Elektrik satışı yapan firmalar bir bir kapanıyor!

Ekrem Öncü 05 Aralık 2017, 07:51

 

6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu çerçevesinde EPDK tarafından belirlenmiş, serbest tüketici limiti olan yıllık 2000 kwh elektrik sınırını geçmiş (ortalama 68 TL) aboneler, elektrik tedarikçisi seçme hakkına kavuşarak indirimli fiyatlardan elektrik alabilmektedir. 2010 yılından buyana serbest tüketici limitlerinin düşürülmesi ile her yıl binlerce abone rekabetçi piyasa içerisinde indirimli elektrik almakta ve almaya da devam ediyorlar.

Elektrik satış firmaları tedarikçi firmalar ve görevli tedarik firmaları olarak ikiye ayrılmaktadır. 

Görevli tedarik firmaları özelleşen dağıtım şirketlerinin EPDK‘dan lisans alarak kurdukları elektrik satış firmalarıdır. Tedarikçi firmalar ise EPDK’dan lisans alarak elektrik satışı yapan firmalardır.

Elektrik satış firmaları çeşitli kampanyalarla aboneleri portföylerine katabilmek için rekabet halinde iken, son zamanlarda bu firmalar abone almak bir yana, portföylerini boşaltarak bir bir kapanmaya başladılar.  

Bunun başlıca nedeni,  iki yıldır elektriğe zam yapılmamış olmasıdır. Her ne kadar, basında Türkiye’de elektrik fiyatlarının çok yüksek olduğu şeklinde haberler yer alsa da, gerçek durum biraz farklıdır. Elektrikte fiyatların nasıl oluştuğunu aşağıda ele alacağız, ama önden söylemek gerekirse elektrik fiyatları da akaryakıt fiyatları gibi vergi, fon, “Yenilebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM)” vb. ilave unsurlar nedeniyle şişmektedir.

Firmaların portföy boşaltmasının diğer önemli bir nedeni ise, YEKDEM kapsamında elektrik üreten santrallere döviz üzerinden verilen teşviğin elektrik tedarik şirketlerine maliyet olarak dağıtılmasıdır. Bu azımsanacak bir maliyet olmayıp elektrik satan firmalara ortalama %15’lerin üzerinde maliyet doğurmaktadır.

Yine, özellikle kış aylarında doğalgaz ile üretim yapan santrallerin doğalgaz fiyatlarındaki yükselişe paralel olarak maliyetlerinin yükselmesi, yaz aylarında HES’lerde suların azalması, klimalara bağlı tüketimin artması gibi nedenlerle tedarik firmalarının yüksek fiyattan elektrik almaları da önemli bir etkendir.

Şirketler elektrik alım fiyatları artarken, satışlarına bu maliyet artışlarını yansıtamamaktalar. Nitekim, elektrik satış birim fiyatları kamu tarafından belirlenmekte ve bunun üzerine çıkılamamaktadır.

Sektörün kendi içerisinde de görevli tedarik şirketleri lehine haksız rekabet durumu bulunmaktadır. Tedarik firmalarının elektrik kesme yetkisi elinden alınmışken, görevli tedarik şirketleri serbest tüketici olmayan abonelerin elektriğini kesme yetkisine haizdir. Asıl haksız rekabet ise, YEKDEM maliyetinin tedarik firmalarına dağıtılırken görevli tedarik firmalarına dağıtılmamasıdır. Bu da, tedarik firmalarına göre, görevli tedarik firmalarına yaklaşık %15 fiyat avantajı sağlamaktadır.

Aşağıda yer alan tabloda bir elektrik firmasının ticarethane tarifesi üzerinden aboneye sattığı elektrik  faturası örnek alınarak alış ve satış bilgileri ve nasıl zarar ettiği yer almaktadır.

Yukarıdaki tabloda görüleceği üzere Enerji Fonu’na %1, Belediye Tüketim Vergisi’ne %5, TRT’ye %2 pay verilmektedir. Bunlara ilaveten yaklaşık %15’da YEKDEM için ödenmektedir. Sanayi için belirlenen tarifeye göre elektrik birim fiyatı 205 kuruşu ve ticarethaneye göre belirlenen tarife için ise elektrik birim fiyatı 216 kuruşu geçememektedir.

Bu haliyle şirketlerin satış fiyatları en üst tarifeden olsa bile şirketin kar elde etmesi zorlaşacaktır.  Elektrik birim fiyatlarının EPİAŞ (elektrik fiyatlarının oluştuğu piyasa) ortalamasının mevsimsel olarak çok yükselmesi hatta satış için belirlenen tarifenin çok üzerine çıkması, %15 YEKDEM maliyeti gelmesi gibi hususlar elektrik satan bu firmaların ciddi zararlar yazmalarına neden oluyor. İşte bu nedenle de sektördeki firmalar portföy boşaltarak sektörden çekiliyor. Konuya acil çözüm bulunmalıdır.

Bu çözüm yolları ise,

Devletin alım garantisi verdiği YEKDEM maliyeti haksız rekabeti ortadan kaldıracak şekilde dağıtılmalı bütün firmalar eşit koşullarda maliyeti paylaşmalıdır.

Elektrik tarifeleri piyasanın gerçeklerine göre serbest piyasada belirlenmelidir.

Dağıtım bedeli içerisine gizlenen kayıp kaçak oranının düşürülmesi için mücadele edilmelidir.

Fatura üzerinde yer alan belediye tüketim vergisi, enerji fonu, TRT payı (ticarethane ve mesken tarifelerinden alınmaktadır) tekrardan gözden geçirilmeli ve kaldırılmalı ya da düşürülmelidir.

Elektrik piyasasının özelleştirilmesi sonrası lisans alan ve sektörde rekabetçi yapının oluşması için uğraşan şirketlerin piyasadan çekilmesi ile piyasada yalnızca dağıtım şirketlerinin kurdukları dağıtım şirketlerinin kalması tekelleşme sonucunu doğuracak ve tüketiciler daha yüksek fiyattan elektrik almak zorunda kalacaklardır.  Konuya acil çözüm bulunmalıdır, aksi türlü tedarik firmaların tamamı kapıya kilit vuracaklardır.

Yorumlar

Diğer Yazıları