Silikon Vadisi gerçekleri – Yeni Hollywood...

Tim Troy 19 Mart 2018, 07:38

 

ABD’ye yaşamak üzere yıllar önce gittim. Bu zamanın önemli bir bölümü Silikon Vadisi’nde geçti, geçmeye devam ediyor. Vadiye yerleşen birçok insanın yaptığını yaparak kuluçka merkezleri ve hızlandırıcı programlarında çalıştım, girişimcilik yaptım… Şimdi kişisel girişimcilik öykümün yarısı Batı yakasında yarısı vadide devam ediyor. Eğer teknolojiyle ilgili bir iş yapıyorsanız; çalışmak ve yaşamak için Silikon Vadisi ABD’nin en iyi 2-3 bölgesinden biri.

Silikon Vadisi’ne geldiğim ilk günlerden itibaren bir taraftan yazar gözüyle bakarken diğer taraftan rasyonel girişimci -bu arada girişimcilik tanım olarak dünyanın en irrasyonel işlerinden bir tanesidir- gözüyle bakmaya çalıştım. Öncelikle Silikon Vadisi denen yerin tam olarak hangi şehirleri ve hangi bölgeyi kapsadığı; merkezi olarak nereyi konumlandırmak gerektiği apayrı bir tartışma konusu… Bu önemsiz konuya başka zaman değineceğim. Yazar gözümün gördükleriyle başlayalım. Vadiye geldiğim ilk iki hafta sonunda hissettiğim şu oldu: ‘Silikon Vadisi, Yeni Hollywood…’ Hemen Google’a baktım. Bu konseptte olan ABD ve İngiliz medyasında birkaç yazı görünce moralim bozuldu ve yazmaktan vazgeçtim. Tembellik işte... Geçtiğimiz yıl yine benzer temalı birkaç yazı çıktı. Biri Ekim 2017’de popüler gazetem The Guardian’da yayınlandı. İlgilenirseniz bakmanızı tavsiye ederim. Şimdi kendi perspektifim ile devam edeyim:

Günün sonunda, burada birçok kişi –Silikon Vadisi- zengin, ünlü veya güçlü olmak istiyor. Muhtemelen elbette öncelikle fikirlerinin hayata geçmesini, yenilik yapmayı istiyorlar. Zaten yolculuk bu iyi niyetlerle başlıyor. Ama işin bir de daha karanlık tarafı var. Vadide gerçekten de Türkçeye ‘siyaseten doğru…’ diye çevirebileceğimiz politically correct egolar hakim.  Sıfır km start-up’tan tutun da zirvelere kadar... Bu Yeni Hollywood’da eğlence anlayışı çok farklı, hatta benim gibi Akdenizli, büyük şehir yaşamından hoşlanan bir kişi için yok denebilir. Geçtiğimiz haftalarda medyada çıkan büyük konaklardaki fantastik partiler dışında pek klasik eğlence ortamının olduğunu söyleyemem. Ortalama nüfusun son derece genç, sağlıklı ve varlıklı olduğu bu bölgede eğlence konusunun ıskalanmış olması enteresan bir mesele. İnsanlar sağlıklı yaşamayı saplantı haline getirmiş durumdalar. 28 yaşında bir gencin her gün yoga ve pilates yapması, cumartesi sabahları erkenden doğa yürüyüşü yapmak için yola revan olması başka nasıl açıklanabilir ki? Bu anlattıklarım tabii ki ortalama yaşam tarzını ifade ediyor… Vadideki İspanyol komşum da benim gibi bir Akdenizli olarak benzer şekilde düşüyor.

Gerçekten de eğer Hollywood sıfatının alt başlıkları, sürekli yenilik, zenginlik, hızlı zenginlik, daha çok yenilik ise… İlk aklınıza gelen çağrışımın dışını kapsayacak şekilde seksilik, ego ya da ün ise bu kesinlikle kendi kodları ile Silikon Vadisinde bütün bunlar fazlasıyla var. Tek eksik, az önce belirttiğim gibi Hollywood’un eğlenceleri ve gösterişi... Bütün bunlar burada kendi kodları ile var. Kimse açık şekilde gücünü ününü zenginliğini göstermiyor. Ama biraz zaman geçirdiğinizde bunu çok net hissediyorsunuz. Otomobillerin neredeyse üçte birinin Tesla olması, evlerin ABD standartlarında mütevazi olması, moda markaların pek ortalarda görünmemesi oyunun bir parçası.

Vadinin dillere destan zenginliği hususunda muhtemelen bildiğiniz verilere değineceğim. Dünyanın en zengin beş şirketinin üç tanesinin merkezi burada... Üstelik bu şirketler, son 20 yılda kuruldular. Silikon Vadisi, ABD’nin birçok açıdan en zengin bölgesi... Geleneksel olarak vadinin sembol şehri Palo Alto ise ayrı bir hikâye… Steve Jobs’un zamanında yaşadığı, Steve Wozniak ve Zuckerberg ile an caddesi University Avenue’da şanslı iseniz karşılaşabileceğiniz bu bölge, ABD’nin 100 bin kişinin altında nüfusa sahip olan en zengin şehri.

Şimdi biraz daha işlere bakalım…

Gerçekten de bütün dünyanın en kaliteli beyinleri ve smart money-akıllı parası Silikon Vadisi’ne akıyor. Silikon Vadisi’ndeki start-up’ların yaklaşık %40’ı ABD dışında doğan birinci jenerasyon göçmenler tarafından kurulmuş. O nedenle parlak bir zekânız, iyi fikirleriniz ve altyapınız varsa, teninizin daha siyah olması Amerika’nın diğer yerlerine kıyasla en az burada dezavantaj oluşturur.

Diğer taraftan şu anda medyaya Silikon Vadisi başlıklı yansıyan haberlerin önemli ölçüdeki kaynağı, Silikon Vadisi turizmi… Nasıl Hollywood’da gerçek filmlerin çekildiği stüdyolar ve gerçek yatırımcıların oynadığı arenaların, şirketlerin yanında turistler için tema parklar varsa burada da benzer bir hikâye var. Gerçek oyunun oynandığı şirketler, yatırımlar ve kulüplerin yanında 1-2 haftalık turistik girişimci hızlandırma programları çok yaygın. Anlayacağınız, tam bir girişimci turizmi oluşmuş durumda.  Birçok genç bu programlara katılma vaadiyle geliyor, paraları bitince de bazıları ücretsiz yemek peşinde koşturmaya başlıyorlar. Silikon Vadisinde VC (risk sermayesi) piyasasını kuran soy adlar arasında yer alan Draper ailesinin ikinci kuşak temsilcisi Tim Draper bile Draper University ismiyle konaklamalı bir girişimci merkezi kurdu. Özellikle yurtdışından gelen girişimci gruplarına Draper ismi satılıyor ama yine de iyi bir fikriniz ya da teknolojiniz varsa Draper’ın karşısına çıkmak da azımsanacak bir fırsat değil…

Nasıl ki zamanında Hollywood’da neredeyse bütün garsonlar birer oyuncu adayıysa, burada da bütün Uber+ Lyft şoförlerinin bir girişimcilik fikri var. Bu arada, vadide bir Uber şoförünün tam çalıştığında ayda net 6 bin dolar kazandığını söyleyelim. Ancak, burada iki odalı bir evin kira fiyatı da 3 bin dolardan başlıyor. Bu evler de merkez bölgelerde değil. Palo Alto’ya otomobille bir saat mesafedeler…

Yorumlar

  • taner20 Mart 2018 01:29silikon vadisi turizmi cok dogru tespit.

    (%0,00) (%100,00)
  • ismail19 Mart 2018 22:41Orada yaşayan biri olarak silikon vadisindeki ortamın çok güzel özetlediğini söyleyebilirim.

    (%0,00) (%100,00)
  • sait19 Mart 2018 11:58güzel yazı,faydalı...

    (%0,00) (%100,00)

Diğer Yazıları