Aile şirketlerini başarıya götürecek 10 Japon formülü

Mehmet Avcı 26 Ağustos 2015, 11:15

 

Eskiden biri bana, ‘En köklü ve en eski aile şirketleri dünyanın hangi bölgesindedir?’ diye bir sorsa; cevabım büyük ihtimalle; ‘Avrupa’ olurdu.

Öyle ya… Madem ki modern ekonominin ve kapitalizmin doğum yeri Avrupa kıtası, o halde düz bir mantıkla akıl yürütüldüğünde, verilecek cevap; ‘Avrupa’ olmalıydı.

Ancak ne zaman ki Japon iş ve şirket kültürüne merak sardım, o zaman gördüm ki tam tersine, dünyanın en eski aile şirketleri Japonya’daymış .

Hatta öyle böyle değil; asırlık şirketler bunlar.

Nitekim tapınak inşa eden ve Japonya’nın Osaka kentinde kurulan Kongo Gumi adlı şirket, 578 yılında kurulmuş. Yani bırakın yüzyılları, bir yıldan fazla bir zaman önce kurulmuş ve bugün hala ayakta, hala aile bireyleri şirketi yönetiyor. 

Evet Kongo Gumi iyi işler yapmış. 1400 yıl evvel inşa ettiği Buddhist Shitennoji tapınağı bile bugün hala sapasağlam duruyor. Peki sadece iyi iş yaparak ayakta kalmak mümkün mü? Ya da şöyle soralım soruyu: İş ve hizmet kalitesini, kuşaklar boyu devam ettirme becerisini nasıl sağlamış Japonlar? Öyle ya Japonya‘da 46 kuşak devam eden Hoshi gibi başka asırlık şirketler de var. Bugün modern ekonominin aktörlerinden olan Suziki, Toyota, Canon gibi global pek çok Japon firması da yine bir aile şirketi.

EN YÜKSEK İSTİHDAMI AİLE ŞİRKETLERİ SAĞLIYOR

Günümüzde, aile şirketleri denildiğinde, pek çok sorun sayabiliriz. Bu sorunları tespit edenler ve ona göre davrananlar yoluna devam ediyor ve başarılı oluyor. Ancak başarılı olamayan aile şirketlerinin sayısı da oldukça fazla. Bu nedenle Japonya örneğine iyi bakmak gerekir. Çünkü ortalama bir Japon aile şirketinin ömrü 52 yıl iken Amerika’da bu sadece 24 yıl. Demek ki Japon şirketlerindeki uzun ömrün sırrı, büyüme ve başarılı olma konusunda sorun yaşayan aile şirketleri için bir çeşit reçete olabilir. Peki aile şirketleri neden önemli ya da neden önemsenmeli?

Çünkü aile şirketleri hem dünya ekonomisinde hem de Türkiye ekonomisinde çok önemli bir yer tutuyor. Ernst and Young’ın araştırmasına göre; Avrupa’da var olan istihdamın yarısından fazlası aile şirketleri sayesinde oluşuyor. Amerika’da ailelerin sahip olduğu farklı büyüklükte 5.5 milyon şirket var. Ülke GDP’sinin yüzde 57’ini yapıyor bu şirketler. Amerikan işgücünün 3’te 2’sini bu şirketler çalıştırıyor. 

YA TÜRKİYE?

Peki ya Türkiye? Bizde de durum farklı değil. Ülke ekonomisine yön veren 2 dev kurum; Koç ve Sabancı gruplarıdır ve bunlar aile şirketleridir. Neredeyse Cumhuriyet ile yaşıt olan bu kurumlar, 3. Kuşaktır devam ediyor, bugün torunlar, o kurumlara bağlı şirketlerin karar mekanizmalarında yer alıyorlar.

Prof. Durmuş Dündar’a göre, ülkemizde kayıtlı şirketlerin yüzde 95’ini aile şirketleri oluşturuyor. toplam Gayri Safi Milli Hasıla’nın yüzde75’ini, istihdamın ise yüzde 85’ini aile şirketleri sağlıyor. Büyük bir kısmı KOBİ niteliğinde ve bir kısmı da büyük işletme olan şirketler bunlar.

Yine Dündar’a göre, gerek dünyada gerek ise Türkiye’de aile şirketlerinin 3. kuşağa ulaşma oranı yüzde 10 civarında, ömürleri ise sadece 25 ile 30 yılla sınırlı.  Yani çoğu kalıcı olamıyor.

O halde aile şirketlerinin daha sağlıklı biçimde yollarına devam etmeleri için el birliğiyle çaba harcamamız gerekiyor. Çünkü bu şirketlerde devamlılık kolay olmasa bile dünyadaki en büyük ve başarı şirketlerin yüzde 40’ın aile şirketleri olduğunu unutmayalım.

İşte bu nedenle yine döndük dolaştık ve Japon aile şirketlerine geldik. Nedir onların başarmasını ve uzun ömürlü olmalarını sağlayan nedenler. Onların hangi yollardan yürüdüğüne bakmak, eminim bizdeki pek çok aile şirketinin de önünü açacaktır.

JAPON AİLE ŞİRKETLERİ NEDEN BAŞARILI OLUYOR

1-SİSTEM KURMAK VE ŞİRKET FELSEFESİNE SAHİP OLMAK

Japon aile şirketleri kapasitesi ne olursa olsun (küçük, orta ölçekli, büyük), şirkette sıkı sıkıya takip edilen bir takım prensiplere sahiptirler. Bu prensiplere, şirketin felsefesi de diyebilirsiniz, anayasası da… Şirketin ruhunu oluşturan bu felsefe, belli bir sistemi ve disiplini de beraberinde getirir. Şirkete Bu felsefe, revize edilir ancak değişmez ve kuşaklar boyu uygulanarak devam eder.

2-EVLAT EDİNEREK AKTARILAN DEĞERLER

Japon şirketlerinde yönetim bir anlamda babadan oğula geçer. Eğer ailede oğul kalmadıysa, kızlar evlendirilerek onların eşleri bir anlamda evlat edinilir. Örneğin Suzuki’nin CEO’larından Osamu Suzuki, ailenin 4. evlat edinilmiş kişisidir. Bu durumu yönetimde otoriterleşme, katı bir muhafazakarlık ya da ailenin baskın olması olarak algılamayın. Bu sadece, ailenin, şirketin ve mevcut değerlerin devamlılığını garanti altına almak içindir.

4-DÜRÜSTLÜĞÜ KORUYARAK SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMAK

Japonlarda etik çok önemlidir. Sürdürülebilir olmak hedef alındığı için müşterilere ve iş yapılan diğer şirketlere karşı güven kazanmanın önemi çok büyüktür. Tabi, bunun yolu da dürüstlükten geçer. Dürüst olunduğunda, müşterileriniz ve iş ortaklarınız sizden vazgeçmez. Bu da şirketinizi daha kazançlı ve sağlam kılar.

5-KARARLAR MÜZAKERE EDİLİP, UZLAŞILARAK ALINIR

Kararlar her zaman konuyla ilgili olan yöneticilerle müzakere edilerek alınır. Aileden yöneticiler ya da şirketin kurucusu olan baba, hiç bir kararı tek başlarına almazlar. Ancak aile asla şirket kontrolünü elden bırakmaz. Özellikle kurum içindeki şirketler arası para transferi ve zayıf şirketlerin desteklenerek ayakta tutulması hususunda bu nokta çok önemlidir .

6-HERKESİN YETKİ VE SORUMLULUKLARININ NET OLARAK BELİRTİLMESİ

Japonlarda açıklık, netlik ve soru işaretine yer vermeyecek bir görev ve yetki dağılımı vardır. En küçük aile şirketlerinde bile herkesin görev ve sorumlulukları tanımlanmıştır. Böylece aile bireyleri, aileden gelmiş olma durumlarını istismar edemezler. Şirket kurumsallık kazanmış olur. Profesyoneller ve aile bireyler arasında daha harmonik bir çalışma iklimi oluşur.

7-HAKKANİYET VE ADALET

Kazancın, aile üyeleri arasında dağılımı ve herkesin hakkı olanı alması konusunda, Japonlar son derece titizdir. Bu da aile bireylerinin şirket organizmasına güven duymalarını ve kendilerini şirket hedeflerine adamalarını kolaylaştırır.

8-ÇALIŞANLAR, AİLE BİREYLERİ OLARAK GÖRÜLÜR

Çalışanlar aile bireyleri gibi görülür ve aşırı saygı duyulur. Sadece onlardan sadakat beklenmez, kendileri de şirket olarak çalışanlarına sadıktırlar.

9- SÜREKLİ GELİŞME, GELECEĞE BAKMA VE TEDBİR

Japon aile şirketleri tutucu gibi görünseler de, kendi değerleri ve yeni gelişmeler arasında müthiş bir denge tuttururlar. Yeni gelişmeleri şirketlerinde uygulama konusunda son dere esneklerdir. Hep geleceğe bakar ve kendilerini bugünden hazırlamaya çalışırlar. Sürekli bir ilerleme içindedirler. Bir özellikleri de iyinin en iyisini yapmak olduğu için aynı sektördeki en iyi şirketlerin ne yaptıklarını çok iyi takip ederler. Onların yenilikçi uygulamalarını kendi bünyelerine adapte etmek konusunda tereddüt etmezler.

10-GÖRMEZDEN GELME POLİTİKASI YOKTUR

Şirket içinde en küçük ve en basit sorunlar dahi konuşulur. Böylece olmadık meselelerin birik ip başka bir meseleye dönüşmesinin ve yanlış anlaşılmaların önü kesilmiş olur.

TÜRKİYE’DEKİ ŞAİLE ŞİRKERLERİNDE NELER OLUYOR?

Eğer belli kilit noktalara itina gösterirseniz, sizin şirketleriniz de geleceğe uzar, uzun ömürlü olur ve sürekli bir büyüme trendi içine girer.  Aşağıda çıkardığım maddeler, size bu konuda çok yardımcı olacaktır.

 

 

 

SAĞLIKLI BİR AİLE ŞİRKETİ İÇİN 14 ÖNERİ

1-Herkes her işi yapamaz. Görev dağılımı çok net yapılmalı.  Şirkette çalışan aile bireyleri, kendi görev ve sorumluluklarını bilmeli ve bunun dışına, eğer olağanüstü bir durum yoksa, çıkmamalı.  Böylece, şirketin tekeri daha rahat döner.

2-Şirkette bütün çalışanların performansı, aynı standartlara göre ölçülmeli. Bu anlamda profesyonel çalışanlar ile aile üyesi çalışanları ayırt etmemelisiniz. Bu uygulama, aile dışı çalışanların kuruma olan güvenini ve sadakatini güçlendirir.

3-Eğer kendi ailenizden kişilerin kurduğu şirketlerden hizmet alıyorsanız, kontratınız yenilerken, yenilemeyi onların hizmet kalitesine göre yapın, akrabalık bağına göre değil.

4-Çalışanları aile üyeleri ve olmayanlar şeklinde ayıracak herhangi bir uygulamada bulunmamalısınız. Aksi halde aile üyeleri bu korumacılığı istismar eder, bu da diğer çalışanları rahatsız eder. Aynı şekilde, siz de aile bağlarınız nedeniyle, aileden çalışanları istismar etmemelisiniz.

5-Çalışanların terfi ettirilmesi performanslarına göre yapılmalı, akrabalık bağlarına göre değil.

6-Mesai yapmayan aile üyelerine maaş vermeyin. Kardan pay vermek ayrı bir şey.

7-Şirketinizde neler oluyorsa, bilinmesi gereken ne varsa, bunu sadece aile üyeleri değil, herkes bilmeli.

8-Yıllık kar dağılımları yapılmalı ve yılda 4 dönem şirketin mali durumu aile üyelerine rapor edilmeli.

9-Şirketin temel prensip ve kuralları olmalı ve bütün çalışanlar gibi aile bireyleri de bu kurallara uymalı.

10-Şirketinizin büyümesi ve kurumsallaşması için reklam ve marketing gibi unsurları sakın küçümsemeyin ve boşa para harcamak olarak görmeyin. Bu alana yatırım yapın. 

11-Aile şirketlerinin en büyük avantajı kararların hızlı alınmasıdır, ancak siz yine de stratejik bir karar almadan önce, bunu çalışanlarınıza danışın. Şirket kurucuları genellikle her şeyi denetim altına alma eğilimindedirler, ancak karar alma konusunda esnek olmalı ve diğer çalışanların görüşlerinden de yararlanmalıdırlar.

12-Şirket kurucularında, şirketi kurmuş ve bir noktaya getirmiş olmanın verdiği psikolojiyle aşırı bir özgüven gelişmiş olabilir. Ancak bu durum, o kişiyi, sadece kendi sesini dinlemeye ve diğerlerinin fikirlerine kulak tıkama durumuna götürmemeli.Yeni fikirlere ve önerilere açık olmak gerekir.

13-Kendi alanınızda ilerlemek için o işin en iyisi olmak için çalışanlarınıza, onların sürekli eğitimine ve memnuniyetine önem verin. Çalışanlarınıza yatırım yapmaktan kaçınmayın.

14-Şirketi geleceğin daha rekabetçi iklimine hazırlayacak ve daha güçlü kılacak yatırımlar yapın.

Hepinize güzel bir gün diliyorum. 

Mehmet AVCI

Email: mavci@finansgundem.com 

mehmetavci@wilcotr.com

Twitter: https://twitter.com/mehmetavci65 

Yorumlar

Diğer Yazıları