Geri beslemeye açık olmak!

Süheyl Aygül 15 Kasım 2017, 10:48

 

Adamın biri ölmüş, cennete gittiğinde sormuşlar: "Merak ettiğin ne var?"

Adam demiş ki: "Hep merak ederdim şu dünyada en büyük yeteneği olan ressam kimdi?"

Getirmişler önüne, pejmürde, cılız, sersefil birini.

Şaşırmış adam ve sormuş : "Bu mu en yetenekli ressam?"

"Evet." demişler. "Çok yetenekliydi, hem de herkesten çok..."

"Ama ne o bunu fark etti, ne de fark edildi... Yokluk içinde yaşadı ve öldü!"

İş hayatında bir çok plaza insanı için de bu maalesef geçerli...

Kendi yeteneğini fark etmeyen veya  fark edilemeyen çalışanlar...

Bir tarafta herkes ağaca tırmanmak için sincap bulmaya çalışırken, diğer tarafta kümeste tutulan veya ''keşfedilemeyen sincap'' konumunda sayısız mutsuz yetenek...

Gelen danışanlarda gözlemlediğimiz; insanlar yetenekleri ile conrast işlerde ısrarla çalıştırılmaya çalışılıyor, sonuçta çalışanlar mutsuz, performanslar verimsiz, kurumlar karsız.. Tam bir kaybet-kaybet süreci...

Son zamanlarda az da olsa bazı vizyoner kurumlar zamanın ruhunu yakalamak için sadece çabaya dayalı olan ve insanların eksik yönlerine odaklanan performans yönetim sistemlerini terk ederek, objektif bir gözle bakmayı becerebilen dış Mentorluk hizmeti veren deneyimli uzmanlara  kapılarını açıyor. Bu şekilde çalışanlarına besleyici gelişim deneyimi sağlıyorlar.

İnsanlara neyi eksik diye değil, neyi hala kaybolmamış diye bakmak lazım. Bu anlamda insanların güçlü yönlerine odaklanan Mentor anlayışı iş yaşamında gittikçe daha kritik hale geliyor...

Aslında var olmak, algılanmış olmaktır!

Görünür olmak önemlidir!

Kendinizi ne kadar çok tanırsanız, diğerleri ve dış dünya o kadar anlaşılır ve görünür olur.

Biz de bir o kadar özgür, güçlü ve etkin oluruz.

Hiç kimse açık bir kitap değildir. Davranışlarımız her zaman yoruma tabidir.

Davranışlarımızı açıklamak için kimliğimizi, tanımlamak için de itibarımızı kullanırız.

İtibar ne yaptığımız ile ilgiliyken kimlik neden yaptığımız ile ilgilidir.

İtibar ile ilgili bilgi sahibi olarak konuşabiliriz. Bir insanın şu ana kadar yaptıkları ile ilgili özet değerlendirme yapabiliriz. Kimlik ile ilgili gözlemlerimiz en iyi ihtimalle spekülasyondan öteye geçemez.

"Psikolojik körlük" tedavi edilmeli insanın psy-cap denilen psikolojik sermayesinin ortaya çıkarılması gerekir.

Kendisiyle yüzleşmeden başlamıyor insanlık yolculuğu.

En büyük bilgelik kendini gerçekçi olarak bilmektir.

Peki bunu nasıl yapacağız?

Önce güçlü yönlerimizi keşfederek.

Güçlü yön nedir?

Yetenek artı çaba güçlü yönlerimizi oluşturur.

Tutkularımızı, hayallerimizi, ne istediğimizi kim belirler?

içimizdeki çocuk!

Peki güçlü yönlerimizi kim belirleyecek?

Nasıl belirleyecek?

Kişilik Envanterleri, Değerlendirme Merkezi Uygulamaları, Koç ve Mentor gibi profesyonel seçenekler kadar, bizi tanıyanlardan, üstlerimiz, astlarımız, okul arkadaşlarımız, komşularımız, akrabalarımız bizim gelişmemize yapıcı olarak yaklaşabilecek herhangi bir menfaat ilişkisi bulunmayan herkesten bunu sağlayabiliriz.

Kimse sırtını göremez. Sormak lazım. Kimse gizli alanını göstermek istemez. Açmak lazım.

Neden biz başkalarına soruyoruz?

Biz bilmiyor muyuz güçlü yönlerimizi?

Araştırmalara göre;

* İnsanların kendi hakkında düşündükleri başkalarının onların hakkında düşündüklerinden genellikle daha az gerçekçi olur.

* Üstlerin bizim hakkımızda verdiği geri beslemeler astların ve akranlar tarafından verilenden daha az geçerli olur.

Güçlü yanlarımız bazen eksik yanlarımızı da ortaya çıkarır. Örneğin; çok fazla insiyatif kullanan biri, çoğu kez duygusal öz-yönetimini devreye sokamaz. Ya da bir eksiklik kimi zaman güçlü bir yanımıza bağlıdır. Örneğin; uyum sağlama eksikliği, bazen aşırı tutkulu ve belirli bir vizyona sabitlenen ilham veren bir lider olmanızdan kaynaklanabilir.

Bir çok yaldızlı kurum çalışanlarını 360 derece değerlendirmeden bahseder ancak 90 dereceye kadar bile çıkan kurum sayısı pek nadirdir. Geri besleme alırken 360 dereceye kadar zorlamalıyız. Bunun için de müşterimizden tedarikçimize, komşu, sivil toplum kuruluşunda olan bizi tanıyan kişilere kadar geniş bir açı ile bütün parçaları biraraya toplayarak bütüne ulaşmak fevkalade önemlidir.

Peki geri besleme alırken nasıl bir yöntem izlemeliyiz?

Geri besleme almak da vermek de aslında bir sanattır.

Öncelikle kaynağınızı iyi seçin! Kişi sizin hakkınızda muhtemelen uygun bir bakış açısına sahip, sizi tanıyan & performansınızı gözlemlemiş sizin gelişiminize ilgi duyan ve yaşam perspektifi sizden daha geniş biri olmasında yarar vardır.

Geri bildirimi öncelikle; Dikkatlice dinleyin!

Sürpriz bir geri besleme gelirse Netleştirici sorular sorun! Kaynağın neden böyle düşündüğü konusunda izleme soruları sorun. Somut bir örnek paylaşmasını rica edin.

Muhakkak teşekkür edin! Gönüllü olarak fikirlerini sizinle paylaştığı için. Geribildirimde bulunmak almak kadar bir incelik gerektirir.

Geri bildirimi alınca hemen harekete geçmek için baskı hissetmeyin!

Geri beslemeler "açılmayı bekleyen armağanlar gibidir"

Dışa dönüklük ve geri bildirim beklentisi; öz-farkındalık ve sosyal farkındalığın altın anahtarıdır.

İçinizdeki hazineye ulaşmak istiyorsanız "Esnek, açık fikirli, meraklı ve objektif olmalısınız."

Şimdiyi anlayalım ki geleceği tasarlayalım.

Düşle gerçek arasındaki boşluğu dolduralım.

Karakteri kariyere, potansiyeli performansa yansıtalım.

Ve bunun ömür boyu süren bir yolculuk olduğunu asla unutmayalım!..

Yorumlar

  • Mecit Ulusoy11 Aralık 2017 11:53Yazıların bana iyi geliyor. Teşekkürler.

    (%0) (%0)
  • Beril Önok16 Kasım 2017 17:58Geri besleme almak konusunda çok tereddütü olan biriyim ama yazınızı okuduktan sonra, kendim hakkımda çok enteresan sözler duydum. Benim için fark etme yazısı oldu.

    (%0,00) (%100,00)
  • Orhan Tamay16 Kasım 2017 17:56Gerçekten öz farkındalık ve sosyal farkındalığı arttırıcı bir yazı olmuş.

    (%0,00) (%100,00)
  • Feed Front16 Kasım 2017 07:29Şaka mı bu yazı?

    (%66,67) (%33,33)
  • Burcu Külegeç15 Kasım 2017 17:30Çok kritik iletişim ve algı sorunlarını kırabilecek, usta işi tavsiyeler...

    (%9,09) (%90,91)
  • Aytuğ Erkan15 Kasım 2017 17:28Özlemiştik yazılarınızı, her zamanki gibi çok doğru noktalara parmak basan bir yazı olmuş.

    (%11,11) (%88,89)
  • Mina Erkoglu15 Kasım 2017 13:41HARIKA BIR YAZI... VAROLMAK ALGILANMIS OLMAKTIR..

    (%7,69) (%92,31)

Diğer Yazıları