Çay’ın patronuyla demli, keyifli bir muhabbet

Nıver Lazoğlu 06 Kasım 2017, 11:08

 

Yine aylardan Kasım, İstanbul ufaktan ufaktan yeşilden sarıya geçişte. Bir üşütüyor, bir ısıtıyor, bir yağmur bir güneş…

Havadan sudan konuşmalar bolca anlayacağınız. 

Ama bizim konumuz soğuk havaların sıcak demi. 

Yeni ay, yeni hafta, yeni bir sohbet bu kez kahve değil, çayla.

Muhabbetle sloganıyla yola koyulan “Lazika’ çaylarının patronu Emre Erçin.

Devler liginde yeni yol alış öyküsüne geçmeden önce genç patronu tanıyalım dedik. 

Ve Nişantaşı’nda bir mekan da Lazika’nın patronu Emre Erçin ve Marka Danışmanı Cemal Dinç ile bir araya geliyoruz.

Samsun’da dünyaya gelmiş Emre Erçin, memleketi ise Artvin Hemşin Pazar. İlk orta ve lise öğrenimini Samsun’da tamamlıyor. Ardından  üniversite; Ankara Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Endüstri Mühendisliği’ni kazanıyor. 

‘Cuma mezun oldum, pazartesi  işe başladım” diyor ve ekliyor:

“Teneko Otomotiv’de iş dünyasına ilk adımı attım. Ardından firmanın Belçika’daki Genel Müdürlüğüne geçtim. Bu esnada master’ımı da tamamladım. İlginçtir, bir göreyim diye gittiğim ülkede 9 yıl kaldım. Teneko’dan sonra Dupont ta çalıştım. Operasyonel bölümün başında görev aldım. Yaptığım işler beğenilince ödüllendirildim. Hayatın dönüm noktaları bazen bir cümle ile kişiyi farklı bir seçime doğru yönlendiriyor. Katıldığım bir toplantıda söylenen bir cümle yurtdışında yaşamın bir getirisi “yabancılaşma ve yalnızlaşma”yı kendi yaşamımda istemiyor olduğum kanısına vardım ve Türkiye’ye kesin dönüş yaptım. Ve Türkiye’de bu kez de İntel’de görev aldım. Orada da 3 yıl çalıştıktan sonra bu kez Ar-Ge boyutunda hizmet veren bir şirket kurduk bir arkadaşımla birlikte. Türkiye’nin sporda analitik sistemini oluşturduk. Tekno Park’ta çalıştık. Hatta yaptığımız proje TÜBİTAK’tan ödül aldı. En başarı proje olarak, milli takımla, Digitürk ile projeyi hayata  geçirdik. Ama tüm bu işler sonra  daha farklı bir sahada yürümeyi arzuluyordum. Finalde Lazika ve çaya yatırım yapıp bu sahada ilerleme kararı aldım.”

Bir solukta dünden güne aktardı iş dünyasındaki  adımlarını Emre Erçin. Heyecanlı dünde değil günde olmayı sevenlerden biri belli. 

Çok hızlı hayat maratonunda Avrupa’da iş dünyasının önemli bir parçası olmak ardından yurda dönüş ve farklı sahalarda yürümek. 

“Böylesi bir farkındalığı yaşamak size nasıl bir bakış kazandırdı?” diye sorumu yöneltiyorum. 

“Farklılıklar çok fazla, doğru bir tespit. Sistem ve işleyiş söz konusu yurtdışında. Herkes yaptığı işten sorumlu ve bunu yerine getiriyor. Burada ise pratik zeka ve yoktan varediş var. Bu da girişimciliği  daha özel ve güzel kılıyor. Ayrıca kişinin sevdiği işi yapma ve bundan mutlu olma olgusu çok daha kıymetli kendi adıma. Yaptığım tüm işler sonrası yeni yolda yürüme ve işini severek yapma olgusu beni çaya yöneltti.”

Evet, dedim ya konumuz çay ve sohbet dönüp dolaşıp aynı yere Lazika’ya geliyor. 

Kulağa ne de hoş gelen bir isim. O halde Lazika’nın hikayesini dinleyebiliriz artık.

Nasıl gelişti, nasıl doğdu Lazika?

“Girişim yapmak ama bu kez daha çok insana dokunmak ve yol alma fikri kafamda oturunca kalkıp yurtdışındakiler bize kahveyi sattılar peki biz niye yurtdışına bizim içtiğimiz çayı satmayalım dedim.  Bir işe adım atmadan önce onun kimyasını öğrenmeyi isterim. Kalktım Rize Ardeşen’e gittim. Sanırım 6 ay kadar bu konuda araştırmalar ve çalışmalar yaptım. Sonrası Lazika ile tanıştım. Küçük ve orta boy bir işletmeydi ve çay üretimi yapıyorlardı. Ben de Lazika’ya yatırım yaptım. Henüz 2 yıllık bir şirketiz. Artık kurumsal bir firmayız. Küçük bir bebek misali ‘tay tay’ vaziyetteyiz, sonrası adımları büyüteceğiz ve asıl amacımız yurtdışına çayımızı içirmek. Hem de her yerde, hep aynı  demde, aynı tatta. Bunu gerçekleştirmek adına sonraki adımımız çay makinası üretmek olacak. Öyle ki eve varmadan telefonunuzla çayınızı demlemek için sadece dokunacaksınız.”

Meslek Endüstri Mühendisliği olunca işin finali yeniliklere ve farklılıklara imza atmak ve yeni bir boyut eklemek oluyor sanırım. Oldukça heyecanlandıran işlere imza atacaksınız? Devler liginde olmak gözünüzü korkutmadı mı? 

“Kurumsal bir ekiple çalışınca, aynı heyecanı, aynı aşkı duyunca, işlerinizi büyütmek ve hayata geçirmek çok daha kolay oluyor. Elbette ki devler liginde olduğumuzun farkındayız. Ancak kaliteli çay üretiyoruz, ürün çeşidimizi büyüttük. Lezzete büyük bir önem veriyoruz. Kalitemiz ve yapacağımız yenilikler bizi yukarılara taşıyacak diye düşünüyorum.”

Masada sessizce konuşmaları dinleyen Cemal Dinç de konuya dahil oluyor. Gülümsemelerini büyüterek, “Evet, farklı yeniliklerle piyasada olacağız ki bunları şimdiden söylemek istemiyoruz. Ama Lazika farkını ve tadını herkese sunmayı amaçlıyoruz. Şu anda 50 satış noktasında  ürünümüz raflarda. Yurtdışına satışımız ise internet üzerinden şu anda gerçekleşiyor. Hedefimiz Türkiye, sonrası yurtdışında da satış noktalarına girmek. Sadece çay servis edileceği bir yeri kasım sonunda Maslak42’ de açacağız. Birbirinden farklı çaylarımız tüketiciyle buluşacak” diye konuşuyor.

Müthiş diyorum. Doğru ya her yerde kahveler çoğalırken şimdi sadece çayın satılacağı bir mekan. 

Çayla fazla aram olmasa da demini almış bir çayın yeri bir başka. Emre Erçin bu sözüm üzerine bana diyor ki, “Çayı sevmeyenlere çayı sevdireceğiz”. İçenler bu tadın farkına varıyor. 

Kahvesiz olmaz diyen ben bu yorum karşısında suskun kalıyorum. 

Ama doğrusu içimde de ayrı bir merak uyanmıyor değil.  

Emre Erçin’e soruyorum, “Siz çayı seviyor musunuz, sizin için çay ne demek?” 

“Yıllarınızı yurtdışında geçirince çaya özlemde bakış da biraz farkı oluyor. O nedenle aynı demde aynı lezzette olması çok önem kazanıyor. Bir araştırmada okumuştum, ‘En demokratik  içki  çay’. Çok hoşuma gitmişti. Benim için ise çay bir mola…”

Rize Ardeşen’de elle işlenen ve farklı paketi farklı kalitesiyle tüketiciye ulaştırılan Lazika’nın yolu açık olsun.

Hayatta iddialı, işte iddialı olabilmek biraz da kendine güvenle ilintili. İş dünyasında farklı yol alışında memlekete dönüş ve çayla yol alış. 

Emre Erçin ve Cemal Dinç’e teşekkürler, yeni başlangıcın ilk adımlarınıve geleceğe bakışlarını bizle paylaştıkları için. 

Sohbeti çayla noktalarken Lazika diyor ki, “Biz topladuk neşeylen, siz da içun keyiflen” 

Hep çayla kalın, hem tadına, hem demine vara vara…

 

Yorumlar

  • Asu Sadık07 Kasım 2017 04:33Küçük adımlarla başlayan bu atılımın ,zaman içinde başarılarla adını duyurmasını diliyorum..Özellikle kahve sektörünün hızlıca yayıldığı bu donemde çayın da piyasa da yer alması ne güzel fikir! Kaleminize yüreğinize sağlık, bunun üzerine bi çay güzel gider 👌

    (%0) (%0)
  • Kinar papazian 06 Kasım 2017 14:11Olsada icsek misali ozellikle yurt disinda yasiyorsan!! Bol sanslar diliyorum... yuregine kalemine saglik yazarim

    (%0) (%0)

Diğer Yazıları