Paranın değeri bir varmış, bir yokmuş…

Gökhan Ugan 29 Ağustos 2016, 08:53

 

İsrailli tarih profesörü Yuval Noah Harari’ye göre insanlar tarafından icat edilmiş ve anlatılmış en başarılı masal paradır; çünkü paranın gücüne dünyadaki herkes inanmıştır. Herhangi bir ülkede yaşayan herhangi bir insana üzerinde bazı resimler, yazılar ve rakamlar olan bir kâğıt parçasını (100 Amerikan Doları) uzatıp karşılığında yiyecek, giyecek ve diğer “gerçek” şeyleri alabilirsiniz. Alış-veriş yaptığınız kişinin bu işleme razı olmasının tek sebebi paranın “hayali” satın alma gücüne inanmış olmasıdır.

Çok satan “Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens” kitabının da yazarı olan Harari, TED için yaptığı 18 dakikalık konuşmada bizi hayvanlardan ayıran en önemli özelliğin beş duyumuzla algıladığımız gerçek dünyanın dışında kendi yarattığımız kurgusal (hayali) bir dünyada da yaşayabilmemiz olduğunu söylüyor(1). Ona göre, bu kurgusal dünya insanların hiç tanımadığı kimselerle işbirliği yapabilmesini ve bir arada yaşayabilmesini olanaklı kıldığı için dünyanın tek hâkimi bizleriz. Peki, para ne zaman gerçekliğini yitirip herkesin var olduğuna inandığı bir “hayale” dönüştü?

Tarihte biraz gerilere gidersek ilk kâğıt paranın 7. yüzyılda Tang Hanedanının hüküm sürdüğü Çin’de kullanıldığını görürüz. Kıymetli madenlere basılan paraları büyük miktarlar halinde taşımak zorlaşınca o dönemde yaşayan tüccarlar paralarını güvenilir kişilere emanet ederek karşılığında senet aldılar ve bu senetleri bir varlık göstergesi olarak ticarette kullandılar. Senetlerin kullanımı yaygınlaşınca para basma işini devletler kendi tekellerine aldı ve (genellikle) altın karşılığında kâğıt para basılmaya başlandı(2). Temmuz 1944’de ABD’nin New Hampshire eyaletinin küçük bir kasabası olan Bretton Woods’da düzenlenen Birleşmiş Milletler Para ve Finans Konferansı’nda Amerikan Dolarının altına dönüştürülebilir tek para birimi olarak kabul edilmesine, diğer tüm ülke para birimi değerlerinin ise Amerikan Doları cinsinden belirlenmesine karar verildi. 1971 yılında ABD içinde bulunduğu ekonomik güçlükleri bahane ederek bu sistemi sona erdirdiğini, Amerikan Dolarının altına dönüştürülebilme özelliğini kaldırdığını açıkladı. Bu kararla birlikte dünyadaki tüm kâğıt paralar bir anda karşılıksız kaldı.

Daha açık anlatmak gerekirse, bugün yaşadığımız dünyada paranın değeri, tamamıyla onu basan devletin itibarına endekslidir. Artık ne herhangi bir para biriminin Amerikan Dolarına, ne de Amerikan Dolarının altına dönüşebilme garantisi vardır. Eğer bir devlet otoritesini yitirmiş, ekonomik gücünü kaybetmişse, o devletin çıkarmış olduğu kâğıt paranın “hayali” değeri bir anda “gerçek” değeri olan hurda kâğıt değerine iniverir. Bu aşamadan sonra o devletin basmış olduğu paranın değerini anlatan masala kimse inanmaz.

İşin garip tarafı, ABD Doları altına çevirmekten vazgeçti, ama diğer ülkeler para birimlerini Amerikan Doları cinsinden değerlemeye devam etti ve hala da ediyor. Bu nedenle ABD dünyanın en büyük “sihirbazı”! Sıradan bir kâğıt parçasının üzerine bazı resimler, yazılar ve rakamlar basarak dünyanın her yerinden istediği her şeyi satın alabiliyor. Tabi artık teknoloji geliştiği için paranın illa kâğıt olarak basılmasına da gerek yok; bankaların bir bilgisayar ekranında hesabınıza bazı rakamları girmesi yeterli! Bugün Amerikan Dolarının gücünü koruyan en önemli etken petrolün uluslararası borsalarda Amerikan Doları cinsinden fiyatlanmasıdır. Böyle güzel bir masalın bitmesini hiçbir Amerikalı istemez. Hal böyle olunca Irak petrolünü Avro cinsinden satmaya kalkışan Saddam’ın ve Kaddafi’nin başına gelen “talihsiz” olayları anlamak sanırım biraz daha kolaylaşıyor.

Şempanze deyip geçmeyin, onlar paranın gerçek değeri konusunda bizden daha akıllılar. Bir şempanzeye 100 Amerikan Doları verip karşılığında sahip olduğu muzları isteseniz ve elindeki parayı diğer şempanzelere vermesi halinde Hindistan cevizi alabileceğini söyleseniz alacağınız cevap Harari’ye göre şöyle olacaktır: “Hadi be ordan! Sen beni ne sandın, İNSAN MI!”

Saygılarımla,

(2) Mahfi Eğilmez, Kendime Yazılar, http://www.mahfiegilmez.com/2012/02/kagt-parann-karslg-var-m.html

Yorumlar

Diğer Yazıları