Lordlar Kamarası’nın seçtiği ilk Türk

Berrin Uyanık Bekar – Finansgundem.com
Bin atlı, akınlarda çocuklar gibi şendik
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik
Haykırdı Ak tolgalı beylerbeyi ilerle
Bir yaz günü geçtik Tuna’dan kafilelerle…
Atlarıyla Tuna’yı geçen ecdat tarihin cilvesi Viyana kapılarından geri döndü ama binicilik sporunun ünlü ismi Ali Küçük, tarih yazdı, kapılar onun için ardına kadar açıldı,  Türkiye’nin gururu oldu.
Sermaye piyasaları, finans dünyası onu Denizbank’la tanıdı. Dile kolay tam 11 yıl, kurumsal pazarlamada, dış ilişkilerde başarılı işlere imza attı. Ve aileden gelen, genlerinin kışkırttığı, 6 yaşından beri var olan bir heyecanla bankacılık kariyerine ‘yeter’ dedi, binicilik hayatı başladı. 1,5 yıl dış ilişkileri koordine edip, ardından Türkiye Binicilik Federasyonu Genel Sekreteri olarak devam ettiği bu sporda,  4 yıl sonra çok sayıda sporcunun üstlenmek için can attığı bir göreve getirildi.  Lordlar Kamarası Avrupa biniciliğinin anahtarını Ali Küçük’e emanet etti.  1 Ocak’ta Avrupa Binicilik Federasyonu Genel Sekreterliği koltuğuna oturan Küçük, bankacılıktan Avrupa’nın zirvesine dört nala giden başarılı yaşamını Finansgundem.com’a anlattı.

18

DENİZBANK’TA BAŞLAMAK BİR AYRICALIK, AVANTAJ
-Bankacılık kariyerinize ne zaman başladınız? Hangi görevlerde bulundunuz?

Ali Küçük: Bankacılık kariyerime Denizbank’ta başladım. 1998-2009 yılları arasında Denizbank kurumsal pazarlama ve dış ilişkiler finansal kurum müdürlüğünde çalıştım. O dönemde dış ilişkiler anlamında çok fazla tecrübem ve avantajım oldu. Denizbank gibi kurumsal bir bankada başlamanın birçok avantajını gördüm.  Birçok arkadaşım ise böyle köklü bir bankada başlangıç yapmadıkları için dezavantajlarını gördüler, bu anlamda şanslıyım.  Denizbank’ta başlamanın ayrıcalık olduğunu düşünüyorum. Denizbank’tan sonra da 2009 yılında Türkiye Binicilik Federasyonu’na girdim.  Oradaki görevimde Denizbank’taki gibi dış ilişkilerdi. Son 1,5 senedir de Türkiye Binicilik Federasyonu’nun Genel  Sekreteri olarak görev yaptım.  1 Ocak 2013 itibariyle de Avrupa Binicilik Federasyonu Genel Sekreterliği’ne atandım.

28

SEÇİM YAPMAK ZORUNDAYDIM, BİNİCİLİĞİ SEÇTİM
-Bankacılıktan böyle bir sektöre geçmek sizin için oldukça radikal bir karar olsa gerek… Neden böyle bir karar verdiniz?

Ali Küçük: Evet, dışarıdan bakıldığında radikal bir karar, ama içeriden bakıldığında ise benim için çok da sürpriz değildi. Çünkü 6 yaşından beri ata biniyorum ve binicilik sporuna zaten çok önceden ilgim var. Denizbank’a başlamadan önce de profesyonel olarak değil ama münferiden hakemlik, lisanslı sporculuk, antrenörlük yapıyordum.  Eğer hakemseniz Türkiye Binicilik Federasyonu’na bağlı çalışırsınız. Ama oranın bir personeli değilsinizdir. Bu yüzden benim için çok da sürpriz bir karar olmadı. Hem bankacılık hem de binicilik dünyası, her ikisi de çok sevdiğim işler ancak, bir seçim yapmak zorunda kaldım ve ben de biniciliği seçtim. 
-At merakı aileden mi geliyor?
Ali Küçük: 6 yaşındayken babamın düz koşu atları vardı. Hipodromlarda koşarlardı. Ablam ve ben de hobi olarak binerdik. Profesyonel olarak binicilik sporuna başladığım zaman 16-17 yaşlarındaydım. O günden beri de devam ediyorum. Bu yüzden Denizbank’tan önce binicilik, hayatımda hep vardı.

38

TÜRKİYE’DE BİNİCİLİK SPORU GİDEREK GENİŞLEYECEK
-Yol ayırımına geldiğinizde bankacılık sektöründen ümidi mi kestiniz de bu kararı aldınız?

Ali Küçük: Sektör o zaman çok parlak değildi. Ama benim Denizbank’tan ümidim kesilmemişti. Kurum olarak Denizbank’a inancım hep vardı ve halen de buradaki dostluklarım devam ediyor.  Fakat gerçekten de o noktaya gelindiğinde insanın bir tercih yapması gerekiyor. O kritik ana geldiğiniz zaman “ya herru, ya merru” olur. Bu yüzden ben de profesyonel olarak binicilik yapmayı seçtim.
-Türkiye’de binicilik, Avrupa ile kıyaslarsak hangi noktada?
Ali Küçük: Binicilik sporunda da aynı Birleşmiş Milletler’in ülke sınırlamaları gibi ülke ayrımları var. Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkeler ve az gelişmiş ülkeler.  Türkiye gelişmekte olan ülkeler kategorisinde. Gelişmiş ülkeler (G7) ise dünyada 7’den fazla değil. Türkiye’de de binicilik sporu giderek genişleyecektir.

48