Globalleşmek için atmanız gereken 8 adım

Mehmet Avcı 20 Ekim 2015, 14:34

 

Bazı şeyler zamanla değer kaybeder.

Tam aksine, ‘Globalleşme’ denilen kavram, zamanla değer kazanıyor.

İletişim ve ulaşım kanalları geliştikçe, dünya adeta bir köye dönüşüyor ve globalleşme hız kazanıyor.

Globalleşmeyi bir süreç olarak görmek lazım: farklı kültürlerin, farklı ürünlerin ve farklı fikirlerin bir nehir gibi akıp gitme süreci bu.

Öyle bir nehir ki denizini ararken dünyayı dolaşıyor.

Öyle bir nehir ki ne ülke, ne coğrafya, ne de dil sınırı tanıyor: birbirinden çok farklı toplumlara ulaşıyor, onları besliyor...

Globalleşme denilen bu süreci daha netleştirmek için şöyle bir hayal kurun; Türkiye’nin doğusunda, Van’da bir bir fast-food zinciri kuruluyor, Önce Türkiye’ye yayılıyor, sonra daha doğu’ya  ilerleyip Tokyo’ya kadar varıyor, daha batıya gidip, New York’a ayak basıyor. McDonald's zinciri böyle bir şey değil mi. Kaliforniya’da doğdu, önce ABD’ye yayıldı, sonra bütün dünyaya...

Bu mükemmel süreç, bizim için şimdilik bir hayal gibi ama Globalleşme de böyle bir şey işte… Bir kurum olarak nerede doğduğunuz ya da büyüdüğünüz önemli değil. Servisiniz ya da ürününüz kitlesini yaratıyorsa  ve onu pazarlayacak doğru bir sistem kurabilmişseniz, dünyanın her yerine gidebiliyorsunuz.

 Ne Van il sınırı, ne Türkiye ülke sınırı, ne Avrupa sınırı, ne de Ortadoğu sınırı dinlemeden, dünyanın her tarafına ulaşabilme gücü globalleşme… Hayali bile güzel. Benim gibi pek çok girişimci ya da yönetici dile getirse de getirmese de bu hayali kuruyor. Yani servis ve ürünlerimizi bütün dünyanın kullanabilmesini istiyoruz. Dolayısıyla, başarıda gelinebilecek o son noktaya biz de ulaşmak ve dev bir marka yaratmak istiyoruz...

Peki ama bunu nasıl yapacağız? Ya da neden yapamıyoruz? Türkiye kökenli markalar, neden bölgesel marka olmanın dışına çıkıp global markalar olamıyor? Bunun bir sebebi ya da sebepleri olmalı. Bu sebepleri çözebilir ve anlayabilirsek, ülke olarak global marka çıkarmamız da o kadar kolaylaşacaktır diye düşünüyorum.

Gelin bu meseleyi birlikte kurcalayalım.

Çok eskiden kervanlar, sonra gemiler, ardından motorlu araçlar ve 20. Yüzyılda ise uçak seferleriyle ülkeler arası trafik hızlandı. Ulaşım kolaylaştıkça, etkileşim ve globalleşme güç kazandı. Bir yerden bir yere mal ve ürün aktarmak kolaylaştı. Tüccarların, ticaret adamlarının yüz yüze görüşmeleri de eskiye göre kolaylaştı ve ucuzlaştı. Günümüzde ise internet teknolojisiyle, fiziki olarak yer değiştirme dahi olmadan, dünyanın dört bir yanıyla her türlü iletişimi sağlayabiliyorsunuz. Bu anlamda internetin globalleşmeye katkısı büyük.

GLOBAL MARKALAR BATI’DAN…

Peki Global markaların ağorlıklı olarak çıktığı bir coğrafya var mı? Dünyada 2015 ‘in lider markalarına bir bakalım: Listenin en tepesinden aşağıya inildikçe, önümüze çıkan isimler şunlar: Walt Disney, Nestle, Apple, Caterpiller, Google, Nike, IBM, Toyota Motor, Mcdonald’s ve facebook.

Bu devler listesinde 1’i hariç hepsi de batılı şirketler. Ağırlıklı olarak Amerika ve Batı Avrupa kara parçası; yani ekonomik olarak en ileri düzeydeki ülkelerden çıkıyor global şirketler… Bizim kaderimiz onlardan farklı.  Peki bu durumda Son 15 yılda ekonomileri hızla büyüyen Çin, Brezilya, Hindistan gibi ülkeler, globalleşme konusunda hangi noktadalar?  Oralara biraz bakmalıyız çünkü onlarla benzerliklerimiz daha çok.

BREZİLYA NASIL BAŞARDI?

Bize benzeyen ülkelerin durumuna bakmak, kendi durumumuzu anlamamızı daha da kolaylaştıracaktır. Brezilya’dan başlayabiliriz mesela. Gelişmekte olan ülke statüsündeki Brezilya’nın ekonomisi, hızla büyüyor. İşte bu ülkenin sahip olduğu bir uçak şirketi, dünyada alanında bir numara.

1- PAZARLAMAYA YATIRIM YAPIN

Brezilya’daki 45 yıllık Embraer, devlet şirketiyken, özelleştiriliyor ve kar etmeye başlıyor.  Bugün dünya havacılık sektöründe üçüncü konumda. 100-120 koltuk kapasiteli uçak kategorisinde ise lider durumda. Brezilya dışında Portekiz, ABD ve Çin’de üretim yapıyor.  İşte bu Brezilya markasının CEO ‘su Frederico Curado, global bir şirket haline gelmelerinde, pazarlamaya verdikleri önemin etkili olduğunu söylüyor. Bunun yanı sıra globalleşme ile birlikte şirketteki tüm organizasyon ve yönetimin de değişimden  geçtiğini belirtiyor. Ama O’na göre ilk adım pazarlamaya önem vermek. İyi bir pazarlamanın, global markette kendini göstermek adına önemli olduğunu savunuyor. Diyor ki Curado, ‘’Global olmak için ilk olarak, dünya pazarlarındaki potansiyeli belirlemek gerekiyor. Satış ve ardından destek hizmetlerinin de pazarlama stratejisine göre şekillenmesi gerekiyor.” 

ÇİN NASIL BAŞARDI?

Son dönemde yaşadığı krize rağmen bugün ekonomisi en hızlı büyüyen ülke Çin. Ve bu ülkedeki bazı teknoloji şirketleri giderek global markalar halini alıyorlar. Peki bunu nasıl başarıyorlar.

2-BENZER ALANLARDA YERLEŞİK BATILI ŞİRKETLERİ SATIN ALIN

Bugün Çin kökenli Tencent, Baidu,  Xiaomi, Alibaba,  Wanxiang, Fosun, Dalian,  Wanda  gibi şirketler, global dünya pazarında büyük sükse yaptılar. Bu şirketlerin hemen hepsi gelişmiş Batı’da, özellikle de Amerika’da,  önemli şirket satın almaları yaptılar.   

Örneğin Çinli bir emlak devi olan Wanda, Amerikan sinema zinciri AMC’yi 3 yıl evvel  2.6 milyar dolara satına aldı. Yine Lenovo Group, IBM’in ThinkPad divizyonunu satın almıştı. Bu tür örnekler zincirine 10’larcasını ekleyebiliriz.

KORE NASIL BAŞARDI?

Kore’den çıkan global şirketlerin, Japonya’nın 2. Dünya savaşı öncesi bu ülkede yaptığı yatırımların ve kurdukları ciddi alt yapının bir semeresi olduğu söylenir. Bu bir tarihsel neden ama daha spesifik ve daha güncel örnekler üzerinde durmak bence bizim açımızdan daha yararlı. Örneğin dünya akıllı telefon piyasasında apple’ı geride bırakan samsung’a bakmak lazım. 80 ülkede 370 bin çalışanı olan Samsung Electronics geçen yıl 179 milyar dolarlık satış yaparak gelir bazında dünyanın en büyük elektronik şirketi oldu.

3-YENİ YÖNETİM MODELLERİNİ UYGULAYIN

Şirketin Kore’deki İnsan kaynakları Geliştirme Merkezi’nde İngilizce ve Korece şu yazılı: ‘’Daha iyi ürünler üretmek ve daha iyi servis sunmak için kendimizi kendi insan kaynaklarımıza ve teknolojiye adayacağız. Böylece global marketteki tüketicilere daha iyi katkı sunmuş olacağız’’

Nitekim Samsung’a  baktığında geleneksel militaristk yapısına rağmen modern evrensel yönetim modellerini de uygulamaktan sakınmıyor. Örneğin 3 P ilkesi bunlardan biri: ‘’products, process, and people’’. Yani ‘’ürün, süreç,ve insan’’. Ya da şirket çalışanları arasında ‘’teamworking’’ yani ‘’takım çalışması’’  yetisini geliştirmek için uyguladıkları yöntemler…

4-ÖZGÜVEN

İş dünyasında her attığınız adımda özgüven sahibi olmanız gerekiyor ama benim söz ettiğim özgüven; inanç, iyimserlik, cesaret ve risk gibi unsurlardan oluşan bir kokteyl aslında. Bu kokteyl iyi ise global hedeflerinizi kovalamanız konusunda daha kararlı olacaksınız, önünüze çıkan fırsatları daha doğru değerlendireceksiniz.   

5-NETWORKİNG

İş geliştirme konusunda çevre, yani kimi tanıdığınız çok önemli. Nitekim tanıdığınız insanların farklı ülkelerde olmaları size daha da yardımcı olacaktır. Bu nedenle karşınıza çıkan hiç kimseyi küçümsemeden uluslararası bir çevre yapmaya çalışın. Çevre edinmenin en kestirme yollarından biri ise farklı ülkeler ve Türkiyeli işadamları arasında kurulan işadamları dernekleri ve ticaret odalarıyla iyi ilişkiler geliştirmek, onlara dahil olmak.

6- DEV BİR ŞİRKETMİŞ GİBİ DAVRANIN

Kendinizi büyük görün ve büyük, kurumsal bir şirket  gibi davranın. Sizin bu duruşunuzu iş yaptığınız kurumlar ve kişiler de hissedeceklerdir. Böylece onların karşısında daha inandırıcı, kararlı ve istikrarlı bir imaj çizmiş olursunuz.

Bir ülkeye gidince oradaki bağlarınıza göre ya bir satış ofisi açmaya çalışın veya ortaklık kurmanın yollarını arayın ya da franchising vermeye çalışın

7-DİJİTAL PAZARLAMAYA YATIRIM YAPIN

Ancak kendi ürün ve hizmetlerinizi globalde tanıtmanın en verimli yolu, içerik olarak güçlü bir İngilizce web sayfası kurmak. Bu web sayfasında sunduğunuz imkanları, ürünlerinizi ve servisinizi çok açık ve net anlatmalısınız. Gösterişli değil, kullanışlı, minimal bir sayfa olmalı. Size bir şekilde internet üzerinden ulaşanların e-maillerine zamanında cevap verecek ya da onlarla telefonda konuşacak iletişimi güçlü, İngilizcesi iyi elemanlar bulundurmanız da çok büyük önem taşıyor.

 8-GLOKAL DAVRANIN, YENİ PAZARLARIN KENDİNE ÖZGÜ YAPILARINA KENDİNİZİ UYARLAYIN

 Ürünlerimiz ya da sunduğumuz hizmet ne kadar evrensel olursa olsun, sonuç olarak her ülkenin kendine özgü koşulları var. O pazarların bu özgün yapılarını, tüketici alışkanlıklarını ve o pazardaki yerli rakiplerinizi çok iyi analiz etmelisiniz. Ve gerektiğinde kendi hizmet ve ürünlerinizde doğru değişikliklere gidebilmelisiniz.

Yorumlar

Diğer Yazıları