Bankacılıktaki dijital dönüşümün ardındaki güç

BANKACILIK - 29 Eylül 2020, 17:41

Giderek daha fazla banka dijital dönüşüm süreçlerini başlatıyor. Büyük bankalar bunu kendi bünyelerinde gerçekleştirirken, diğerleri finans teknolojisi şirketleriyle ortaklık kuruyor

 

FINANSGUNDEM.COM - DIŞ HABERLER SERVİSİ

Son dönemde dünya giderek artan bir şekilde dijital teknolojilerin çeşitli sektörleri yeniden şekillendirdiğine şahit oluyor. Bu sektörlerin başında da finans sektörü geliyor. Çevrimiçi bankacılığın 1990’lı yılların sonundaki mütevazı başlangıcından bu yana, finansta yeni bir dijital çağ başlıyor. Dijital dönüşüm, finans sektörünün temel bir bileşeni haline geldi. Ancak bu dönüşüm tam olarak ne? Kısacası, dijital dönüşüm, teknolojinin bir bankanın iş sürecine, ürünlerine ve hizmetlerine dahil olmasıyla ortaya çıkıyor.

Nihayetinde, dijitalleşme, yeni iş modellerinin oluşmasına ve piyasadaki tüm oyuncuların dahil olduğu açık bir ekosistemin gelişmesine yol açıyor. Dijital dönüşümün, teknoloji temelli bir strateji olarak görülmemesi gerekiyor. Başka bir deyişle, sadece böyle bir imkanınız olduğu için dijitalleşmeyi seçmezsiniz. Bunun yerine, bu süreç tamamen finansal kurumların, hızlı bir şekilde pazarın ihtiyaçlarına cevap veren bir strateji oluşturmasıyla ilgili.

Bir noktaya kadar, dijital dönüşümü tetikleyen trendlerden bir tanesi y kuşağına olan yönelim. Y kuşağı ürünlere ve hizmetlere dijital olarak erişim sağlamak isteyen bir demografik grup. Bu grubun üçte biri, bankalara ihtiyaç bile duymadıklarını düşünüyor ve %73’ü Google ve Amazon’un sunduğu finansal hizmetleri tercih ediyor. Ancak y kuşağı olsa da olmasa da, modern dünyayı teknoloji ve inovasyon olmadan düşünemeyiz. Bankacılık sektörü de bu durumun bir istisnası değil. Böylelikle, bankacılıkta teknolojik gelişmelerin sürece adapte edilmesi teknolojinin yaygınlaşmasından kaynaklanıyor.

Dijital bankacılık konseptinin temel bileşenleri, müşteri odaklı yaklaşım, kişiselleştirme ve mobilite. Bu üç element, bir bankanın altyapısını güçlendiriyor ve bankayı dijital iletişime ve ihtiyaç olduğunda yaklaşımlarda hızlı değişime hazır hale getiriyor. Pazarda bir “ilk” olmak birçok fırsat sağlıyor ve bankalar bunun farkında. İnovasyonu yakından takip edebilmek için, bankalar finans teknolojisi çözümlerini geliştirmekte oldukça hızlı davranıyor.

Büyük bankalar, dijital dönüşümlerini kendileri tamamlamak istiyor. Bunu yapmak için de kendi bünyelerinde, bilgi teknolojileri ve rekabeti bir araya getiren dijital ekipler kuruyorlar. Ancak ne kadar adaletsiz görünse de, yıllardır kendi bilgi teknolojisi platformlarını geliştiren bankalar, genellikle modern güçlüklere karşı hassasiyeti en yüksek olan bankalar. İyi niyetlerine rağmen, sistemleri çoğu zaman eski teknoloji çözümlerini kullanarak oluşturulmuş oluyor. Bu sistemler de dinamik bir şekilde değişen, rekabetçi bir ortamda geride kalıyor.

Bankalar daha da büyüdükçe, inovasyonu iş süreçlerine dahil etmeleri o kadar güç bir hale geliyor. Benzer bir şekilde, birçok banka ve finansal kurum, finans teknolojisi şirketleriyle kurdukları stratejik ortaklıklar ve iş birliği süreçleriyle dönüşümlerini hızlandırıyor. Bankalar sektöre dair daha derin bir bilgiye sahip ancak finans teknolojisi şirketleri de teknolojilerin uygulanması konusunda deneyimli.

Alternatif olarak, bankaların finans teknolojisi projelerini satın almaları ve bu şirketlerin gelişimini yatırımda bulunarak desteklemeleri de oldukça yaygın bir uygulama. Aynı zamanda, finans teknolojisi şirketleri de iş modellerini dijital bir formata aktaran bir dönüşümü yönetiyor. Tüm bunların amacı bir hizmet olarak bankacılık anlayışıyla, daha iyi müşteri deneyimi yaratabilmek. Bu çerçevede, bankalar klasik finansal kurumlardan, dijital organizasyonlara dönüşüyorlar.

Dijital dönüşüm oldukça fazla çaba gerektiriyor ve maliyeti de yüksek. Belki de bu iş ortaklıkları yalnızca yerleşmiş bir bilgi teknolojisi (IT) ekibi olan bankalar için mantıklı bir çözümdür.

Giderek daha fazla banka çevrimiçi mecralara yöneliyor. Yalnızca ABD’de, geçtiğimiz 10 yılda banka şubelerinin sayısı %9 azaldı. Benzer bankacılık ürünleri, dünyanın her yerinden 7/24 ulaşılabilen esnek hizmetlere dönüşüyor. Bu ulaşılabilirlik durumu, korona virüs pandemisi sürecinde önemini kanıtladı. Boston Consulting Group tarafından yayınlanan bir çalışmada, müşterilerin bankalarıyla iletişime geçme yöntemlerinde çarpıcı bir değişiklik olduğu söylendi. Katılımcıların %24’ü şubeleri daha az kullanacaklarını ya da hiç ziyaret etmeyeceklerini söyledi.

Her şeyden daha önemlisi, bankacılıkta dijital dönüşümün en büyük faydaları standardizasyon ve daha yüksek üretkenliğe, maliyetlerin düşmesine ve hem çalışanlarla hem de müşterilerle kurulan iletişimin gelişmesine yol açan otomasyon sistemleri. Bu sistemin çalışması için dijital sistemleri, uygulamaları, müşteri deneyimi platformlarını ve tüm altyapıyı bir araya getiren detaylı bir stratejiye ihtiyaç var. Dijital bir banka oluşturmak, yeni bir kurum kültürü ve esnek IT çözümleri gerektiriyor.

Dijital dönüşüm yeni fırsatlar yaratıyor ve rekabet avantajı sağlıyor ancak aynı zamanda güvenlik ve finansal sistemin istikrarı konusunda da yeni riskler ortaya çıkarıyor. Bankacılık sektöründe dijital dönüşüm artık kaçınılmaz ve yarının finansal gerçekliğini oluşturacak.

Garanti BBVA, Stevie’de Mobil bankacılığın “en iyisi” seçildi

 

Dijital çağda hesap dolandırıcılığıyla savaş

 

Yatırımlar finans teknolojisine aktı

 

Yorumlar