Bir Markayı Yaratmak…

Nıver Lazoğlu 04 Aralık 2017, 07:37

 

Değerlerin pozitif olsun ki, değerlerin KADER’in olur.

“Yeni kişilerle tanış. Her yeni dost güvencedir. Güven, ama en çok da kendine güven” demiş Türk Tekstil Sektörünün Duayeni Kiğılı Markasının mimari Abdullah Kiğılı.

“Piramit Hanım” diye seslenerek Sultanhamam’da mendil satarak iş dünyasına öylesi küçük yaşta başlayan, baba mesleği kumaşçılığını dünden güne taşıyan, kumaşın özünü parmaklarıyla adeta analiz eden, herkesin dostu, bilgisini samimiyetle paylaşan, elinin değil, yüreğinin yettiğince herkesi saran çok ama çok çok özel bir isim Abdullah Kiğılı.

Yakından tanıma şansını yakalamanın büyük gurur ve mutluluğunu yaşayan biri olarak,  sadece iş dünyasının değil hayatın büyük ustasından herkese umut ışığı ekecek yeni bir başarıya daha imza attı.

"Yine mi?” diyecek olursanız, yanıt “Yine" derim.

Bingöl’ün Kığı İlçesi’nde başlayan hayat öyküsünü tüm yaşanmışlığını samimiyetle anlattı, medya dünyasının bir başka duayeni Nuri Çolakoğlu’na ve bir kitaba dönüştü.

Bir Markayı Yaratmak

Abdullah Kiğılı

Haberi alır almaz soluğu yanında alıyorum. Hem de imza günündeyim.

Her zaman ki sevecenliği, her zaman ki gülücükleriyle karşılanmak ise çok kıymetli.

Etrafı her zamanki gibi çok kalabalık. Öncelikle herkesle tanıştırıyor.

Kitabımı imzalatmak için koltuğu oturuyorum.

Herkes bol bol resim çektiriyor, imzasını alıyor.

Sıra bana geldiğinde elbette sohbet ediyoruz.

“Bir bu kalmıştı, yapmadığım, bunu da yaptım artık, yapacak bir şeyim kalmadı, şimdi her şeyi yeni nesil, gençler, torunum yapacak” diyor, Kiğılı Grubu CEO Yardımcısı Sena Süerdem’i işaret ederek.

Ve ekliyor, “Çok benziyor bana, çok. Zehir gibi akıllı. Her şeyi artık o yapacak. Bana yapacak iş bırakmıyor.”

Sena Süerdem gözündeki ışıltıyla dedesinin hep yanıbaşında. Bu konuşmaları duymuyor ama öylesi heyecanlı ki sormayın gitsin.

Kitap hikayesini merak ediyorum ve soruyorum.

“Bunu hep yapmak istiyordum, nihayetinde çok doğru bir isimle yola çıktık. Nuri Çolakoğlu bu işi en iyi yapan isim. Tam 6 ay çalıştık. Ben anlattım o yazdı. Kığı’dan başladık, İstanbul’da babamdan gizli açtığım Beyoğlu Kiğılı mağazasına, ardından duayenlerle kurduğum ortaklıklara, sonrası Kiğılı’nın güne varışını, her şeyi her şeyi anlattım. Meğerse arşivimde varmış, hepsini bir kitapta topladık.

Yani anlayacağın zor bir işmiş. Şimdi satışta. İlginin fazla olması da ayrıca mutlu ediyor.”

Konuşma imza masasında olunca, sık sık bölünüyor. Kitap alıp imza almak için gelenlerle.

Hiç kimseyi kırmadan keyifle kitabını imzalıyor sonra da fotoğraf için poz veriyor.

İmza almak için gelen biri soruyor, “İkincisi de gelecek mi Abdullah Bey?”

O meşhur kahkahasını atıyor, Abdullah Kiğılı, “İkincisi yok” diyor.

Böylesi ilginin farkındalığında bu kez ben soruyorum, Abdullah Bey, ünlü olmak nasıl bir duygu?

Bir kahkaha da benim sorunun yanıtına geliyor, öylesi mütevazı öylesi içten ki, gel de hayran olma koca yürekli büyük ustaya.

Sorumun yanıtı yine bir soru.

“Ben ünlü müyüm?”

Sadece Abdullah Bey diyorum.

Hayata böylesi büyük imzalar atan,  böylesi ışıkken, böylesi ustayken, “ben” demeyen bir duayenin yarına bırakılan büyük mirasın bu denli içtenliği hepimize örnek, hepimize ders.

Bu arada kitabın gelirininde bağışlanacağını öğreniyorum. Kime olduğunun merakıyla soruyorum.

“Darüşşafaka Eğitim Kurumları’na gidecek.”

Bir Markayı Yaratmak, Abdullah Kiğılı kitabının sadece güne değil yarına da nasıl büyük bir ışık olacağının işte müthiş kanıtı diye içimden geçirirken, şimdiden bol bol satışlar diliyorum.

Abdullah Bey’den imzamı alıyorum, kitabımı gururla ellerimin arasında taşıyorum, Abdullah Kiğılı ise bir konferansa katılmak boyutuyla imzaya kısa bir mola veriyor.

Kitabı büyük bir keyifle okumaya başlayınca, kurgunun ve anlatımın gücü boyutuyla bir kez daha hayran kalıyorum.

Eee Abdullah Kiğılı bir şey yaparsa en iyisini yapar dimi ya.

“Dev bir cüsse, kocaman bir gülümseme, davudi bir ses ve gök gürültüsü gibi kahkaha… İşte size Abdullah Kiğılı” demiş Bir Markayı Yaratmak ismini verdiği kitabın kapağında bir medya duayeni Nuri Çolakoğlu.

Abdullah Kiğılı adına NMC Televizyonculuk ve Reklamcılık AŞ tarafından hazırlanan kitabı yazan isim Nuri M. Çolakoğlu’na da telefonla ulaşıyorum.

Sağolsun, beni kırmıyor ve telefonda yanıtlıyor sorularımı.

Öncelikle böylesi güzel kitap için teşekkürlerimi iletiyorum bir kez daha.

Yazan olarak kitabı bir de ondan dinliyorum.

“Esas önemli olan Abdullah Kiğılı’nın bütün içtenliğiyle paslaşımlarıydı. Hiç cila yapılmadan kitaba aktarıldı. Birçok girişimciye esin kaynağı olabilecek bir kitap oldu. Kığı’dan İstanbul’a, Sultanhamam’dan Beyoğlu’na, oradan ise bütün dünyaya taşınan bir markanın yaratım sürecini ve hiç bir sorun karşısında geri çekilmeyişini ve bu yaşanmışlığı çok severek yazdım. Bu benim çok sık yaptığım bir iş ancak Abdullah Kiğılı’nın şeffaflığının bir yansıması daha güzel bir anlatıma sebep oldu. Kitabın hazırlanma süreci 6 ay sürdü. Bir hikayeyi deşifre eder gibi hareket ediyorum. Kişi ve kişiyi tanıyanların yorumuyla birlikte bir hikaye oluşturuyorum. Televizyonculuktan gelme bir alışkanlık biraz belgesel tadında bir kurguyla oluşturduk kitabı. Abdullah Kiğılı Bir Markayı Yaratmak kitabı hem günde hem yarında herkese çok umut olacak bir kitap oldu. Ayrıca bunun tüm iş dünyasına da örnek olması gerektiğini düşünüyorum. İş dünyasının isimleri çok şeyler yaşadılar, bunları kayda aktarmaları lazım. Öylesi çok iş yapıyorlar ki anlatmaya vakitleri olmuyor. Ama olmalı.”

Bir sevgi bir umut bir yaşam bir tarz bir duruş…

Ne kitabı, ne de bu satırlara ne kadar sığdırabilirim ki.

Ne mümkün, onun için sizler kitabı alıp okuduğunuzda aslında tam da ne demek istediğimi algılayacaksınızdır.

Abdullah Kiğılı kitabını tüm dostlarına ithaf etmiş ve bakın ne demiş.

“Hayat yolumda beraber olduğum tüm dostlarıma. Yüzünüz hep gülsün.”

İnsan kumaşından anlayan bir hayat ustası olarak Abdullah Kiğılı’ya sonsuz minnet ve teşekkürlerimi bu satırlardan bir kez daha dökerken, bol bol bol baskılar diliyorum…

Okuru bol olsun…

Yorumlar

  • Nesrin Altıkat 07 Aralık 2017 22:15Sevgili Niver Lazoğlu;bütün röportajlarınızda olduğu gibi,samimi,içtenlikli,insanı dinlendirip,düşündüren,"acaba yapabilir miyim ? "dedirten,boyumuzdan büyük hayallere kapılmamıza neden olan,çok güzel bir röportajınızı daha zevkle,duyarak,hissederek bir solukta okudum. Her zaman yüzünüzdeki kocaman muhteşem gülüşünüze,bir markanın adı,bir "akıl"abidesi gibi duran Abdullah Kiğılı'nın da sımsıcak gülümsemesi birleşince,yazıyı okuyup,bitirdiğimde baktım ki,farkında olmadan mutlulukla gülümsüyorum. Okuyana duyguyu geçirebilmek,"o tadı"yaşatabilmek de sizin muhteşem başarınız elbette.. Kaleminizle,yüreğinizle var olun.Emeklerinize sağlık.

    (%0,00) (%100,00)
  • Asu Sagdık06 Aralık 2017 09:46Icten ve dogal harika bir yazı olmus ..sevgiyle yapılan herşeyin ne derece mükemmel sonuçlar verdiğine dair gerçek ders alınacak bir örnek ..kaleminize sağlık

    (%0,00) (%100,00)
  • Kinar papazian 04 Aralık 2017 18:12Yine herzamanki gibi bir solykta okunan ders alinacak bi yazi.yuregine kalemine saglik

    (%0,00) (%100,00)

Diğer Yazıları