Bankalardaki kaydi altın satışlarında yüzde 1 Kambiyo Gider Vergisi

Mehmet Bingöl 22 Mayıs 2020, 11:53

 

Bilindiği üzere, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun 28’inci maddesinde, banka ve sigorta şirketlerinin yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paraların banka ve sigorta muameleleri vergisine (BSMV) tabi olduğu; 31'inci maddesinde ise vergi matrahının 28'inci maddede yazılı paraların tutarı olduğu, kambiyo alım ve satım muamelelerinde kambiyo satışlarının tutarının vergiye matrah olacağı, hükümleri yer almaktadır.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca, bankalar nezdinde mevduat ve yatırım hesapları üzerinden fiziki teslimat olmaksızın yapılan altın satış işlemleri kambiyo işlemi kapsamında değerlendirilmiştir. Dolayısıyla bu işlemler üzerinden yürürlükteki oranlara göre Kambiyo Gider Vergisi (BSMV) hesaplanması gerekmektedir.

Buna göre; bankalar tarafından fiziki teslimat olmaksızın yapılan kaydi altın satış işlemlerinde artık, yüzde 1 oranında KGV ödenecektir. Bu uygulama, Gelir İdaresi Başkanlığı yazısının Türkiye Bankalar Birliği’ne gönderildiği tarih olan 21.05.2020 itibaren başlamaktadır. (Cumhurbaşkanlığı Kararı ile bu oran 24.05.2020 tarihinden itibaren BİNDE 2’den Yüzde 1’e arttırılmıştır.)

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca yapılan bu değerlendirme sonrasında bahse konu kaydi altın satışlarındaki lehe alınan para (altın satış bedeli-altın maliyet bedeli arasındaki fark) üzerinden ise; 21.05.2020 tarihinden itibaren %5 oranında BSMV ödenmeyecektir. Çünkü yasaya göre ya satış üzerinden, ya da lehe kalan para üzerinden vergi alınmakta, her iki işlem için ayrı ayrı vergi ödenmesi söz konusu olmamaktadır.

Kaydi altın satışlarında verginin matrahı işlem tutarı (altın satış tutarı=açılan altın mevduat hesabı tutarı) olup; yüzde 1 oranında hesaplanacak bu vergi, bankaların diğer döviz satışlarında olduğu gibi müşterilere yansıtılacak bir vergidir.

Müşteriler bankaya para tevdi etmek suretiyle altın mevduatı açtıklarında banka bu kişilere altın satmış olur. İşte bu aşamada bankanın yüzde 1 oranında KGV hesaplaması gerekecektir. Böylece müşteriler ellerindeki para ile altın mevduat hesabı açtırmak istediklerinde, artık yüzde 1 oranında muamele vergisi ödeyeceklerdir. Fiziken altın getirip hesap açmaları halinde ise, herhangi bir vergi söz konusu olmayacaktır. Zira bu durumda bankaca yapılmış bir altın satışı yoktur. Keza bankanın bunun dışındaki muhtelif fiziki altın satışlarında KGV alınmayacaktır.

Öte yandan banka müşterisine (Örn. Kuyumculuk ile uğraşanlara) fiziki altın kredisi açıldığında, eğer müşteri bu krediyi vadesinde TL ile kapatır ise o aşamada da banka o müşterilerine fiziken altın satmış olur. Fiziki altın satışlarında ise yüzde 1 KGV tahsilatı söz konusu olmayacaktır. Ancak fiziki teslimatla yapılan bu işlemlerde eskiden olduğu lehe alınan para (altın satış bedeli-altın maliyet bedeli arasındaki fark) üzerinden %5 oranında BSMV uygulaması devam edecektir.

Bilindiği üzere; vergi mevzuatımızda da altının bir nevi döviz gibi ödeme aracı mı, yoksa bir kıymetli maden mi olduğu ve bu çerçevede nasıl değerlenmesi gerektiği öteden beri tartışıla gelmektedir. Vergi Usul Kanunu’nda altın değerlemesine ilişkin özel bir hüküm bulunmamaktadır. Kambiyo mevzuatı (Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32. Sayılı Karar) açısından ise; fiziki altın, döviz (=kambiyo) olarak değil, kıymetli maden olarak değerlendirilmektedir [1] [2]. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca yapılan son değerlendirme sonrasında da, “..fiziki teslimat yapılmadığı sürece kaydi ve değeri dövizle belirlenen bir tutarın söz konusu olması hususları dikkate alınarak; vadesiz ve yatırım hesapları üzerinden fiziki teslimat olmaksızın yapılan altın alım satım işlemleri kambiyo işlemi olarak” değerlendirilmiştir [3].

Bilindiği üzere altın, Lidya’lılardan (M.Ö. 6. Yüzyıldan) yakın geçmişe dek dünya para sisteminin de temelini oluşturmuş ve uluslararası para birimi olarak hizmet etmiştir. En son 1944 yılında ilkeleri belirlenen “altına endeksli dolara dayanan” Bretton Woods sisteminin 1973’lerde terk edilmesine kadar altın, uluslararası para sisteminin temel dayanağı idi.

Sonuç olarak diyebiliriz ki altının, emtiadan ziyade bir tasarruf ve ödeme aracı olduğu kuvvetli bir argümandır. 32 Sayılı Karar kapsamında [4], bankalar nezdinde; şahıslar veya kurumlarca, altının fiziki teslimi karşılığında veya bankalardan alışı yapılmak suretiyle veya elektronik transferi ile vadeli veya vadesiz olarak altın mevduat hesabı açabilmeleri de bunu göstermektedir. Bu açıdan bankaların altın işlemlerinin önemli bir kısmını kaydi olarak açılan vadesiz mevduat/depo işlemleri oluşturmaktadır. Bunun gibi sektörde altın kredisi uygulaması da mevcuttur. Ayrıca bir başka önemli husus şudur ki; TC Merkez Bankası, altın hesaplarını TCMB nezdinde bankaların tesis etmek zorunda oldukları “zorunlu karşılık” yükümlülüklerine dâhil etmiştir. Burada zorunlu karşılık oranları Türk Lirası ve yabancı para olarak ikiye ayrılmakta ve altın depo hesaplarındaki zorunlu karşılık oranları yabancı paralar ile aynı kategoride değerlendirilmektedir. Bu noktada altın, TCMB nezdinde de diğer para birimlerine eşdeğer olarak kabul görmüş olmaktadır. Modern merkez bankacılar [5] her ne kadar altını bir para biçimi olarak ciddiye almasalar da, “Nadir bulunması, dayanıklılığı, tek tip oluşu ve diğer özellikleri dikkate alındığında, altının para olma iddiası herzaman güçlü görünmektedir.” [6] Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın Gider Vergileri Kanunu açısından yaptığı 21.05.2020 tarihli değerlendirme de bu kapsamdadır.

[1] Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar, Madde: 2/j
[2] Akın Tavuz Altın Satışlarının BSMV Karşısındaki Durumu, Yaklaşım Dergisi, Eylül-2011, Sayı:225
[3] Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 21.05.2020 tarih ve 70903105-180[5601-269-2]-E.53703 21.05.2020 sayılı yazısı
[4] 32 sayılı Karar ilişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/35), Madde: 3
[5] Fed eski başkanı Ben Bernanke, bir para standartı olarak altının en güçlü karşıtlarından biridir.
[6] James Rickards, Kur Savaşları, Scala Yayıncılık (AkPortföy’ün katkılarıyla), Sh.262, İstanbul, 2013

Yorumlar

  • mb28 Mayıs 2020 12:27sn XXX, ben yazdığımda binde 2'ydi. bayram sabahı yüzde 1 oldu. tarihleri takip edin bir zahmet.

    (%0,00) (%100,00)
  • Xxx27 Mayıs 2020 11:27Bence doğru bilgi verin %1 kgv alıyor halkbankası

    (%50,00) (%50,00)
  • mb 28 Mayıs 2020 12:43yazı tarihinde oran binde 2 idi. 24 MAYIS'ta CBK İLE YÜZDE 1'E ARTTIRILDI. 

    (%0,00) (%100,00)
  • Ali sait25 Mayıs 2020 21:03Yazık birde ekonomist diye millet sizi dinleyerek yatırımlarına yön veriyor.altında kambiyo vergisi binde iki değil yüzde bir olarak alınmaya başlandı..ben türkiye finans fx den denedim.yüzde 1oranını verdi.lütfen bu başlığı düzeltin...

    (%46,15) (%53,85)
  • MB28 Mayıs 2020 12:46MAKALE TARİHİNDE BİNDE 2 İDİ. DAHA SONRA 24 MAYISTA CBK İLE YÜZDE 1'E ARTTIRILDI. TARİHLERE BAKIN ONA GÖRE YORUM YAZIN LUTFEN. BİRDE RESMİ GAZETEYİ TAKİP EDİN. HERKESE AÇIK.

    (%0,00) (%100,00)
  • Fatih Bag24 Mayıs 2020 11:56Mehmet Bey, yazilarinizi keyifle takip ediyorum, muhtessem bilgiler aliyoruz sayenizde kaleminize saglik

    (%58,33) (%41,67)
  • Hakkı 22 Mayıs 2020 22:07Bankada döviZ altın tutan kalmaz bir kaç aya kadar

    (%16,67) (%83,33)
  • Ulvi22 Mayıs 2020 21:12Altin mevduat hesaplarinin doviz hesaplarindan temelde bir farki yoktur. Dolayisiyla kambiyo vergisi acisindan ayni muamelenin uygun gorulmesi supriz olmadi. Ancak doviz/altin islemlerinde bu tip uygulamaların yayginlasmasi mevduat sahiplerinin varliklarini parasal sistemin disina cikarmaya itebilir...

    (%9,09) (%90,91)
  • Burak22 Mayıs 2020 20:28Sonuc dovizini altinini ya evdeki kasanda yada bankadaki kasanda tut.

    (%33,33) (%66,67)
  • E Yapıcı22 Mayıs 2020 19:39Son düzenlemeyi bize özetleyen ıyı bir yazı. Tşkler

    (%0,00) (%100,00)
  • Mehmet Bingol22 Mayıs 2020 19:14Selam Celal tskler. Altinin doviz benzeri bir kiymet mi yoksa emtea niteligini haiz bir kiymet mi oldugu hep tartisiliyor. Diger ulkelerde oldugu gibi muhasebe standartlari acisindan da boyle bir ikilem var. Ozellikle finansal sirketlerin bilancolarinin hem aktif hem pasifinde yer alan bir kiymet olarak. Burada GIB, Kambiyo Genel Mudurlugu'nun yazisi uzerine bu konuda yeni bir degerlendirme yapti. Aslinda KGV orani sifir iken bankacilik sektoru bunu Gib'ten devamli istemekteydi. Sonucta BSMV mevzuati acisindan yeni bir tanim, degerleme ve uygulama. Neticede uygulanacak. Esasen ben de bu gorusteydim. Ayrica BSMV'nin kendisi zaten 60 yildir hep sorunlu bir vergi. Orn lehe alinan para vb gibi konular. Dolayisiyla kaydi altin satislari da kambiyo/doviz gibi degerlendirilmis ne fark eder. Saygilar. Mb

    (%0,00) (%100,00)
  • Celal Çelik22 Mayıs 2020 18:05Değerli Üstadım, Konuyu çok güzel özetlemişsiniz. Bize yorum için pek yer bırakmamışsınız. Yazıyı okuyunca, Türk Dil Kurumu sözlüklerini de kontrol ettim. Ancak hiç bir tanımlamada, kambiyo kelimesinin altın gibi kıymetli madenleri kapsadığını görmedim. Bu nedenle, Bakanlığın bir yazısıyla, altını "kambiyo" sayarak kambiyo gibi vergiye tabi tutması, açık bir yetki aşımıdır. Ayrıca bu durum, vergilemedeki kıyas yasağına aykırı bir durumdur. Bu nedenle, Bakanlık vergi hukukunun temellerine aykırı bir şekilde hareket etmiş görünmektedir.

    (%10,00) (%90,00)
  • nc22 Mayıs 2020 16:00bsmv açısından doğru yorum. altın bir nevi kambiyodur. emtea değildir.

    (%28,57) (%71,43)

Diğer Yazıları