Döviz ve fiyat riski yönetimi

Dursun Akbulut 21 Kasım 2017, 13:15

 

Son dönemlerde döviz krunda meydana gelen önemli artışlar reel sektörde faaliyet gösteren şirketlerin maruz kaldığı kur riskini yeniden gündeme getirmiş, şirketlerin kur artışından darbe yememeleri ve kur riskini yönetmeleri için önce Eximbank vadeli kur işlemlerine, sonrada Merkez Bankası Türk Lirası Uzlaşmalı Vadeli Döviz Satım İhalelerine başlayacağını belirtmiştir.

Bilindiği üzere Finansal Kesim Dışında Faaliyet Gösteren Şirketlerin  diğer bir değişle reel sektör de faaliyet gösteren şirketlerin Ağustos sonu itibari ile döviz açığı - 212 milyar USD'dir. Bu açık nedeniyle piyasada oluşan genel kanı; döviz kurundaki artış şireketlerin karlılıklarında önemli sapmalara neden olmakta bu nedenle de kurlar uzerinde baskı oluşmaktadır. Bu kanı kısmen doğru olmasına karşın reel sektörün döviz açığı yakından incelendiğinde, reel söktörün kısa vadeli net döviz pozisyonunun + 7.5 milyar USD olduğu ve reel söktörün döviz pozisyonuna vadeli döviz alım ve satım rakamlarının dahil edilmediği görülecektir. Diğer taraftan şirketlerin her an dövize çevrilebilir stokları ve şirketlerin yurtiçi döviz veya dövize endeksli alacakları bu hesaplamanın içerisinde bulunmamaktadır. Burada soylemeye çalıştığı şey; şirketler aslında döviz pozisyonunu yönetecek enstürmanlara sahip olmaları ve bu pozisyonu iyi bir şekilde yönetettikleridir. Esas itibarı ile  yönetilmeyen veya yönetilmesi güç olan risk fiyat riskidir. Özellikle emtia bazlı mal üretimi yapan şirketlerde fiyat riski oldukça yüksektir.

Bu riski yönetmenin diğer bir değişle hedge etmenin önemli bir yolu emtia bazlı türev piyasalarında işlem yapmaktan geçmektedir.

Türkiye'de Borsa İstanbul'da işlem gören emtia bazlı türev sözleşmelerinin sayısı sadece 5'dir. Bunlardan iki tanesi Buğday Kontratı (Anadolu Buğdayı,Makarnalık Buğday) bir tanesi Pamuk Kontratı (Ege Pamuk), bir tanesi Çelik Hurda Kontratı (İskenderun Teslim HMS Hurda) bir tanesi de Enerji Kontratı'dır (Baz Yük Elektrik.) Bu piyasalardaki işlem hacmine bakıldığında ise Enerji Kontratları hariç diğer kontratlarda hemen hemen hiç işlem yapılmamaktadır. Fiyat riski yönetimi için bu piyasaların mutlaka geliştrilmesi lazımdır bunun içinde bu piyasaya hedge amaçlı işlem yapmak isteyenlerin yanısıra yatırım amaçlı diğer bir değişle süpekülatif amaçlı yatrımcılarıda çekmek gerekiyor. Bu nedenle bu sözleşmelerin alım satımında çok kısıtlayıcı kurallar koymamak gerekir. Netice itibari ile süpekülatör olmazsa hedge de olmaz.  

Yorumlar

Diğer Yazıları