Türkiye’de en yoksul ile en zengin arasında 13 kat fark var

GÜNDEM - 25 Eylül 2020, 12:48

Türk-İş'in çalışmasına göre, dört kişilik bir ailenin aylık açlık sınırı 2.447,72 TL, yoksulluk sınırı ise 7.973,02 TL oldu.

 

Türk-İş'in çalışmasına göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2.447,72 TL, gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 7.973,02 TL oldu.

Açıklamada şöyle denildi:

"Dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması (mutfak masrafı) tutarı önceki yılın sonuna göre 285 TL, temel ihtiyaçlar için yapılması gereken toplam harcama ise 928 TL artış göstermiştir. Son bir yıl itibariyle bakıldığında, ortaya çıkan ek harcama gereği gıda için 385 TL, toplam hanehalkı harcaması için 1.248 TL’dir (net asgari ücretin yarısından fazla).

Toplumun önemli bir kesimini ücretli-yevmiyeli çalışanlar ve bunların emeklileri oluşturmaktadır. Devletin resmi verilerinden de görüleceği üzere, yoksul kesimlerin gıda ve konut (kira, elektrik, yakıt, su) harcamaları aile bütçesinde ağırlıklı yer kaplamaktadır.

Türkiye’de en yoksul ile en zengin arasında (nüfusun yüzde 10’luk ayırımında) 13 kat gelir farkı bulunmaktadır. Toplumun ortalama geliri temel alınarak yapılan çeşitli hesaplamalara göre nüfusun neredeyse üçte biri yoksuldur. Ancak bu yıl küresel düzeyde yaşanan korona virüsün etkisiyle meydana gelen iş ve gelir kaybı nedeniyle aradaki gelir farkının ve yoksulluğun artması söz konusu olacaktır.

TÜRK-İŞ tarafından hesaplanan gıda endeksi ile TÜİK tarafından hesaplanan gıda fiyatları endeksindeki son on iki aylık değişim aşağıdaki şekilde yer almaktadır. Gıda fiyatlarındaki değişimin yönü ve hızı birbirine paralel bir gelişim göstermekte ve fakat yaz aylarında gerileyen fiyatlarda tekrar yükselme eğilimi dikkati çekmektedir.

TÜRK-İŞ’in verileri temel alındığında “mutfak enflasyonu”ndaki değişim 2020 Eylül ayı itibariyle şu şekilde olmuştur:

Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 2,68 oranında artış gösterdi.

Yılın ilk dokuz ayı itibariyle fiyatlardaki artış yüzde 13,18 oranında oldu.

Gıda enflasyonunda son on iki ay itibariyle artış oranı yüzde 18,56 oldu.

Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 13,45 olarak hesaplandı.

TÜRK-İŞ hesaplamasına temel alınan gıda ürünlerinin fiyatlarında 2020 Eylül ayı itibariyle gözlenen değişim şu şekildedir:

Süt, yoğurt, peynir grubunda nispi fiyat istikrarı sürmekte ve fakat paketli satışlarda gramaj azaltması peynirin arkasından yoğurtta da görülmeye başlanmış, süt ürünlerinde yarım-tam yağlı ayırımı marketlerin aynı raflarında fiyat farklılığıyla satışa sunulmaktadır.

Et, tavuk, balık, sakatat, bakliyat ürünlerinin bulunduğu grupta et ve tavuk fiyatı ile sakatat ürünleri (ciğer, yürek, böbrek) aynı kalırken, balık fiyatları yüksek tutardan yeni mevsime giriş yaptı. Yumurta ise zamlandı. Bakliyat ürünleri (kuru fasulye, kırmızı-yeşil mercimek, nohut, barbunya vb.) fiyatlarında ise önemli bir değişiklik olmadı. Ancak dövizdeki yükselmeye ve mevsime bağlı olarak ithal ürünlerinde fiyat artışı beklentisi oluştu.

Yaş sebze-meyvede geçen aya göre önemli bir fiyat değişikliği tespit edilmedi ve bu grubun aile bütçesine yansıyan ek yükü olmadı.

Geçtiğimiz ay gerileyerek 6,59 TL olarak hesaplanan sebze-meyve ortalama kilogram fiyatı bu ay –neredeyse aynı kalarak- 6,57 TL oldu.

Geçtiğimiz ay 5,88 TL olan sebze ortalama kilogram fiyatı bu ay 5,94 TL olarak hesaplanırken, önceki ay 7,54 TL olan meyve ortalama fiyatı bu ay 7,59 TL oldu.

Hesaplamada bu ay 18 sebze ve 11 meyve olmak üzere, toplamda 29 ürün dikkate alındı. Hesaplama yapılırken -her zaman olduğu gibi- pazarda yaygın bulunan mevsim ürünleri esas alındı. Araştırmada ürünlerin tek tek ağırlığı yerine harcama sepetindeki meyve-sebze tüketiminin toplam miktarından hareket edildi.

Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur, irmik gibi ürünlerin bulunduğu grupta bu ay ekmekte yüzde 20 oranında zam gıda harcaması tutarında yüzde 1 oranında artışa neden oldu ve bu artışın aylık aile bütçesine getirdiği ek yük 47 TL olarak hesaplandı. Bu harcama grubunda yer alan diğer gıda ürünlerinde önemli bir fiyat farklılığı görülmedi.

Son grup içinde yer alan gıda maddelerinden tereyağı fiyatı değişmedi, ancak bazı ürünlerde daha önce 250 gram olan paketler 225 gram oldu. Margarin fiyatı da aynı kalırken zeytinyağı ve ayçiçeği yağı fiyatı arttı. Açık satılan siyah ve yeşil zeytin fiyatı genelde değişmedi. Yağlı tohum (ceviz, fındık, fıstık, ayçekirdeği vb.) ürünlerinde bu ay yine kendi içinde fiyat ayarlaması yapıldı ve fakat ortalama fiyatında önemli değişiklik olmadı. Baharat ürünleri (kimyon, nane, karabiber vb.) fiyatı -şimdilik- aynı kaldı ama ıhlamur kilogram fiyatı yüzde 31,6 oranında zam gördü. Çay fiyatı ortalamada değişmedi.
Bal fiyatı artarken reçel, pekmez, şeker ve tuz fiyatı ile salça fiyatı aynı kaldı. "

Yorumlar