Gelecek parlak ama...

Prof.Dr.Emre Alkin 09 Mart 2017, 16:19

 

Düşünün ki İstanbul'dan Ankara'ya gidiyorsunuz. Yolda korkunç bir sis var. Canınız sıkılmış bu durumdan. Yol da bozuk. Arada tek şeride düşüyor. Çalışma vs var. 

 "Oradakileri bir arayayım" diyorsunuz.

 - Selam, ne var ne yok arkadaşlar

- Sorma, elektrikler kesildi, üşüyoruz. Su da yok. Herkesin canı sıkkın

- Yaaa

Varacağınız noktadan size iyi haberler gelmiyorsa, yol üzerinde ne yaşıyorsanız size hiç bitmeyecekmiş gibi gelir. "Acaba hep böyle mi olacak ?" diye düşünürsünüz. Bu da kararlarınızı etkilemeye başlar..

Halbuki şöyle bir konuşma geçseydi durum farklı olurdu:

- Selam, ne var ne yok arkadaşlar

- Gayet iyiyiz, burası günlük güneşlik, herkes seni bekliyor, güzel bir sofra kurduk.

- Hay yaşa !

Eğer varacağınız noktadan iyi haberler geliyorsa, bu sefer de yolda yaşadığınız tüm olumsuzluklar size ayrıntı gibi gözükür. Fazla önemsemezsiniz. Cesaretiniz yerine gelir ve kararlarınızı bu ruh hali içinde alırsınız.

Özetle, Türkiye'nin geleceği her zaman aydınlıktır. Çeşitli dönemlerde yaşanan olumsuzluklar geleceğini asla karartmamıştır. Türkiye Cumhuriyeti sağlam temeller üzerine oturtulmuştur. Türk Vatandaşları bu temellerin sağlamlığının garantisidir. 

Biliyorum, "gelecek parlak ama ya biz onu göremezsek ?" diye soranlar oluyor. Ben de onlara soruyorum "hiç mi güzel gün görmediniz ?". Mutlaka görmüşlerdir. Ancak Avrupa ve ABD'de lider değişimlerinin yaşandığı bu dönemde, korumacılık ve milliyetçilik zirve yaparken, Orta Doğu'da ciddi sıkıntılar varken, terör belasıyla uğraşırken "dikensiz gül bahçesinde" yaşar gibi davranmamız mümkün değil.

Değişimden Türkiye de etkilenecek. Bu durumdan en zararla çıkmamız için, Cumhuriyetin Kuruluş Felsefesine geri dönmemiz gerekiyor. Tek Vatan, Tek Bayrak, Tek Millet  diyerek, farkılıklarımızı ayrıştırma için kullanmadan, zenginlik olarak tarif edeceğiz ve bu şekilde geleceğe yürüyeceğiz. Gelecek böylece hep aydınlık olacak. 

Yorumlar

Diğer Yazıları