Tuncalı: Bankalara 4 milyar TL kaynak aktardık

SERAP SÜRMELİ – FINANSGUNDEM.COM / ÖZEL

Başta bankalar olmak üzere finans sektörünün gecikmiş alacaklarını masaya yatırdığımız sohbetimizde, Varlık Yönetim Şirketleri’nin Türk ekonomisindeki yerini, bankalara aktardığı parayı, kamu bankalarıyla ne zaman çalışacaklarını bir bir anlatan Selçuk Tuncalı, özelikle Finansal Kuruluşlar Birliği’ne üye olmak istediklerinin altını çizdi.  

BDDK’nın denetiminde faaliyetlerine devam eden varlık yönetim şirketleri, dünyadaki birçok uygulamanın aksine sadece bankalar, faktoring ve leasing şirketlerinin gecikmiş alacaklarını satın alabiliyor. Önümüzdeki süreçte sektörün beklentisi ise bankacılık dışındaki sektörlerin (telekom, enerji, teknoloji, belediye alacakları vb.) tahsili gecikmiş alacakların da satın alınabilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılıp hayata geçirilmesi. 

Varlık Yönetim Şirketleri Derneği Başkanı Selçuk Tuncalı, derneğe üye 14 şirketin olduğunu ve faaliyet iznini alan 2 şirketin de yakında aralarına katılacağını belirtti. İşte Tuncalı’nın Finansgundem.com’a özel açıklamaları…

22 Şubat 2018 - 13:19
16

“BANKALARIN ELİNDEKİ TAHSİLİ GECİKMİŞ ALACAKLARI 64 MİLYAR TL”

-Varlık Yönetim Şirketleri’nin Türk ekonomisindeki yeri nedir?

Selçuk Tuncalı: Ben bunu rakamlarla açıklamaya çalışayım. Aşağı yukarı şu anda bankaların elindeki tahsili gecikmiş alacak rakamı 64 milyar TL civarında. Bizimde 2009 senesinden beri toplam satın aldığımız anapara tutarı 36 milyar TL’ye gelmiş durumda. İkisini toplarsak 100 milyar TL. Sonuç olarak şu anda 3/1’inden fazlasını varlık yönetim şirketleri yönetiyor.

Esasında dünyadaki bu işin gelişimini Türkiye çok hızlı bir şekilde yaşadı ve artık doygunluk noktasına da gelmiş oldu. O gelişimde nedir? Tabi BDDK’nın hem düzenleyici hem denetleyici kurum olarak, bu işe öncülük etmesinin çok etkisi var. 2008 yılındaki krizden sonra özelikle bankalar ellerindeki tahsili gecikmiş alacaklarını satmaya başladılar. Bugüne kadar kamu bankaları hariç, istisnasız bütün özel bankalarda satış gerçekleştirildi. Sonrasında da bu standart hale gelmiş oldu.

22 Şubat 2018 - 13:19
26

“BUNDAN SONRA SÖZ KAMU BANKALARINDA”

-Kamu bankalarıyla ne zaman çalışılmaya başlanacak?

Selçuk Tuncalı: Kamu bankalarıyla çalışmada bu sene içinde bir hareketlenme bekliyoruz. Ama ne zaman başlayacağını kestirmek zor. Aslında diğer bütün özel bankalar bu işi yaptı ve sistem oturdu. Birde özelikle ticari ve kurumsal tarafta, diğer alacaklılar o porsiyonlarını sattılar. Yani belli borçlar tamimiyle bizim tarafa geçti. Ama kamu bankalarının elindeki porsiyonlar orada kalmış durumda.

Baktığınız zaman 3 kamu bankası içinde, Ziraat Bankası’nın sorunlu kredi oranı Vakıfbank ve Halkbank’a göre daha düşüktür. Biz kamu bankalarının bir miktar kaynak yaratmak için de tercih etmeye başlayacaklarını düşünüyoruz. Sonuç olarak BDDK’dan onay çıktı, bundan sonra söz kamu bankalarında.

22 Şubat 2018 - 13:19
36

“İYİ NİYET VE ÖDEME HEVESİ ÇOK ÖNEMLİ”

-Borç çözüm ve tahsilat sürecinde nasıl bir strateji izleniyor? Bankalarla nasıl çalışıyorsunuz?

Selçuk Tuncalı: Bizim bankalarla birinci el ve ikinci el diye sistematik anlaşma var. Onun dışında da çok da fazla bir bağ yok. Çünkü bankanın esas işi kredi vermek. Ama bu süreçte tahsili gecikmiş alacak oranı yüzde 3 civarında. Bu kadarlık bir kredinin de sorunlu hale gelmesi normal bir gelişme. Bankalar bunu ilk önce kendi içlerinde çözmeye çalışıyorlar. 2 yıllık bir süreçten sonra da portföyü bize sunuyorlar. Biz devir aldıktan sonra başka bir pencere açılıyor. Çünkü bankanın o krediyi verirken ki ilişkisi, tutumu, daha sonra o borçlarla yaşamış olduğu inişler çıkışlar belki psikolojik gerginlikler bizim tarafa yansımıyor. Çünkü biz krediyi veren taraf değiliz. Bunları belli bir fiyata almış oluyoruz ve bizim tek işimiz ve odak noktamız bu.

Bakın biz şunu yapmaya çalışıyoruz, kredinin cinsine göre o kişinin ödeme kabiliyetini öğrenmeye çalışıyoruz. Öncelikle bize gelen bilgileri süzgeçten geçiriyoruz. Bireyselde fazla bir bilgi olmuyor ama elimizden geldiğince bulabildiğimiz bilgilerle, borçlu kişileri bizim tarafa çekmeye çalışarak en azından durumlarını anlamaya çalışıyoruz. Eğer iletişim kurulursa çok yüksek bir yüzdeyle sonuca ulaşılıyor. Tabi ki burada iyi niyet ve ödeme hevesi çok önemli ve olabildiğince kolaylık göstermeye çalışıyoruz. Hatta borçları 36 aydan, 48 aya kadar taksitlendirebiliyoruz. Ama tersi durum olursa yani ödeyecek durumu olup imtina ediyorsa, ister istemez hukuki süreçler devreye giriyor. Bu daha çok ticari ve KOBİ tarafta geçerli olan bir şey. Çünkü bireysel tarafta bizim elimizde çok fazla hukuki güç yok.

Bir örnek verecek olursam, ticari ve KOBİ tarafında bir işletmenin 15 bin TL’lik bir borcu ve belli bir geliri var. Tabi bunu hemen peşin ödeyerek çözmesi mümkün değil. Ama belli bir takside bağlanarak ve karşılıklı iyi niyetle çözüldüğü takdirde, kişi bütün borcunu kapatmış oluyor. Hem de sicilini temizlemiş oluyor. Bu sayede tekrar borçlanabiliyor. Tabi bu önemli bir motivasyon oluyor. Bizimde özelikle vurgulamak istediğimiz ve öne çıkarttığımız konu bu.

22 Şubat 2018 - 13:19
46