Kurumlar Vergisi açısından Yatırım Fonu katılma belgelerinin değerlemesi

Mehmet Bingöl 24 Nisan 2018, 18:51

 

Bilanço aktifinde yatırım fonu bulunan şirketler, kurumlar vergisi matrahının tespitinde bu katılma belgelerini nasıl değerleyeceklerdir? Muhasebedeki değer artış ve azalışları vergi matrahına da aynen yansıyacak mı? Değer artış ve azalışlarının kar zarar hesabı yerine öz kaynaklarda izlendiği bankalar hangi tutarları vergi matrahı ile ilişkilendirecekler? Aşağıda açıklanacağı üzere fonun nevi ve yapısına göre farklı ölçüler söz konusudur.

Bilindiği üzere, yatırım fonu katılma belgesi, belge sahibinin kurucuya karşı sahip olduğu hakları taşıyan ve fona kaç pay ile katıldığını gösteren kıymetli evrak niteliğinde bir senet olup, kaydi değer olarak tutulur.

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda “Kolektif Yatırım Kuruluşları” arasında sayılan yatırım fonları “Tasarruf sahiplerinden fon katılma payı karşılığında toplanan para ya da diğer varlıklarla, tasarruf sahipleri hesabına, inançlı mülkiyet esaslarına göre Kurulca belirlenen varlık ve haklardan oluşan portföy veya portföyleri işletmek amacıyla portföy yönetim şirketleri tarafından fon iç tüzüğü ile kurulan ve tüzel kişiliği bulunmayan mal varlığı” olarak tanımlanmaktadır.

“Katılma Payı” ise “yatırımcının sahip olduğu hakları taşıyan ve fona katılımını gösteren, kayden izlenen sermaye piyasası aracını” ifade etmektedir. Katılma paylarının itibari değeri yoktur. Fon birim pay değeri, fon toplam değerinin katılma paylarının sayısına bölünmesiyle elde edilen değer olup katılma paylarının alım satımına esas teşkil eden fiyattır. Bu değerlerin günlük olarak veya belli periyotlarda hesaplanması ve ilan edilmesi esastır.

1- Portföyünün en az %51’i Türkiye’deki şirketlerin hisse senetlerinden oluşan Yatırım Fonlarında değerleme:

Vergi Usul Kanun’unun 279. maddesi hükmüne göre hisse senetleri ile fon portfoyunun en az %51’i Türkiye’de kurulmuş bulunan şirketlerin hisse senetlerinden oluşan yatırım fonu katılma belgeleri “Alış Bedeli” ile değerlenmesi gerekmektedir.

Yatırım fonu katılma payının menkul kıymet olup olmaması önemli olmayıp, bu kategori yatırım fonları paylarının değerleme standartı vergi mevzuatının bu hükmü sebebi ile her hâlükârda alış bedelidir.

Böylece bu fonlardaki değer artışı, katılma belgeleri satılmadığı sürece kurumlar vergisine tabi olmamaktadır.

2- Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarında değerleme:

Girişim Sermayesi Yatırım Fonları’nda da fon portföyünün en az % 51'i Türkiye'de kurulmuş bulunan şirketlerin hisse senetlerinden oluştuğu sürece aynı prensip geçerlidir.

Reeskont suretiyle gelir kaydedilen değer artışları vergiye tabi olmaz. Bu tutarlar vergi beyannamesinde “diğer indirim” olarak vergi matrahından düşülür.

Başka deyişle katılma belgeleri elden çıkarılmadıkça vergiye tabi bir kazanç söz konusu değildir.

3- Portföyü sabit getirili kıymetlerden oluşan Yatırım Fonlarında değerleme:

Yukarıda açıklandığı üzere; Vergi Usul Kanunu’nun 279. maddesinde “bilançoya dâhil iktisadi kıymetlerden, hisse senetleri ile fon portföyünün en az % 51′i Türkiye’de kurulmuş bulunan şirketlerin hisse senetlerinden oluşan yatırım fonu katılma belgelerinin Alış Bedeliyle, bunların dışında kalan her türlü menkul kıymetin ise borsa rayiciyle değerlenmesi gerektiği” hükme bağlanmıştır.

Söz konusu madde hükmüne göre portföyünün en az %51’i Türkiye’deki şirketlerin hisse senetlerinden oluşmayan yatırım fonlarının katılma belgelerinin prensip olarak “Borsa Rayici” ile değerlenmesi gerekir.

Bu fonlara örnek olarak portföyü sabit getirili (faiz veya benzeri) bonolardan oluşan “menkul kıymetler yatırım fonlarını” örnek gösterebiliriz. 

Dolayısıyla fondaki değer artışları kurumlar vergisi matrahına dahil olup, üzerinden vergi ödenmektedir. Başka deyişle realize olmasa (=satış, elden çıkarma) dahi vergiye tabidir.

4- Gayrimenkul Yatırım Fonlarında değerleme:

Gayrimenkul Yatırım Fonları açısından da ”borsa rayici” geçerlidir. Bu fona ait katılma belgesi değer artışları kurum kazancına ve vergi matrahına dahil olup %20 oranında vergiye tabidir. (Diğer standart menkul kıymet yatırım fonları gibi).

Başka deyişle satış yapılmasa da, Fon’un açıkladığı değerlere göre yapılan değer artışları reeskont suretiyle gelir kaydedilir ve vergi matrahına dahil edilir.

5- Borsa rayici ölçüsünün Yatırım Fonu katılma paylarına uymadığı değerlemesi

Öte yandan, bu konuda farklı değerlendirmeler de bulunmaktadır. Bu görüşlere göre; “Vergi Usul Kanunu’nun 279. maddesi’nin lafzına göre bir değerleme yapmak mümkün değildir”. Zira bunlar için ne “Borsa Rayici”, ne de “İşlemiş Faiz” bulunmamaktadır, dolayısıyla yatırım fonu katılma belgeleri “Mukayyet” değerle değerlendirilmelidir. Bu görüşlerde; “Menkul kıymet niteliğine sahip olan yatırım fonu katılma belgelerinden sadece borsa yatırım fonu katılma belgelerinin borsa rayici bulunmakta olup, söz konusu bu kıymetlerin VUK’un 279uncu maddesine göre yapılacak değerlemesinde borsa rayici ölçüsü esas alınacaktır. Bunun dışında kalan menkul kıymet niteliğine sahip yatırım fonu katılma belgeleri açısından ise, gerek VUKun 279’uncu maddesinde gerekse değerlemeye ilişkin diğer maddelerde ayrıca bir hüküm sevk edilmediğinden dolayı, VUKun 289uncu maddesine gitmek gerekmektedir. VUKun 289uncu maddesi kapsamında yaptığımız değerlendirmeye göre menkul kıymet niteliğine haiz yatırım fonu katılma belgelerinin (borsa yatırım fonu ve hisse senedi fonu hariç) mukayyet değerle değerlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.”[1].

Görüldüğü üzere; Vergi Usul Kanunu’nun 279. maddesi yatırım fonları yönünden günümüz ihtiyaçlarına cevap vermemektedir. Dolayısıyla, yeni kanun yapımı veya kanun değişikliği çalışmaları söz konusu olduğunda, bu konuların dikkate alınarak “borsa rayici bulunmayan yatırım fonu katılma paylarının değerleme günü itibariyle yatırım fonunun açıkladığı fiyatlar esas alınarak değerlenmesi” doğrultusunda ya da tüm “yatırım fonları katılma paylarının anonim şirketlerdeki paylara nitelik olarak benzemeleri[2] sebebiyle hisse senedindeki gibi alış bedeli” ile değerlenmesi doğrultusunda düzenleme yapılması amaçlar açısından uygunluk sağlayacaktır.

6- Yabancı Yatırım Fonu katılma paylarının değerlemesi

Son olarak yurt dışında işlem gören ve yurt dışında ihraç edilmiş yabancı yatırım fonlarına da değinelim.

Borsada esas alınacak rayiç (fiyatlar) konusunda Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi’nin görüşü öteden beri Türkiye’deki Menkul Kıymet ve Kambiyo Borsalarında oluşan fiyatların dikkate alınacağı yönündedir. Başka deyişle Vergi İdaresi’ne göre; Borsa’dan kasıt Türkiye’de kurulmuş olan Borsadır.

Bu sebeple, yabancı ülkelerde kurulmuş olan her çeşit yatırım fonu katılma paylarının yabancı hisse senetleri gibi “Alış Bedeli” ile değerlenmesi gerektiğini söyleyebiliriz.

Dolayısıyla değerleme için iktisap tarihindeki yapılan ödemenin TL karşılığı esas alınır. Söz konusu menkul kıymetler elden çıkarılmadığı sürece bu değerleme devam eder, kazanç satış ile realize edildiğinde ise kurumlar vergisi matrahına dahil edilir.

Başka bir anlatımla, yurt dışında satın alınan yatırım fonları Vergi Usul Kanunu’nun 280 ve 281. Maddeleri’ne göre kur değerlemesine tabi tutulmaz. Eğer muhasebede kur değerlemesi yapılmış ise bu tutarlar Kurumlar Vergisi matrahının tespitinde “indirim” veya “ilave” olarak nazara alınırlar.

[1] Okan Netek, Yatırım Fonu Katılma Belgelerinin Değerlemesi Doğru Yapılıyor Mu?, Vergi Dünyası Dergisi, Ocak/2012, Sayı:365, Sayfa: 93

[2] Cihat Kumuşoğlu-Mehmet Bingöl, Yatırım Ortaklıklarının Vergilendirilmesi, Vergi Dünyası, Haziran/2008, Sayı: 322

Yorumlar

Diğer Yazıları