlem sözleşmesinin 10.000 TL büyüklüğe sahip olduğunu kabul edelim. Portföyümüzde 100.000 TL’lik hisse senedimiz olsun. Portföyümüzü sistematik riskten korumak için normalde 10 adet vadeli işlem sözleşmesi satmamız gerekirken, hisse senedi betamız 1,2 olduğu için 10 yerine 12 adet vadeli işlem sözleşmesi satarak pozisyonumuzu riske göre düzeltmemiz gerekir. Vadeli işlem sözleşmesi satarak riskten korunmadığımız durumda endeks %5 düştüğünde %5 değer kaybederek 100.000 TL’den 95.000 TL’ye gerileyen portföyümüzün performansı, bakalım şimdi nasıl değişecek?

Endeks %5 düştüğünde betamız 1,2 olduğu için portföyümüz %6 (6.000 TL) değer kaybetti, ancak %1’lik pozitif alfa bize 1.000 TL kazandırdı. Portföyümüzün yeni değeri 95.000 TL oldu.

Vadeli işlem sözleşmelerinin fiyatı endekse paralel %5 düştü. Biz 12 adet (yani 120.000 TL’lik) sözleşmeyi daha yüksek bir fiyattan sattığımız için vadeli işlem sözleşmelerinden 6.000 TL kâr ettik.

Toplam portföy değerimiz 101.000 TL; portföyümüz alfa kadar (%1) değer kazanmış durumda.

Peki ya endeks yukarı çıksaydı ne olacaktı?

Endeks %5 yükseldiğinde betamız 1,2 olduğu için portföyümüz %6 (6.000 TL) değer kazandı. %1’lik pozitif alfa bize 1.000 TL daha kazandırdı. Portföyümüzün yeni değeri 107.000 TL oldu.

Vadeli işlem sözleşmelerinin fiyatı endekse paralel %5 çıktı. Biz 12 adet (yani 120.000 TL’lik) sözleşmeyi daha düşük bir fiyattan sattığımız için vadeli işlem sözleşmelerinden 6.000 TL zarar ettik.

Toplam portföy değerimiz 101.000 TL; portföyümüz alfa kadar (%1) değer kazanmış durumda.

Dikkat ederseniz endeks yukarı çıksa da, düşse de, BIST30 vadeli işlem sözleşmelerinde riskten korunma işlemi yaparak, daha teknik bir ifadeyle betayı sıfırlayarak, bir dönem sonra pozitif alfayı yakalamayı garanti altına almış oluyoruz. Ancak yine de tüm bu planların geçmişteki hareketlerin gelecekte de tekrar edeceği varsayımına dayandığını unutmayın.

Peki, betayı nasıl hesaplayacağız? Beta hesaplarken nelere dikkat etmeliyiz? Beta hakkında doğru bilinen yanlışlar nelerdir? Bu soruların yanıtlarını bir sonraki yazımızda vermeye çalışacağız.

Saygılarımla,

Yorumlar

Diğer Yazıları