AB küresel tedarik zincirlerini kırıyor... Ulusal tedarik sistemine dönüş

Ayça Karaca 29 Mayıs 2020, 09:07

 

Korona virüsü salgınının sağlık ve ekonomi açısından oluşan yıkıcı etkileri Avrupa ülkelerini kendi tedarik zincirlerinin yönetimini ve özellikle Çin’le olan ticari ilişkileri gözden geçirmeye yöneltti. Çalışanların da bu süreçte işe dönmekte isteksiz davranmaları ve enfekte olan hasta sayısının yoğunluğu üretimdeki kesintiyi ciddi ölçüde arttırdı.  

Bu kapsamda Avrupa Parlamentosu Ekonomik ve Bilimsel Politikalar Dairesi ekonomistleri tarafından hazırlanan 25 Mayıs tarihli hizmete özel gizli raporda pandeminin Avrupa  tedarik zincirinde yarattığı kesintiler  ile sistemin yeniden yapılandırılmasına ilişkin değerlendirmeler yer alıyor. Raporda AB ve üye ülkeler tarafından pandemiye karşı uygulanan politikaların  üretim için oluşan  çok uluslu tedarik zincirlerinde ortaya çıkan riskleri daha da belirginleştirdiği belirtiliyor. Ekonomik büyümenin artmasının önündeki  engel olarak ise  imalat sanayi ve ulaştırma  sektörlerindeki istihdamın  farklı ülke kanunlarına ve kontrollere tabi olması nedeniyle çok uluslu tedarik zincirinin yeniden başlatılmasının zorluğu  gösteriliyor.

Avrupa’da tedarik zincirlerinin ne kadar yaygın olduğu düşünüldüğünde Fransa, İspanya ve İtalya’da uygulanan sert karantina önlemlerinin krizden daha az etkilenen Almanya’daki ekonomik toparlanmayı yavaşlatması bekleniyor. Tedarik zinciri aktiviteleri normale dönse bile kriz öncesi üretim seviyesine dönmesinin aylar alacağı öngörülüyor. Karantina önlemlerinin eş zamanlı olmayan bir şekilde kaldırılması ya da yeniden uygulanmasının tedarik zincirindeki bozulmayı hızlandıracağı da raporda vurgulanıyor. Çok uluslu tedarik zincirlerindeki bu kırılganlığın şirketleri sınırlar ve diğer ülkelerdeki fabrikalar kapalıyken kayıpları minimuma indirgeyecek daha ulusal ve bağımsız tedarik zinciri kurmaya zorlayacağı ifade ediliyor.

Ekonomik toparlanma sürecindeki sorunlar

Korona virüsü salgını ile yaşanan ekonomik şok sonrası uygulanan politikaların imalat sanayi ve ulaştırma ile  dağıtım sektörlerinde çok geniş ölçekli  etkileri oldu. Geniş coğrafya ölçeği, ulaştırmada artan zorluklar ve dağıtımın azalan verimliliği tedarik zinciri yönetiminde ekstra baskı yarattı.

Bu sorunları temsil eden  en çarpıcı örnek olarak otomobil endüstrisi verilebilir. Avrupa’nın en kompleks tedarik zincirlerinin başında otomobil endüstrisi  gelmekte olup bir araba bir düzine farklı ülkede üretilen 20 bin parçanın bir araya gelmesiyle üretilmektedir. İmalat süreci genellikle tam zamanında üretim –just in time delivery- sisteminde işlediği için stoklar da genellikle kısıtlı olmaktadır. Bu sektörde kriz sonrası kayda değer bir çöküş gözlendi. Bu kapsamda  28 Nisan 2020 itibariyle Almanya’da üretilen otomobil sayısı 600 bin azalırken bu durum yaklaşık 570 bin işçiyi etkiledi. Diğer Avrupa ülkeleri de benzeri azalışı deneyimlerken; üretilen araç sayısı İspanya’da 410 bin, Fransa’da 255 bin, İngiltere’de 189 bin ve İtalya’da 122 bin azaldı. AB’de araç sayısındaki toplam azalış (İngiltere dahil) 2 milyonu geçerken etkilenen işçi sayısı da 1 milyonu aştı.

Diğer sanayi dalları da-tekstil ve elektronik de dahil olmak üzere- kompleks tedarik zincirlerine olan bağımlılıklarından dolayı ağır kayıplar yaşadı. Küresel ölçekte de akıllı telefon nakliyesinde 2020’nin ilk çeyreğinde %11,7 düşüş gözlendi.

Buna benzer bir deneyim olarak 2011 yılında Fukushima nükleer kazasını yaşayan Japonya’da ülkedeki firmaların kendi tedarik zincirlerini patlama öncesindeki düzeninde yeniden kurmaları aylar almış; felaket öncesi üretim seviyesine dönmeleri ise daha da uzun zamana yayılmıştı.

Bu çerçevede raporda tedarik zincirinin karmaşıklığı arttıkça yeniden işlemesinin zorlaştığı ve toparlanmasının da çok yavaş olduğuna dikkat çekiliyor. Arabalar, tekstil ve elektronik sanayi ise en kompleks tedarik zincirleri olarak gösteriliyor. Çok uluslu tedarik zincirindeki çöküşün bütün Avrupa ölçeğinde hissedildiği ve pandemiden en fazla etkilenen İtalya, İspanya ve Fransa’nın daha az etkilenen Almanya gibi ülkelerdeki ekonomik toparlanmayı yavaşlatacağı öngörülüyor.

İş dünyasında önlemler

Tedarik zincirindeki bozulmaya karşılık şirketler önlem olarak stratejik ürünlerde stoklarını arttırmaya ve aynı ürünü  farklı ülkelerdeki birden fazla yedek tedarikçiden temin etme politikasını izlemeye başladı. Bu tarz stratejiler şirketlerin bir tedarikçiden diğerine geçişi sağlayarak coğrafi olarak bir bölgede yoğunlaşmış tedarik zincirindeki çöküşten doğan riskleri azaltmakta etkili olmaktadır. Ancak bu durum aynı zamanda şirketlerin toptan fiyatta fedakarlık etmesini ve kalite ile uyumluluğu yakalamak için teknoloji ve yatırımlarını paylaşmasını zorunlu kılmaktadır. Böylece şirketlerin fiyatlama gücü azalırken  gözetim maliyetleri artmaktadır.

 Ayrıca, geniş bir coğrafi alanda tedarik zincirinde yaşanan çöküş –özellikle karantina kısıtlamalarının kaldırılması yavaşsa ya da kısıtlamalar tekrar uygulamaya konulursa- birden fazla tedarikçi ile olan ilişkinin kopmasına ya da kritik üretim unsurlarının stoklarının tükenmesine neden olabilir. Bu durum imalat sanayinde üretimde kritik önem taşıyan unsurlarda ya da  hammaddelerde daha fazla kıtlığa da yol açabilir. 

Tedarik zincirlerinin yeniden dizayn edilmesi?

Parlamento ekonomistleri yaşanan sarsıcı yıkımın yedek tedarikçiler aramaktansa tedarik zincirlerini kapsamlı bir şekilde yeniden tasarlamak için yeni fırsatlar yarattığı görüşünü raporda dile getiriyor.  Avrupa Komisyonu tarafından salgına yönelik kısıtlamalardan en fazla etkilenen  sektörlerdeki şirketlere sermaye katkısında bulunmayı amaçlayan ortak bir  AB fonu yaratılmasının görüşüldüğü de belirtiliyor. Bu fon tasarısı kabul edilirse kullanılacak fonların Avrupa tedarik zincirinin yeniden tasarlanmasında yardımcı olacağı ve politikacılara da şirket yönetiminde söz hakkı vereceği öngörülüyor.  Yeniden tasarlanan tedarik zincirinin AB’nin diğer ülkelerle  ticari ilişkilerine olası etkileri de Parlamento Ekonomik ve Parasal İşler Komitesi tarafından araştırılıyor. Şirketlerin geleceğe ilişkin risk değerlendirmelerinde de tedarik zincirinin yeniden tasarlanmasını ele almaya başladıkları da belirtiliyor

Bu çerçevede pandemi coğrafi olarak bir bölgede daha fazla yoğunlaşmış tedarik zincirlerinin yarattığı riskleri açığa çıkarırken şirketleri de arz kesintilerini sınırlayacak daha ulusal tedarik zincirleri kurmaya yöneltti. Bununla birlikte uygulanan kısıtlamaların üretim süreçlerinde kalıcı etkiler bırakacağı ve önlemlerin   eş zamanlı olarak kaldırılmaması nedeniyle tedarik süreçlerinde yaşanan sıkıntının daha da karmaşık hale geldiği vurgulanıyor. Karantina önlemlerinin gevşetilme sürecinin uzatılmasının ekonomik iyileşme dönemini uzatması öngörülüyor.

Sonuç olarak tedarik zincirlerinin ulusal bazda  yeniden kurulmasının ve üretimin kriz öncesi seviyelere gelmesinin zaman alması beklenebilir. Daha ulusal tedarik zincirlerinin kurulması  ve AB’nin içe dönmesi özellikle Birlik üyeleri ile yoğun ticari ilişkileri olan gelişen ülkelerin sanayilerini yakın gelecekte oldukça olumsuz etkileyebilir. Zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyi kalmayan  AB ülkeleri ise küresel sistemle bağlarını kırarken aşırı bağımlılığın yarattığı arz şokunu yeni bir sistem kurarak aşabilir.

Yorumlar

Diğer Yazıları