Girişim sermayesi yatırımlarına vergi desteği: “Girişim Sermayesi Fonu”

Mehmet Bingöl 19 Ocak 2017, 10:57

 

Bilindiği üzere, Girişim Sermayesi, büyüme potansiyeli barındıran veya büyüme evresindeki orta büyüklükteki şirketlere ortak olmak suretiyle finansman ve katma değer sağlayan teşebbüsü ifade eder. Sürdürülebilir ve yüksek büyüme potansiyeli olan sektörlerde, rekabet avantajına sahip şirketlerin Türkiye ekonomisine katkı sağlayacak projelerini gerçekleştirmeleri için sermaye katkısı ve yönetim bilgisi sağlamayı amaçlar.

Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarına(GSYF) ilişkin uygulama esasları, Sermaye Piyasası Kurulu’nun 2 Ocak 2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan tebliği ile ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. (SPK, III-52.4 sayılı Tebliğ)

Bu mevzuat çerçevesinde kurulan Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarına kaynak aktarmak isteyen kurumlar için vergi mevzuatımızda özendirici düzenlemeler vardır.

Girişimciliğin teşvik edilmesi amacıyla; 6322 sayılı Kanun ile getirilen “Girişim Sermayesi Fonu” düzenlemesi, gelişme potansiyeli taşıyan ve kaynak ihtiyacı içerisinde olan girişimci şirketlere kaynak tahsisinde vergi avantajı sağlamaktadır [1].

Sermaye Piyasası Kurulu’nun düzenleme ve denetime tabi olarak Türkiye’de kurulmuş ve kurulacak olan Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklıkları ve Fonlarına sermaye olarak konulması veya bu ortaklık ve fon katılma paylarının satın alınmasında şirketler yıllık vergi matrahının %10’ununa kadar “girişim sermayesi fonu” olarak ayırabilecek ve bu tutarı bilançonun pasifinde geçici bir hesapta tutabileceklerdir. Dönem karından fona ayrılan tutar Kurumlar Vergisi matrahından düşülebilecektir. (Vergi Usul Kanunu Madde: 325/A, Kurumlar Vergisi Kanunu Madde: 10/(1)-g)

Buna göre örneğin; (X) A.Ş.’nin yıllık karı ( yıllık kurumlar vergisi matrahı ) 500 milyon ise normalde %20 oranına göre 100 milyon TL kurumlar vergisi ödemesi gerekir. Ancak bu şirket 50 milyon TL’yı mevcut veya yeni kurulan bir “Girişim Sermayesi Yatırım Fon veya Ortaklığı”na sermaye olarak katkı yapar ise yatırılan bu tutar kurumlar vergisi matrahından indirilebilecektir. Böylece bu (X) A.Ş., 50 milyon TL* %20= 10 milyon TL daha az Kurumlar Vergisi ödeyecektir. Sonuçta ödeyeceği toplam vergi 90 milyon TL olacaktır.

İstisnadan yararlanmak için fonun ayrıldığı yılın sonuna kadar Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklıkları ve Fonlarına yatırım yapılması gerekmektedir.

Uygulamadaki muhtemel safhaların aşağıdaki gibi gerçekleşmesi söz konusu olacaktır:

-2016 yılı içinde; girişim sermayesi fon ve ortaklıklarına yatırım yapılması hakkında karar alınması,

-2016 yılı içinde, girişim sermayesi fon ve ortaklıklarına yatırım yapılması (girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına sermaye olarak konulması veya girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması),

-2016 yılına ilişkin Olağan Genel Kurul toplantısında 2016 yılı dönem kazancından Vergi Usul Kanunu’nun 325/A maddesine uygun olarak “girişim sermayesi fonu” ayrılmasına ilişkin karar alınması,

-2017 Nisan ayında 2016 yılının Kurumlar Vergisi beyannamesinde mevzuata uygun olarak “indirim” hakkının kullanılması ve böylece vergi tasarrufu sağlanması.

Uygulama safhalarından anlaşılacağı gibi sağlanan avantaj, Kurumlar Vergisi matrahı olan şirketler içindir. Eğer şirkette Kurumlar Vergisi matrahı ve dolayısıyla vergi ödemesi söz konusu değilse bir fayda söz konusu olmamaktadır. Ancak yıl içinde bu şekilde yatırım gerçekleştirmiş olan şirketlerde yılsonu itibariyle dönem kazancı yerine zarar doğması halinde bu uygulamadan daha sonraki yıllarda “girişim sermayesi fonu” ayrılmasıyla faydalanma yine söz konusu olmak durumundadır. Zira uygulamanın amaç ve esprisi, girişim sermayesine katkı yapmak ve desteklemek olduğundan yapılmış olan katkı sebebiyle vergi avantajının bu şirketlere ileride de olsa sağlanması esastır.

Öte yandan bu yatırımların daha sonra satılması halinde de 6 ay içinde yine aynı mahiyetteki Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklıkları ve Fonlarına yeniden yatırım yapılması gerekmektedir. Aksi halde başlangıçta sağlanan vergi teşviki, şartların kaybedildiği dönemde Maliye’ye geri ödenecektir. Bu durumda vergi ertelemesi imkanı söz konusu olmaktadır [2].

Kurumlar Vergisi mükelleflerine tanınan bu imkândan şahsi gelirleri sebebiyle yıllık beyanname veren gerçek kişi Gelir Vergisi Mükellefleri de istifade edebileceklerdir. Beyan edilen şahsi Gelir Vergisi matrahının %10’ununa kadar Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklıkları ve Fonlarına yapılan yatırım tutarı vergi matrahından indirilebilecektir[3]

[1] 6322 sayılı kanun ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10 uncu maddesine eklenen (g) bendi, Yürürlük: 15.06.2012

[2] 1 Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği, Bölüm: 10.4.3. “Fon tutarının vergilendirilmesi”

[3] Gelir Vergisi Kanunu,Madde:89/12

Yorumlar

Diğer Yazıları