Bankacılık trendleri için stratejik aksiyonlar

Fatih Öğün 31 Ocak 2018, 16:43

 

Geçtiğimiz on senelik dönemde bankacılık küresel düzeyde önemli değişimlerden geçti. 2008 sonrası yürürlüğe giren yeni düzenlemeler ve buna bağlı piyasa gelişmeleri iş modellerini, ürün ve hizmet yapılarını, gelir ve gider kalemlerini önemli ölçüde etkiledi. Aradan geçen dönemde bazı konularda işlem ve hacim olarak 2008 öncesi rakamlara dönülebilirken bazılarında ise yeni seviyeler tanımlandı. Konuya ilişkin bir örnek vermek gerekirse, EY’nin küresel düzeyde en büyük 200 bankada yaptığı araştırmada bankaların ortalama maliyetleri azalma gösteriyor olsa da halen 2008 seviyesinin %25 üzerinde yer alıyor. Başka bir deyişle bu rakamlar artık sektördeki “yeni normal” denilen durumu temsil ediyor.

Yukarıda kısaca değindiğimiz değişen sektör yapısı ile birlikte yeni iş modelleri ve oyuncular da sektöre dâhil olmaya başladılar. Ödeme çözümleri, dijital bankacılık ve yakın zamanda gelişmekte olan açık bankacılık trendi ile teknoloji, telekommünikasyon ve diğer sektörlerden oyuncular sektöre girmeye başladılar. Bu gelişmeler ışığında ilerleyen dönemde bankaların sektördeki değişime uyum sağlamak konusunda stratejik aksiyonları neler olabilir dediğimizde aşağıdaki konular öne çıkıyor:

- Finansal Teknoloji (FinTech) alanındaki gelişmeleri yakalamak ve buna ilişkin uygun değer önerilerini tanımlamak ilerisi için önem taşıyan konulardan biri olarak karşımıza çıkıyor. EY’nin 2017 FinTech Uyum Endeksi araştırmasına göre FinTech hizmetleri daha basit, daha kullanışlı ve açık olması sebebi ile müşteriler tarafından tercih ediliyor bulgusu öne çıkıyor. İlerleyen dönemde ödeme çözümlerinden varlık yönetimine kadar birçok alanda yer alması beklenen FinTech çözümlerinin bankaların portföyünde bulunması önem taşıyor

- Dijitalleşme konusunda olgunluk seviyesini artırmak bir diğer önemli konu başlığını oluşturuyor. EY’nin araştırmasına göre 2017’de bankacılıkta küresel seviyede %19 olan dijital olgunluk seviyesinin 2020’de %62 seviyesine ulaşması bekleniyor. Müşteri yönetiminden kanal yönetimine ve ürün tasarımına kadar her konuyu kapsayan bu alanda yüksek olgunluk seviyesine ulaşmak bir süre sonra piyasa gerçeğine dönüşecek görünüyor. Kurumların buna şimdiden uyum sağlamak için gerekli adımları atması önem taşıyor.

- Açık bankacılık alanında atılan adımların takibi ve uygulaması bir diğer önemli noktayı oluşturuyor. Farklı piyasalarda buna ilişkin düzenlemeler ile adımlar atılmaya başlanmış durumda ve ilerleyen dönemde bu alana ilişkin iş modellerinin daha da netlik kazanmaya başlaması bekleniyor. Açık bankacılık ile birlikte ilerleyen dönemde müşteriler kendi verilerinin kullanımını yönetecekler. Bankaların bazıları ürün oluşturma ve sunmaya odaklanırken başka banka ya da kurumların daha ziyade bunların dağıtımı üzerine odaklanacaklar. Mevcutta uygulama alanı netleşmekte olsa da ilgili iş modeli ve teknik altyapı konularında hazırlık yapmak kritik öneme sahip olacak.

- Kullanım senaryolarının yeni ürün ve hizmet önerileri için net bir şekilde belirlenmesi. Dijitalleşme ile oluşan yeni ortamda sadece rekabetin sunduğu ürünü uygulamak yeterli olmuyor. Yeni bir ürün ya da hizmet geliştirirken buna ilişkin değer önerisini net tanımlamak ve kullanım senaryosunu bu doğrultuda belirlemek önem taşıyor. Kullanım senaryosu içerisinde ürün ya da hizmetin amacı, müşteri deneyiminde ne tür sıkıntı noktalarını çözeceği, rekabetin mevcutta sunmadığı ne gibi ek özellikleri sağlayacağını belirlemek işin kritik parçaları arasında yer alıyor.

- Yetkinlik setinin geliştirilmesi bir diğer kritik aksiyon maddesini oluşturuyor. Yukarıda bahsedilen konuların tamamı için bugün yer almayan ya da yeterli seviyede olmayan yetkinliklerin kurumda geliştirilmesi gerekiyor. Ek olarak kurumdaki yetkinlik varlığının devamlılığının sağlanması da bir diğer önemli noktayı oluşturuyor. Bu alanda izlenebilecek farklı yöntemler var, yetkinliği direk dışarıdan alıp kurumda pozisyonlamak, içeride detaylı eğitim ve uygulama programları ile geliştirmek, yeni yetkinlik yapısının organizasyonel odak ve metodoloji olarak desteklenmesi seçenekler arasında yer alıyor.

- Ekosistem yönetimi bu alanda giderek ön plana çıkan bir diğer noktayı oluşturuyor. Küreselleşme, dijitalleşme ve beraberinde otomasyonun hızlı yükselişi sektörün karmaşıklığını önemli ölçüde artırdı. Geldiğimiz noktada ve gelecekte artık bankaların tek başına değer önerisini oluşturma ve bunun tüm bileşenlerini içeride üretme imkânı giderek azalıyor. Bu alanda ilgili ekosistemi oluşturmak ya da buna dâhil olmak ve sunulacak değer önerisinin bileşenlerini doğru paydaşlardan temin edip müşteriye yüksek kaliteli ve tekrar almayı isteyeceği hizmetleri sunmak önem kazanıyor. Başka bir deyişle bankacılık sektörü de yeni değer önerileri için kendi tedarik zincirini kurgulayacak.

- Teknoloji organizasyonu yönetimi bu alanda bahsedeceğimiz bir diğer önemli noktamız. Stratejik aksiyonların hayata geçirilmesi alanında kritik bir nokta olan teknoloji organizasyonu ve yönetiminin öncelikli konular arasında yer alması önem taşıyor. Bununla bağlantılı olarak organizasyonun ilerleyen dönemde teknoloji stratejisi ne olacak, yatırım yapılması gereken yetkinlikler neler olmalı, yönetişim nasıl tasarlanacak gibi soruların da bu süreç içerisinde yanıtlanması gerekiyor.

Bankacılık sektörü küresel düzeyde yeni bir yapıya doğru ilerlerken, kurumlar buna ilişkin trendleri görüp ilgili aksiyonları tasarlamalı ve hayata geçirmeli. Aksiyonların alınmasına ilişkin zaman diliminin çok geniş olmamasından dolayı bankaların doğru planlama yapması ve proaktif yaklaşımı önemi artacak.

Yorumlar

Diğer Yazıları